|
BİZİM saydığımız eksik değilse bununla etti beş... Yani Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), ‘‘yolsuzlukla mücadele edeceğine’’ dair parti programında, seçim beyannamesinde, Acil Eylem Planı'nda ve hükümet programında verdiği sözü, beşinci defa ihlal etti. Buna karşılık ‘‘yolsuzlukla gerçekten mücadele’’ yolunda henüz dişe dokunur, elle tutulur bir adım atmadı.
Son olarak da AKP'nin aslında yolsuzlukla mücadele etmeyi pek de istemediği izlenimini veren son iki örnek üst üste geldi. Bunlardan biri, hem de Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ı ilgilendiriyor:
Sayın Unakıtan tuttu, devlete karşı dürüst davranmayan vergi mükelleflerinin suçlarını affetmeyi amaçlayan bir tasarı hazırladı. Sözde ‘‘tahsil edilmesinden umut kesilen vergilerin hiç değilse bir kısmını kurtarmak’’ için bunu yaptı. Yani ortada ‘‘af-maf’’ yoktu. Ama sonra anlaşıldı ki kendisi de ‘‘sahte fatura kullandığı için hakkında soruşturma açılan’’ bir holdingin yönetim kurulu yöneticisi sıfatıyla bu soruşturmanın sanıkları arasında. Yani bu -olmayan(!)- aftan yararlanacak.
Sayın Bakan ‘‘Ben kapsam dışındayım’’ filan dedi. Ardından, komisyon görüşmelerinde gerçekten onu kapsam dışına çıkaran bir öneri kabul edildi. Ama önceki gün tasarı Meclis'in Genel Kurulu'nda görüşülürken verilen bir önerge AKP'lilerin oylarıyla kabul edilince Sayın Bakan ‘‘af’’ kapsamına girdi... Sayın Bakan hangi kategoriye dahildir bilemiyoruz ama onunla birlikte bilerek -yani kötü niyetle- bu işi yapan düpedüz sahtekárlar da yargılanıp ceza almaktan kurtuldular.
Devletine karşı -bilerek ve isteyerek- sahte fatura kullananları affeden bir iktidarın yolsuzluklarla mücadele edeceğine inanır mısınız?
Aslında yolsuzluklarla mücadele etme konusunda samimi olan bir iktidarın hakkında mali bir suç nedeniyle soruşturma açılan kimseyi aklanmadan Maliye Bakanı yapmak, AKP'nin samimiyetsizliğini göstermiyor mu?
İkincisi aynı gün TBMM Dışişleri Komisyonu'nda yaşandı:
Türkiye'nin bir süre önce imzaladığı ‘‘Yolsuzluklar Hakkında Ceza Hukuku Sözleşmesi’’nin onaylanmasını öngören yasa tasarısı görüşülürken CHP Milletvekili Onur Öymen'in uyarısı üzerine ortaya çıkmış ki, biz Türkiye olarak ‘‘yolsuzluklara karşı savaşmayı’’ taahhüt ediyoruz ama yolsuzluğa adı karışan kişi ‘‘milletvekili’’ yahut ‘‘özel sektör mensubu’’ olursa, ‘‘Kusura bakmayın biz onlara bir şey yapamayız’’ diyoruz.
Gerçi komisyonda sağduyu egemen olmuş, bu çekinceler nedeniyle tasarı geri gönderilmiş ama... Ortaya konan niyet yeterince açık değil mi?
Dedik ya... Bunlarla beşi buldu diye...
Yolsuzlukla mücadele edecek bir iktidar kara ve kirli yoldan servet edinmeyi engelleme amacıyla konulan Mali Milat'ı yürürlükten kaldırır mı?
Peki ya İhale Yasası'nın uygulanmasını ertelemeye kalkan kimdi?
Ve yapımı öngörülen 15 bin km.lik duble-yol ihalelerini söz konusu İhale Yasası'nın kurallarından kurtarmak için 749'ar milyarlık parçalara bölüp sakıncası bilinen eski usule göre dağıtan AKP iktidarı değil mi? |