|
Zarar gören dokuların yerine, klonlanan kök hücreleri yerleştirmek tedavi amaçlı klonlama için büyük bir atılım yaratabilir mi?
Tedavi amaçlı klonlamada, kişinin vücudundan yetişkin hücreler alınır, klon embriyonlar yaratılır ve hem çok sayıda hem de hastaya mükemmel uyumlu dokulara dönüşebilen embriyonik kök hücreleri, bu embriyonlardan ayrılır.
New Scientist dergisi, klonlanan kök hücrelerinin, kök hücrelerine kıyasla çok daha avantajlı olduğunu öne süren bir patenti ortaya çıkardı. Massachusetts’teki İleri Hücre Teknolojisi’nden (ACT) bir ekip, iki inekten deri hücreleri klonladı ve klonlanan fetüslerden alınan ve aynı zamanda bağışıklık hücreleri de oluşturan kan yapıcı kök hücrelerini, ineklere yeniden enjekte etti. Bir ineğin bağışıklık sistemiyse, ilaçlarla etkisiz hale getirildi.
Klonlanan hücreler, yetişkin hücrelerin görevini inanılmaz bir şekilde ele geçirirken, tek bir enjeksiyonla, ineklerin kan kök hücrelerinin yüzde 50’sinin de yerine geçti. Bu olay, bağışıklık sistemine dokunulmayan inekte bile gerçekleşti.
Araştırmacılar, kök hücrelerinin, klonlama sonucunda çok daha ‘genç’ ve ‘savaşçı’ olduğunu belirtiyor. ACT’den Robert Lanza, çalışmalarında başarıya ulaştıklarını kaydediyor.
Bağışıklık sistemi
Araştırmadan çıkan en önemli sonuç, lösemi veya otoimmün hastalıklara sahip insanların bağışıklık sistemlerinin değiştirilebilir olmasıdır. Yale Üniversitesi'nde kök hücresi uzmanı Diane Krause, ‘Bu çalışmayı insanlar üzerinde uygulamamız çok iyi olurdu’ diyor. Kanserli bir hastanın kendi kemik iliğinden alınan kan kök hücrelerini, bağışıklık sistemini yenilemek için kullanmanın tehlikeli olabileceğini belirten Krause, bu hücrelerin de kanser riski taşıyabileceklerine dikkat çekiyor. Araştırmacı, başka vericilerden alınan kemik iliği hücrelerini ise, vücudun reddedebileceğini kaydediyor.
Klonlanan hücrelerin, vücuda yerleştirilmeden önce değiştirilebileceğini belirten Lanza, ‘Sözgelimi, HIV hastalarından alınan hücreler, virüse direnecek şekilde değiştirilebilir’ diyor.
Belki de en önemli nokta, terapötik klonlama yöntemiyle daha ‘genç’ hücrelere sahip olan kimseler, aynı zamanda ileri iyileştirme özelliğine sahip kök hücrelerine de sahip olabilirler. Kan kök hücrelerinin, diğer organları iyileştirdiği, ancak bu özelliğin yaşlanmayla birlikte azaldığı biliniyor.
Dezavantajlar
Bir hücreyi bölmek veya yenileştirmek, kök hücrelerinin kanserli hale gelme riskini de arttırmak demektir. Bazı klonlanan hayvanların ölü doğdukları veya anormallikler taşıdıkları göz önüne alındığında, klonlamanın, gen yapısını bozduğu söylenebilir.
Bir diğer önemli konuysa, ineklere enjekte edilen kan kök hücreleri, 100 günlük fetüslerden alındı. Çünkü, hücrelerin karaciğerde oluşması ve kolayca alınabilmesi için geçmesi gereken süre budur. Öte yandan, klonlanan insan embriyonlarının, bu noktaya kadar uzun süre yaşatılması henüz mümkün değil. Lanza ise, ACT’nin, kan kök hücrelerini, doğrudan embriyonik hücrelerden aldıklarını söylüyor. |