|
Hükümetin ‘Vergi Barışı’ dediği ‘Vergi Affı’, kapsamı biraz daraltılarak ve başlangıç tarihi 31 Ekim 2002'den 31 Ağustos 2002'ye alınarak Meclis'ten geçti. Tarihin 31 Ağustos'a kaydırılmasıyla ‘seçim fırsatçıları’ dışlanmış oldu. Değişikliklerde IMF'nin etkisi olduğu belirtildi.
HÜKÜMETİN ‘Vergi Barışı’ olarak adlandırdığı, ancak devlete yüklü vergi borcu olan pek çok kesime önemli ‘kolaylıklar’ getirdiği için Vergi Affı olarak anılan yasa tasarısı dün gece TBMM Genel Kurulu'ndan geçti. Ancak, yasa üzerinde önergelerle önemli değişikler yapıldı. Bu değişikliklerde IMF'nin uyarılarının dikkate alındığı belirtildi.
AKP milletvekillerinin önergeleriyle bir çok maddede değişikliğe gidildi. Yasanın, ‘‘Kesinleşmiş Kamu Alacakları’’ başlıklı ikinci maddesi ile ‘‘Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan kamu alacakları’’ başlıklı üçüncü maddesi ve ‘‘İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan vergiler’’ başlıklı beşinci maddesinde AKP Milletvekillerinin önergeleriyle değişiklik yapıldı.
YENİ TARİH 31 AĞUSTOS
Alacakların 31 Ekim 2002 tarihinden önceki dönemlere dönük vergi affının süresi de değiştirildi. Değişiklikle bu süre 31 Ağustos 2002'ye çekildi. Yani Vergi Affı, 31 Ağustos 2002'den önceki borçları kapsayacak.
Tarihin geriye çekilmesiyle ‘‘seçim fırsatçısı' vergi mükelleflerinin önü kapanmış oldu. Seçim kararının alınmasından sonra vergi ödemelerinin yavaşladığı Maliye Bakanlığı'nın da dikkatini çekmişti. Af tarihinin 31 Ekim'e kadar getirilmesi, ‘seçimi fırsat bilip, af beklentisiyle vergisini ödemeyenler'i de kurtarıyordu. Şimdi bu yanlıştan dönülmüş oldu.
GECİKME FAİZİ YERİNE TEFE
Değişiklikle, vergi alacaklarında gecikme faizi ve cezalarının ayrı ayrı yüzde 20'sinin dokuz taksitte tahsilinde, ‘‘gecikme faizi ve zammı’’ yerine Devlet İstatistik Enstitüsü'nün her ay açıklayacağı TEFE'nin (Toptan Eşya Fiyat Endeksi) aylık oranları temel alınacak. Yasada yer alan, vergi cezalarının ve zammının yüzde 80'inden vazgeçilmesi yolundaki hükümler de ‘‘tamamından vazgeçilir’’ diye değiştirildi. Bu değişiklikle birlikte Maliye biraz daha fazla tahsilat yapma şansı yakaladı.Yasanın daha önceki haliyle Maliye 100 liralık verginin 100 liralık faiz ve cezasının sadece 20 lirasını almayı yeterli görürken, TEFE'ye endeksleyerek yapacağı tahsilatı yüzde 20'nin biraz üzerine çıkarabilecek.
KESİNLEŞMEMİŞ OLANLAR
Kesinleşmemiş veya dava safhasındaki kamu alacaklarıyla ilgili maddede yer alan ‘‘vergilerin yüzde 70'i ile bunlara bağlı gecikme zammı ve gecikme faizinin ayrı ayrı yüzde 10'unun...’’ ibaresi de değişti. Değişiklikle, bu hüküm, ‘‘vergilerin yüzde 50'si ile bu tutara gecikme faizi ve gecikme zammı yerine, bu kanun yürürlüğe girdiği tarihe kadar DİE'nin her ay için belirlediği TEFE'nin aylık oranı esas alınarak hesaplanacak tutarın...’’ şeklinde değiştirildi.
