Anayasa Mahkemesi, dönemin anamuhalefet partisi kapatılan FP tarafından 26 Ocak 2001 tarihinde açılan davada, 30 Kasım 2000 tarihinde yürürlüğe giren ve kamuoyunda ''Ek Vergi Yasası'' olarak bilinen 4605 sayılı ''Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Finansman Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu ile 4306 ve 4481 Sayılı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Kurumlar Vergisi Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun''un bazı maddelerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle açtı davayı sonuçlandırdı.
Yüksek mahkeme, yasanın, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinin üçüncü fıkrasını değiştiren maddesinin (b) bendini iptal etti ve yürürlüğünü durdurdu. Düzenleme, Bakanlar Kurulu'na Motorlu Taşıtlar Vergisi'ni 20 katına kadar artırma yetkisi veriyordu. İptal edilen ve yürürlüğü durdurulan düzenleme şöyle:
''Bakanlar Kurulu,... kanunda yazılı vergi miktarları ile yeniden değerleme oranı veya (a) bendindeki oran uygulanmak suretiyle belirlenmiş olan vergi miktarlarını, taşıtların teknik özellikleri ve/veya kullandıkları yakıt türleri veya kullanım amaçları itibariyle ayrı ayrı veya topluca yirmi katına kadar artırmaya, ... yetkilidir.''
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Haşim Kılıç, ''İptal edilen düzenlemenin uygulama alanı var mı?'' sorusu üzerine, Bakanlar Kurulu'ndaki bu yetkinin halen devam ettiğini, iptal kararıyla yetkinin sona erdiğini söyledi.
Anayasa Mahkemesi, Gelir Vergisi Yasası'na eklenen, ''Ticari ve mesleki kazanç sahiplerinin tedavi maksadıyla yapacağı yurtdışı seyahatler ile bir defaya mahsus olmak üzere yapılan hac seyahatleri için hayat standardı ilave göstergeleri uygulanmaz'' şeklindeki düzenlemeyi de iptal etti.
Yüksek mahkeme, Gelir Vergisi Yasası'na eklenen, ''Mükellefler; kendilerine, eşlerine ve çocuklarına ait ve üzerinden gelir vergisi ödenen gelirleri (hamiline yazılı menkul kıymetlerden elde edilen gelirler hariç) ile kendilerine ve eşlerine ait emekli, maluliyet, dul ve yetim aylığı bulunduğunu belgelendirdikleri takdirde, bu gelirler, hayat standardı esasına göre kazancın tespitinde izah nedeni gelir olarak kabul edilir'' tümcesindeki ''gelir'' ibaresinin de iptaline karar verdi.
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Haşim Kılıç, iptal edilen bu iki düzenlemenin uygulanabilirliğinin kalmadığını, ancak yerel mahkemelerde dava açanlar için anlam taşıyacağını kaydetti.
Anayasa Mahkemesi, diğer bazı maddelerin iptali istemini ise reddetti.