İşadamı Jak Kamhi'ye yönelik 1993 yılındaki suikast girişimine ilişkin gözaltına alınan Polat, daha önce hakkında İstanbul 3 No'lu DGM tarafından verilen gıyabi tutuklama kararı nedeniyle nöbetçi 1 No'lu DGM Yedek Hakimliği'ne sevk edildi. Burada gıyabi tutukluluğu vicahiye çevrilen Polat, Bayrampaşa Cezaevi'ne gönderildi.
MİT Müsteşarlığı, "28 Ocak 1993'te işadamı Jak Kamhi'ye radikal İslamcı bir terör grubu tarafından LAW (roketatar) ve otomatik silahlar kullanılarak düzenlenen suikast girişiminin organizatörlerinden Yaşar Polat'ın, teşkilatın gerçekleştirdiği planlı bir çalışma sonucunda ele geçirildiği" bildirilerek, şöyle denildi:
"Mezkur eyleme katılan ve daha önce yakalanan üç şahıs, İstanbul 3 No'lu DGM'de açılan 193/164 sayılı dava sonucunda müebbet hapisle cezalandırılmışlar ve 96/191 sayılı Yargıtay kararıyla da cezaları onanmıştır.
Aynı mahkemede 'Anayasal düzeni zorla deığiştirmeye kalkışmak' suçlamasıyla hakkında gıyabi tevkif kararı alınmış olan Yaşar Polat, 1Şubat 2003 tarihinde (bugün) ilgili güvenlik güçlerine teslim edilmiştir."
KAMHİ SUİKASTİ DAVASI
İşadamı Jak Kamhi'ye yönelik olarak 1993 yılında düzenlenen suikast girişimiyle ilgili Yargıtay'ın 2 kez kararını bozduğu İstanbul 3 No'lu DGM, 1998 yılında 3. kez verdiği kararda, 3 sanığı ''Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak'' suçundan ömür boyu hapis cezasına çarptırmıştı.
İşadamı Jak Kamhi'nin zırhlı otomobiline 28 Ocak 1993 tarihinde, Beylerbeyi'ndeki evinden çıkıp Beylerbeyi Sarayı'nın önüne geldiği sırada, law silahı ile saldırı düzenlenmek istenmiş, ancak aynı anda yoldan geçen bir minibüsün hedefi perdelemesi üzerine silah ateşlenememişti.
Bunun üzerine Kamhi'nin zırhlı otomobilini otomatik silahlarla tarayan saldırganlar, korumaların karşılık vermesi üzerine kaçmışlardı.
Jak Kamhi'nin yara almadan atlattığı bu girişim sonrasında gözlem altına alınan sanıklar Can Özbilen, Ali Rıza Bayramçavuş ve Osman Erdemir, İstanbul 3 No'lu DGM'ce, TCK'nın 450/4. maddesi uyarınca ''Taammüden adam öldürmeye kalkışmak''suçundan 15'er yıl ağır hapis ve46'şar milyon lira ağır para cezasına çarptırılmıştı.
Ancak karar, sanıkların TCK'nın 146. maddesinde düzenlenen''Devletin anayasal düzenini silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak''suçundan yargılanmaları gerektiği görüşüyle Yargıtay tarafındanbozulmuştu.
Dosyanın geri gönderildiği İstanbul 3 No'lu DGM'nin ilk kararında ısrar etmesi üzerine, Yargıtay, bu kararı 2. kez bozmuştu.
Sanıklardan Ahmet Burak hakkındaki dosya da yakalanmasından sonra bu dava ile birleştirilmişti.
İstanbul 3 No'lu DGM, 28 Aralık 1998 tarihinde 3. kez verdiği kararda, sanıklar Can Özbilen, Osman Erdemir ve Ali Rıza Bayramçavuş'u, önce TCK'nın 146/1. maddesi gereğince, ''Devletin anayasal düzenini silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak'' suçundan idamcezasına çarptırmış, sanıklar hakkındaki bu cezayı daha sonra duruşmalardaki iyi halleri nedeniyle ömür boyu ağır hapse çevirmişti.
Diğer sanık Ahmet Burak ise ''isnat edilen suçu işlediğine dair hakkında yeterli ve inandırıcı delil elde edilmediği'' gerekçesiyle beraat etmişti.
GIYABİ TUTUKLU 3 SANIK
İddianamede, davanın gıyabi tutuklu sanıkları Kamil Aşkın, Yaşar Polat ve Ayhan Sağ için de, TCK'nın 146/1. maddesi gereğince, ''Devletin anayasal düzenini silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak'' suçundan idam cezası isteniyordu. Yakalanamayan bu sanıkların dosyaları ise ayrılmıştı.