|
KUZEY Kıbrıs'ta taraflar yani Rauf Denktaş'a karşı çıkanlarla onun yıllardır üzerinde ısrarla durduğu ‘‘egemenlik’’ başta olmak üzere temel ilkelerin pek de önemli olmadığını ileri sürenler, belli ki bir noktada uzlaşıyorlar: ‘‘Annan Planı'nı kabul etmeye değer bulup bulmadığımızı önce halka soralım, sonra gerekeni yapalım’’ noktasında.
Zaten Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) 1990 tarihinden beri yürürlükte bulunan bir yasa da bunun yapılmasını zorunlu kılıyormuş. Çünkü yasanın 3'üncü maddesinde aynen;
‘‘KKTC'nin egemenliğine ve uluslararası varlığına sınırlamalar getirecek olan anlaşmalardaki temel ilkelerin, anlaşmaların imzalanmasından veya onaylanmalarının Cumhuriyet Meclisi tarafından bir yasa ile uygun bulunmasından önce halkoylamasına sunulması zorunludur. (...)’’ deniyor.
Demek ki sorunu Kuzey Kıbrıs halkı kendisi çözecek. Ya ‘‘Annan Planı Türklere egemenlik hakkı vermiyor. Siyasi eşitliği (tuzak maddelerle ileride Rumlar lehine bozulacak şekilde) göstermelik olarak tanıyor. Türkiye'nin garantörlüğünü fiilen işlemez hale getirmeyi öngörüyor. İki bölgeliliği eritmeyi amaçlıyor’’ diyen görüşü benimseyecek yahut da aksini...
Aksini dediğimiz zaman ‘‘Annan Planı temel olarak istediklerimizi veriyor’’ diyenlerin görüşü var. Bunların bir kısmı ‘‘hemen ve bu haliyle bile plan yeterli’’ diyor. Bir kısmı ‘‘hayır, bu haliyle her şeyi kabul etmeyelim, ufak tefek de olsa değişiklikler yapmaya çalışalım’’ görüşünde.
Bu kesimin çok önemli bir başka noktada da birbirinden farklı düşündüğü anlaşılıyor. Örneğin, Toplumcu Kurtuluş Partisi, Annan Planı'nın Türklere ‘‘egemenlik’’ verdiğini savunuyor. Bunu açıkça ifade ediyor. Kıbrıs Türk Ticaret Odası yazıyla böyle bir beyanda bulunmuyor ama temsilcilerinin ‘‘Daha ne istiyoruz, Rumlara ne kadar egemenlik veriyorsa bize de o kadar veriyor’’ tezini savundukları biliniyor. Ama Rauf Denktaş'ın en şiddetli muhalifi olarak bilinen Cumhuriyetçi Türk Partisi ve onun Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, ‘‘Planda üç ayrı egemenlik kavramı var. Bunlar hiyerarşik olarak değil, birbiriyle ilişkili şekilde düzenlenmiş’’ tezini savunuyor ve bunu yeterli görüyor.
Egemenlik eğer Kıbrıs Türk halkı için önemli ise, Annan Planı'ndaki gerçek durum nedir, bilmeye ihtiyaç var.
Kıbrıs Rumlarının Lideri Glafkos Klerides'in Fileleftheros Gazetesi'ne verdiği demeçte, ‘‘Annan Planı'nın (sadece) Kıbrıs Cumhuriyeti'nin egemenliğini güvence altına aldığını’’ söyledikten sonra ‘‘Egemenlik parça devletler (KKTC ile Güney'deki Rum kesimi) tarafından egemence kullanılır, ifadesinin ‘otonomca' (Autonomously) olarak değiştirilmesini istediklerini, ancak kullanılan ifadenin de (sovereignly) uluslararası egemenlik tanınmasından çok uzak olduğunu’’ belirttiği bildiriliyor.
Bu durumda Kıbrıs Türkleri tercihlerini rahatça kullanabilirler... Egemen bir devlet istiyorlar mı, istemiyorlar mı? Bu kadar basit. |