26/01/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
26.01.2003
Uğur CEBECİ
Binalar uçaklara direnecek
  
ucebeci@hurriyet.com.tr
 

Uçaklar binalara çarpınca ne oluyor? 11 Eylül bunu bize gösterdi. Çok hazin bir olaydı ve ciddi dersler alındı. Türk uzmanların da yer aldığı IBM destekli araştırmalar betonla çeliğin bir arada kullanıldığı yapıların uçak çarpmalarına karşı ciddi bir direnç sergilediğini ortaya çıkardı. Yaratılan simülasyon uçak-bina ilişkisindeki birçok sırrı daha ortaya çıkaracak.

Dünyanın en büyük bilgi teknolojileri kuruluşu IBM, 11 Eylül olaylarından sonra ortaya çıkan binalara uçak çarpması konusunda çok önemli bir araştırmaya öncülük yaptı. Bu araştırma ve ürünü olan simülasyon 11 Eylül'de Dünya Ticaret Merkezi’nin neden hemen çöktüğünü, Pentagon binasının neden daha az zarar gördüğünü de bilimsel verilerle ortaya çıkardı.

Amerika'da Purdue Üniversitesi'nden mühendisler, bilgisayar ve grafik teknolojisi uzmanları; uçak kazalarında teorik olarak neler olduğu üzerine ayrıntılı bir rapor hazırlamak için bilimsel prensiplerle çalışan, herkese açık ilk simülasyonu yarattılar. Simülasyon, uçağın binaya yaklaşımının gerçekçi bir canlandırması ile uçağın binaya çarpışının bilimsel tabanlı, teknik animasyonunu bir aıraya getiriyor.

Araştırmacılar, yeni simülasyonun hastane ve itfaiye gibi kritik binaların kaza ya da terörist saldırılara karşı dayanıklı olması için tasarlanmasında bir araç olarak kullanılabileceğini söylüyorlar.

Purdue Üniversitesi, Bina Mühendisliği Profesörü Mete Sözen, 'Bu olağanüstü bir gelişme olacak. Ümit ediyorum ki bu çalışma sonunda binaları şiddetli çarpma yüküne karşı tasarlayabilmemize yardımcı olacak bir model geliştirilecek. Bu simülasyonu kullanarak bina inşa edilmeden önce, varsayıma dayanan senaryoları test edebilmek için, 'ya olursa?' diye adlandırdığımız çalışmaları gerçekleştirebiliyoruz.' dedi.

YAPISAL ETKİ AZ

Sıradışı yazılım, bir uçağın büyük kütlelere sahip yakıt ve kargo yükünün binaya etkisini gösterirken fizik kurallarından yararlanıyor. Profesör Sözen, uçağın yapısının verdiği zararın nispeten az olduğunu, ayrıca çarpışmadan kaynaklanan patlama ve yangının da facianın birincil faktörlerinden olmadığını belirtiyor. Model, en kritik etkinin kütlenin yüksek hızla hareketinden kaynaklandığına işaret ediyor.

Profesör Sözen, yüksek hızla giden bir uçağın, bir sosis kabuğuna benzediğini söylüyor. 'Yeterli dayanıklılığa sahip değil ve çarpışmada hemen hemen tuzla buz oluyor.' Ancak uçağın içindeki her şey -özellikle de büyük miktarlardaki yakıt- bütünleşmiş kütlesiyle birlikte dev bir nehrin binaya çarpmasına benzetilebilir.

ÇELİK VE BETON

Simülasyon, gerekli dayanıklılık ve sertliğin yapısal çelik kullanılarak sağlandığı Dünya Ticaret Merkezi (WTC) kulelerinin aksine, özellikle çelik takviyeli beton binaları göz önünde bulunduruyor. Takviye edilmiş beton yangından kolayca etkilenebilen ve yangına karşı özel önlemlerin alınmasını gerektiren yapısal çeliğin aksine, yangına karşı doğal bir dayanıklılığa sahip oluyor. Yani Dünya Ticaret Merkezi çelik-beton olarak inşa edilseydi, Boeing 767 uçağının çarpmasına karşı daha fazla bir direniş gösterecek, kolay çökmeyecekti.

