|
TBMM Başkanı Arınç, KKTC'de yapılan AB mitingini eleştirdi ve "ülkeler sokaktan yönetilmez" dedi. Muhalefeti, Denktaş'ı yalnız bırakmakla suçlayan Arınç, bazı partilerin Rumlar'dan para aldığını ima etti.
TBMM Başkanı Bülent Arınç, ''AB'ye gireceğiz. O nedenle planın altına üstüne bakmadan hemen imzayı basalım'' düşüncesi ile Kıbrıs sorununa yaklaşmanın ''Elma şekeri ile savunmak ve gerçekleri gözardı etmek'' anlamına geldiğini söyledi. Siyasi hesaplaşmaların gününün, bugün olmadığını bildiren Arınç, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın arkasında ''kale gibi'' durulması gerektiğini ifade etti.
TBMM Başkanı Arınç, Türk Parlamenterler Birliği'nin eski Senato Salonu'nda düzenlediği, ''Kıbrıs Sorunu'' konulu sempozyumda konuştu.
Kıbrıs'taki sorunun, bugünün sorunu olmadığını kaydeden Arınç, sorunun çok uzun yıllar öncesine dayandığını kaydetti. Kıbrıs'taki müzakere sürecinin başarıya ulaşması temennisinde bulunan Arınç, 1500'lerde Osmanlı hakimiyetinde olan bir adanın nasıl elde gittiğini herkesin bilmek zorunda olduğunu söyledi.
Arınç, bugün Annan Planı çerçevesinde Kıbrıs'ın alacağı statünün Bosna Hersek'e benzeyeceği tartışılırken, Girit gibi, Türkiye'nin elinden gidecek bir ada olup olmayacağı sorusunun ortada durduğunu belirtti. Girit'i AB haritalarıyla meydanlarda gösteri yapanların bilmeyebileceğini kaydeden Arınç, ''Ama biz çok iyi bilmek zorundayız. Girit nasıl elden gitti, 12 Adalar nasıl elden gitmiştir? Bugün sadece Kıbrıs varsa Türkiye'nin güvenliği ile KKTC'nin güvenliği nasıl ilişkiiçindedir, bunları hepimizin bilmesi gerekir. Ama buradaki tarih şuuru yoksunluğunu görmek çok acıdır'' dedi.
''ELMA ŞEKERİ İLE AVUNMAK...''
İki bölgeliliğin, iki kesimliliğin korunması gerektiğini bildiren TBMM Başkanı Arınç, Türkiye'nin garantörlüğünün sürmesinde yarar olduğunu ifade etti. Arınç, egemenlikten taviz verilmemesi gerektiğini vurguladığı konuşmasında şunları söyledi:
''Egemenlik konusunun Kıbrıs Türkü'nün hayatı üzerinde ne kadar önemli olduğunu tarihi gerçekler bize söylüyor. Dolayısıyla siyasi eşitliğin de Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin de devam etmesinde büyük yarar vardır. Önümüze gelecek plan eğer bunları kapsıyorsa eğer bu soruların karşılığı bu planda varsa bunun iyi niyetinden emin olabiliriz. Ama sadece (AB'ye gireceğiz. O nedenle planın altına üstüne bakmadan hemen imzayı basalım) düşüncesi, elma şekeri ile avunmak ve gerçekleri gözardı etmektir.''
''ÜLKELER SOKAKTAN YÖNETİLMEZ''
Plan üzerinde Kıbrıs Türk halkının çok fazla bilgisi olmadığını da kaydeden Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bir Meclis Başkanı olarak belki bunu yapmam doğru değil, ama çok açık söylüyorum... (Miting, miting, miting) denildiği ve biraz da çokça büyütüldüğü için birkaç acı gerçeği söylemeliyim.
Demokratik, çoğulcu sistemlerde insanlar düşüncelerini, fikirlerini açıklarlar, açıklamalıdırlar. Bunun için her toplantı, her miting meşrudur, yasaldır, demokrasinin gereğidir. Ama dünyanın hiçbir demokrasisinde ülkeler sokaktan yönetilmez. Sokaktaki gürültülerle bir ülkenin geleceğine nokta konulamaz. KKTC'nin seçilmiş Meclis'i vardır, KKTC'nin parlamentosunda iktidar ve muhalefet partileri vardır, KKTC'nin başında halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı vardır. Bütün bunlarvarken şu veya bu amaçla ilkokul çağından başlayarak meydanlara getirilen öğrenciler bu plan çerçevesinden uzak tutularak, daha büyük mutluluk, AB ile bütünleşme, işsizliğin ortadan kaldırılması, daha çok özgürlük isteğiyle meydanlarda konuşturuluyor.''
''RUM KESİMİ MECLİS BAŞKANI GİBİ...''
