Suphi Karaman beraberinde İP Genel Sekreter Yardımcısı avukat Nusret Senem ve Merkez Komitesi Üyesi avukat Mehmet Cengiz ile düzenlediği basın toplantısında, YSK'nın 3 Kasım seçimlerinin iptaline ilişkin yapılan başvuruları reddetmesini değerlendirdi. Anayasa Mahkemesi'nin Recep Tayyip Erdoğan'ın genel başkanlığına ilişkin aldığı kararın 3 Kasım seçimlerinin sonuçlarının gözden geçirilmesi gereğini ortaya koyduğunu belirten Karaman, YSK'nın bu iddialarını reddetmesini sert bir uslupla eleştirdi.
HUKUK AKP'YE UYDURULDU
Erdoğan'ın 17 Ekim 2002 tarihinde AKP'nin kurucu üyeliğinden daha önce verilen ihtar kararı uyarınca zorunlu olarak ayrıldığını anımsatan Karaman, Erdoğan'ın o tarihten itibaren genel başkan olmadığını kaydetti. YSK'nın, Anayasa Mahkemesi'nin kararının geriye doğru yürümeyeceği teziyle başvurularını reddettiğini belirten Karaman, bu tartışmanın yersiz olduğunu belirterek şöyle dedi:
"Anayasa Mahkemesi'nin, Recep Tayyip Erdoğan'ın 17 Ekim 2002 tarihinden ibitaren genel başkan olmadığına ilişkin yaptığı tespit, kendisinin bu sıfatla yaptığı tüm işleri ve bu sıfata dayanılarak yürütülen tüm işlemleri geçersiz kılmaktadır. YSK'nın kararı hukukun AKP'ye uydurulması çabasıdır."
Erdoğan'ın genel başkanlığına ilişkin bir gün içinde karar alınabileceğini ancak bu kararın kurucu üyelikten çıkarılmasının ardından yaklaşık 6 ay sonra alındığını ifade eden Cengiz, "Anayasa Mahkemesi, atı alan üsküdarı aldıktan sonra kararını açıklamıştır" dedi.