Purdue Bilgisayar Araştırmaları Enstitüsü Bilgisayar Bilimleri Departmanı'ndan Christoph M. Hoffmann'da, 11 Eylül günü meydana gelen ikinci terörist saldırı için Pentagon'u inceledi. Hoffmann, Pentagon'un yapısal iskeleti yüksek dayanıklılık seviyesine sahip olduğundan çarpışmanın ortaya çıkardığı kinetik enerjinin büyük kısmını emmeyi başardığını söyledi. Pentagon'un yapısal iskeletinde beton ve çelik birlikte kullanılmıştı.

BETON KOLONLAR

Sözen, takviye edilmiş beton kolonların matematiksel bir modelini yarattı. Bu model simülasyonun başlangıç noktası oldu. Hoffmann, Sözen'in modelini uçağı ve kütlesini binlerce 'sayılı eleman'dan oluşmuş bir ağdan veya başka bir deyişle, belirli fiziksel karakterler içeren küçük karelerden oluşturarak bir simülasyona çevirdi.

'Yaptığımız şey, olayın fiziksel özelliklerini taklit etmek ve bilimsel hesaplamalarla canlandırmasını yapmak, böylece gerçekten neler olduğunun makul bir açıklamasını elde etmek' diyen Hoffmann, 'Umuyoruz ki, bu tip çalışmalarla, bu trajik olaydan vatandaşlarımızın ve ulusun sivil altyapısının nasıl daha iyi korunacağına dair bir şeyler öğrenebiliriz'.

BU BİR İLK

Bu simülasyon, gerçekçi animasyonlarla titizlikle elde edilen bilimsel verilerin bir araya getirilmesi açısından bir ilk olabilir. 'Filmlerde gördüğünüz bilgisayarla yaratılmış çarpışma görüntülerinin büyük bir kısmı fizik kurallarına göre gerçekçi değildir' diyen bilgisayar bilimleri asistanı Voicu Popescu, o görüntülerin gerçekçi olmasından çok görsel etkileyiciliklerinin ön plana çıkarıldığını söyledi. Modeldeki 'sayılı elemanlar' ağı, simülasyonun her saniyesi için çözülmesi gereken milyonlarca hesaplamaya gereksinim duyuyor. Simülasyonun bir saniyesinin yalnızca onda birinin yaratılması için, bir SuperComputer ile yaklaşık 95 saatlik bir hesaplama yapılması gerekti. Araştırmacılar başlangıçta bilgisayar bankası kullandılar. Daha sonra Purdue ve Indiana üniversitelerindeki IBM SuperComputer'lardan faydalanmak için Purdue'nun IT ekibiyle birlikte çalışmalarını sürdürdüler. İşin büyük bir kısmının doğru modelleri üreterek, ayrıntılı ağın uygulanmasından meydana geldiğini belirten Hoffmann, böylece bu senaryonun nasıl gerçekleştiğini rahatça görebileceklerini söyledi.

Simülasyonda uçak, binanın çelik barlarla takviye edilmiş beton destekli kolonlarına çarpıyor. Bu simülasyonda kolonların spiral takviyeli olduğu varsayılıyor. Spiral barların kolonlara sarmal bir şekilde yerleştirildiği bu teknik 1940'larda popülerdi. Sözen, bu şekilde dolanan çeliğin kolonlara fazladan dayanıklılık kazandırdığını, dolayısıyla birçok hayat kurtardığını söylüyor. Geliştirilen simülasyonun özellikle terörist saldırılara veya uçak kazalarına karşı dayanıklı binalar inşa etmek konusunda çalışan mühendisler için kullanışlı olması bekleniyor. Deprem mühendisliği uzmanı, sivil mühendislik araştırma çalışmaları katılımcısı Sami Kılıç, 'Uçağın yakıt tankındaki sıvının yarattığı etkiye, binanın temelde takviyeli beton kolonlardan oluşan yapısal yük taşıma sistemini etkileyen enerji miktarına ve kolonların çarpışmadan sonraki durumuna odaklandık' dedi.