Mitinglere katılanların büyük bölümünün hükümete duydukları hoşnutsuzluktan dolayı tepki gösterdiklerine dikkat çeken Arınç, bu mitinge bakarak sevinenlerin Rum Kesimi Meclis Başkanı gibiler olduklarını söyledi. Arınç, bu insanların Türkleri içinden böldükleri için sevindiklerini kaydetti.
İç sorunların bir ülkenin geleceği için karar verme aşamasında ortaya koymanın çok büyük yanlışlık olduğunu belirten TBMM Başkanı Arınç, ''Malzeme yapılan şey Meclis'in içinde olur. Ağzınız kapalı mı,gidin Meclis kürsüsünden söyleyin. Orada konuşmayıp gidip başka yerlerde başkalarının ekmeğine yağ sürecek şekilde, Denktaş'ı desteksiz bırakacak şekilde yapıyorsunuz'' dedi.
''TÜYLERİM DİKEN DİKEN OLDU''
Bazı partilerin Rum tarafı ile görüştüklerini, BM Genel Sekreteri Kofi Annan ve temsilcisi De Soto ile temasta olduklarını, Brüksel'e gidip görüşmeler yaptıklarını söylediklerini aktaran Arınç, ''Tüylerim diken diken oldu. Ne hakla, kimin adına yapıyorsunuz? Bir takım maddi desteklerin belli kuruluşlardan geldiği açıktır'' diye konuştu.
''ENOSİS İDEALİ GERÇEKLEŞTİRİLİYOR...''
Sorunun bu noktaya gelmesinde çeşitli etkenler bulunduğunu bildiren Arınç, ülkelerin uzun yıllar sonrasına göre politika belirlemeleri ve nesilleri bu ideal çerçevesinde bütünleştirmeleri gerektiğini söyledi. Arınç, dış politikanın içinde bulunulan binanın duvarları ile çerçeveli olmasına Afrika ülkelerinde bile dış politika denilemeyeceğini kaydederek, bu konuda Rum tarafının başarılı olduğunu ve Enosis idealinin bugün gerçekleştirildiğini ifade etti.
Yunanistan'ın temel hedefinin Ada'yı kendine bağlamak olduğuna dikkat çeken Arınç, ''Biz hangi planın peşinde olduk, hangi hedefi takip ettik? Maşallah, bizim dışişleri bakanlarımızın bir kısmı şahsi dostluklarla dış politikayı götürmeye çalıştı, bir kısmının da ne yaptığını anlayabilmiş değiliz'' diye konuştu.
TBMM Başkanı Arınç, Türk tarafının ne yaptığını bilmediğini, ancak karşı tarafın ne yaptığını çok iyi bildiğini söyledi. Arınç, ''Gözümüzü kapatıp kumun içine sokamayız, sokarsak sonunda Annan mannan Planı ile karşı karşıya kalırız, ne yapacağımızı çok fazla bilemeyiz'' dedi.
Türkiye'nin, KKTC'nin güçlenmesi için çalıştığını, ancak ekonomik hayatın canlandırılması için kapıların açılmadığını kaydeden Arınç, bir acil eylem planı ile Ada'ya yardımcı olunması gerektiğini söyledi.
''BİRKAÇ TANE SATILMIŞ...''
Arınç, bir toplumu ayakta tutan temel unsurların din, dil ve tarih şuuru olduğuna da dikkat çektiği konuşmasında şunları söyledi:
''KKTC'de okutulan ders kitapları başta olmak üzere Kıbrıs'ta yaşanan gerçeğin ne olduğu açıklanmıyor. O nedenle 63'ü, 67'yi yaşamamış gençler elinde Türk bayrağı, KKTC bayrağı taşımıyor, ne idüğü belirsiz saçma sapan pankartlar taşıyor. Ben sadece köylere gittiğimde Türk bayrağı gördüm. Miting meydanlarını dolduranların elinde tek Türk bayrağı yok. Birkaç tane satılmışın (Kıbrıs'ta işgale son) pankartını görmek beni üzdü. Tarih şuuru vermek gericilik, şovenizm değildir.''
''Siyasi hesaplaşmaların günü bugün değildir'' diyen Arınç, Denktaş'a, Eroğlu'na yönelik eleştirilerin bir yana bırakılması gerektiğini söyledi. Çok önemli kararın doğru bir şekilde verilebilmesi için Denktaş'ın arkasında kale gibi durulması gerektiğini bildiren Arınç, ''Bu 28 Şubat çok önemli değil bence. Her yılın 28 Şubat'ı vardır. Başarı, sabırla inançla doğru bildiğinizi yapmaktan geçer'' dedi.
TBMM Başkanı Arınç, milletvekillerinden Kurban Bayramı tatilinden yararlanarak KKTC'ye gitmelerini ve halkla temasta bulunmalarını istedi.
(aa) |