Tasarının beşinci maddesinde yer alan ‘‘vergilerin yüzde 30'unun gecikme zammı ve faizlerinin yüzde 90'ı ile’’ ibaresini taşıyan bölümü çıkarılarak yerine, ‘‘vergilerin yüzde 50'sinin geçikme zammı ve faizi olarak’’ hükmü eklendi. Ayrıca mükelleflerin yararlanması için ilk tarhiyatta esas alınacak verginin oranı yüzde 30'dan yüzde 20'ye düşürüldü. Kalan verginin yüzde 80'ine uygulanacak gecikme faizi ve zammından da vazgeçilecek. Yasada, tarh edilen vergilerin yüzde 50'sinin hesaplanmasında uygulanacak gecikme zammı ve faizinden de vazgeçilerek yerine TEFE uygulamasına gidilmesi benimsendi. Vergilerin 12 ayda ve altı taksitte ödenmesi koşuluyla vergi aslının yüzde 50'sinin tamamından vazgeçilmesi de kabul edildi.
CHP, ‘Bakana af var' diye Meclis'i terketti
VERGİ Barışı olarak adlandırılan yasanın görüşmeleri sırasında, CHP milletvekilleri ‘‘kaçakçılık suçlarına ilişkin cezaların uygulanmayacağı durumlarla’’ ilgili olarak AKP'ilerin önerge vermeleri üzerine TBMM Genel Kurulu'nu terkettiler.
Tasarının kaçakçılık suçlarına ilişkin cezaların uygulanmayacağı halleri düzenleyen ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın da yararlanacağı öne sürülen 14'üncü maddesi üzerinde söz alan CHP İstanbul Milletvekili Ali Topuz, tasarının bu maddesi ile Unakıtan'ın yargılandığı davadan ‘‘kurtulmasının’’ amaçlandığını öne sürdü.
Topuz, bu maddenin girişinde yer alan ‘‘Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde sayılan kaçakçılık suçlarını 31 Ekim 2002 tarihinden önce bilmeyerek işleyenler hakkında’’ ibaresinin Unakıtan'ın yararlanması için ‘‘Vergi Usul Kanunu'nun 359'uncu maddesinde sayılan fiilleri 31 Ağustos 2002 tarihinden önce işleyenler hakkında’’ şeklinde değiştirileceğini söyledi. CHP milletvekilleri daha sonra protesto ederek, Genel Kurul salonunu terk etti.
Yapılan oylamada tasarının kaçakçılık suçlarına ilişkin cezaların uygulanmayacağı durumları düzenleyen 14'üncü maddesi, verilen önerge ile değiştirilerek kabul edildi. Böylece bilerek vergi suçu işleyenler de af kapsamına girmiş oldu. Böylece Maliye Bakanı Kemal Unakıtan da yasadan yararlanır hale geldi.
Sözkonusu madde, Vergi Usul Kanunu'nun 369'uncu maddesinde sayılan fiileri 31 Ağustos 2002 tarihinden önce işleyenler hakkında Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulmaması, suç duyurusunda bulunulmuş olup soruşturma aşamasında olanlar için takibat yapılmamasını öngörüyor. Ayrıca açılmış bulunan kamu davalarının ortadan kaldırılmasını ve kesinleşmiş mahkumiyet kararlarının infaz edilmemesini öngörüyor.
Maliye: Bakanımız zaten kurtuluyordu
MALİYE bürokratları ‘‘Bu yasa Maliye'nin patentini taşıyor’’ dedi. Değişikliklerin amacının, Plan Bütçe Komisyonu sırasında önergelerle kontrol dışına çıkan yasanın tekrar kanun tekniğine uygun hale getirilmesi olduğunu kaydeden yetkililer, ‘geniş kapsamlı bir uygulama tebliği hazırlıklarına şimdiden başladıklarını' söylediler. Maliye Bakanlığı yetkililer, CHP'li milletvekillerinin salonu terk etmesine yol açan ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın yargılandığı davadan aklanacağı iddialarına yol açan ‘15. madde değişikliği' için şu değerlendirmede bulundu:
‘‘Birinci fıkra okunup devam okunmuyor. Oysa ikinci fıkrada istisnalar var. Bakan Bey'in durumu kapsama girmiyor. Çünkü zaten Vergi Usul kanunu, bu tür suçları (fiilen işleyenlerin cezalandırılacağını) söylüyor. Maliye Bakanı yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle cezalandırılması sözkonusu değil.’’ |