TİCARİ DEĞİL

Kılıç, mevcut yazılımlar ile bir uçağın binaya çarpmasını canlandırabilecek özel modelleri bir araya getirmeyi öğrenmenin onlar için aşılması zor bir engel yaratmış olduğunu söyledi. Kılıç 'Purdue ekibi normalde otomotiv üreticileri tarafından otomobil kazalarının canlandırılmasında kullanılan mevcut yazılımları kullandılar. Ancak bu yazılımı bir uçak kazasına adapte etmek ve gerçekçi grafikleri bilimsel simülasyonla birleştirmek özellikle çok zor oldu' dedi. Bu iki animasyonun bir araya getirilmesinin çok nadir olduğunu belirten Kılıç, yepyeni bir alanı keşfettiklerini söyledi. Havacılık alanında çalışan mühendislerle de görüştüklerini söyleyen Kılıç, onların da bir uçağın binaya çarptığı bu tip bir simülasyonu daha önce duymadıklarını açıkladı. Yetkililer, bu tip bir yapı-uçak etkileşimi programının ticari amaçlarla yapılmadığı uyarısında bulundular. Toplam 100 ülkede 300 bin çalışanı bulunan IBM bu tür çok farklı araştırmalara her zaman öncülük ediyor ve kaynak sağlıyor. IBM ,1935 yılından buyana Türk pazarında da hizmet veriyor.


ÖZEL BAKIM HANGARI AÇILDI


Yavuz Çizmeci'nin başarılı operasyonları ile hızla büyüyen MNG Hava Yolları kargo taşımacılığındaki yükselişine şimdide bir bakım üssünü açarak imza attı.

İstanbul Atatürk Havalimanı’nda yaklaşık 10 milyon Dolara devralınan bakım üssü hem Türk Sivil Havacılık pazarına hizmet sunacak hem de çevre ülkelerin havayollarına hizmet satacak. Yılda yaklaşık 60 havayolu uçağının bakımının yapılacağı hangar ilk olarak Free Bird Havayolları’nın MD serisi uçağını kabul etti.

İstanbul Havayolları'nın inşaasını yaptırdığı bakım hangarına, bir süre önce MNG talip oldu. Yapılan görüşmeler sonunda geçtiğimiz hafta devir işlemleri tamamlanan bakım üssü hizmete açıldı. 70 metre genişliği ve 18 metre yüksekliği olan hangarda önümüzdeki günlerde Türkmenistan Havayolları’na ait Boeing 717 diye bilinen bebek Boeing uçağının bakımı yapılacak. Bu bakıma Boeing teknik ekibi de katılacak. MNG Hava Yolları Genel Müdürü Yavuz Çizmeci Türkiye'nin ilk özel bakım hangarında kendi uçaklarına da hizmet verileceğini söyledi. İlk bakımın yapıldığı Free Bird Hava Yolları Genel Müdürü Tuncay Doğaner de uçaklarının bakımının Türkiye yapılmasının ve yıllık 1 milyon doların ülke içinde kalmasının kendilerini mutlu ettiğini vurguladı.


TAYYİP BEY’İN SORUMLULUĞU

Geçtiğimiz hafta Türk Hava Yolları uçağı Şangay kalkışından sonra 4 numaralı motorunda çıkan sorun nedeniyle Beijing'e zorunlu iniş yaptı. Uçağın Kaptan Pilotu, THY Uçuş İşletmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Zafer Baysal'dı. Şanghay-Ankara uçuşu için alınan yakıttan inişteki maksimum ağırlığı zorlamayacak kadar fazlası havada atıldı. Sonraki kurallar uygulanarak güvenli bir iniş yapıldı. Teknisyenler 4 nolu motordaki arızayı kısa sürede çözdüler ve yeniden uçuşa uygun hale getirdiler.

Uçağın piste teker koyuşundan itibaren uçakta ciddi bir kargaşa yaşandı. Kaptan pilotun tüm yolcuları uyarmasına rağmen yerlerinden kalkanlar, uçak teker koymadan cep telefonlarına sarılanlar oldu. Uçağın telefon sistemi ise devredeydi ve çalışıyordu. Kaptan Pilot Zafer Baysal, arızanın önce hemen giderilip giderilmeyeceğini anlamak için yolcuları bir süre uçakta bekletti. Bu arada AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'dan da yerinde oturmasını rica etti. Uçağın kapısı açıldığında konsolos gelerek Tayyip Erdoğan'ı uçaktan almak istedi ama Erdoğan konsolosa, ' Kaptan oturmamı istedi. Sormadan inemem.' cevabını verdi.

UÇAK KALKTI

Bu arada Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım gazetecileri ve konukları arıza konusunda bilgilendirmeye çalıştı. Uçak gecikmeyle Ankara Esenboğa Havalimanı’na indi. Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamada bu tip bir sorunun büyütülmemesini, THY'nın imajına zarar verilmemesi gerektiğini söyledi.

Bence bu tam anlamıyla profesyönel bir açıklamaydı. Cep telefonları konusunda söyledikleri ve bir uçak arızasında uçağın 1 numaralı yolcusu olarak gösterdiği tepki sadece yüksek terbiye değil havacılığın gerektirdiği yüksek kültür sınırlarının üst düzeyindeydi. Her basit olayda facia naraları atan, sıradan bir arıza nedeniyle ölümle burun buruna geldiklerini iddia edenlere karşı Tayyip Erdoğan'ın açıklama ve uyarılarının örnek olması gerektiğini düşünüyorum.

Öte yandan Ulaştırma Bakanı Diyarbakır'daki kazadan hemen sonra Sivil Havacılık Genel Müdürünün de iyi bilgilendirmesiyle çok düzgün bir kaza açıklaması yaptı. Ama ne yazık ki sonraki günler CVR-FDR kayıtları tam olarak alınmadan bir basın toplantısında ortaya konan kaza-kırım sonuçları çok erken yorumlara dayanıyordu. ILS olsa bile bu kazanın olabileceğinin iddia edilmesi, bana göre yanlıştı. ILS olsa belki pilot o irtifada hiç olmayacaktı. Daha düzgün gelecekti. ILS olmadan bunu anlamak gerçekten çok zordur. İddia etmek de çok zordur. Yaşanmamış bir sonucu düşünmek hem çok zor, bir o kadar da yanlıştır.

Türk Hava Yolları tıpkı Tayyip Erdoğan'ın sahip çıktığı gibi çok önemli bir kuruluşumuzdur. Uluslararası kimlikli marka olan THY ile ilgili açıklama yaparken, bir haber verirken; doğruları, gerçekleri söyleyeceğiz-yazacağız ama kelimeleri kullanırken, tartışmaları yaratırken hovardalık etme hakkına hiç sahip olmadığımızı da unutmamız gerekiyor.


Uğur CEBECİ
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Kıbrıs'ta son tango...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  İyi ki doğdun Avniiii
 
    Ali Atıf BİR
  Hıncal Uluç ve Haşmet Babaoğlu biraz harcanmış!
 
    Ayşe ARMAN
  Benim görevim Caner'i bu gezegene indirmekti
 
    Bekir COŞKUN
  Ağaçların dili yok
 
    Doğan HIZLAN
  Hiç gocunmadan kabul ettiğim armağanlar
 
    Doğan ULUÇ
  Maymun suratı Tanrı’dan, ben ne yapayım
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Tüccar danışman Cüneyd Zapsu, PKK gazetesinde
 
    Enis BERBEROĞLU
  2'nci iznin adresi NATO mu yoksa TBMM mi?
 
    Erkan ÇELEBİ
  Japon suşi girdi sinema ‘kapalı gişe’ye döndü
 
    Ferai TINÇ
  Mersin Limanı’nda bekleyen viski
 
    Gila BENMAYOR
  Davos’ta keşkelerin listesidir
 
    Hadi ULUENGİN
  Kim çekilmez?
 
    Yurtsan ATAKAN
  Yüzde yüz yüz yüze
 
    Murat BARDAKÇI
  Bir önceki A takımı tasfiyesi bize Rumeli’yi kaybettirdi
 
    Pakize SUDA
  Aşmış aşçılar
 
    Sedat ERGİN
  AKP, Dışişleri'nden ne istiyor?
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  2002'nin yemek kitapları
 
    Yalçın BAYER
  İkimiz de futbolcuyduk
 
    Yalçın DOĞAN
  Dev Çinlinin NBA Pazarı
 
    Özdemir İNCE
  Ye’cuc ve Me’cuc
 
    Oğuz ARAL
  Üfür Fahri üfür!..
 
    Esat YILMAER
  Faulleri atamazsan
 
    İbrahim Bilik
  Küba'dan bir rom klasiği: Havana Club
 
    Sevgi'nin Diviti
  Zonaro’nun kapısına bir levha asmalıyız
 
    Şükrü KIZILOT
  Olmayan yasa 22 yıldır uygulanıyor!
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com