|
GEÇTİĞİMİZ cumartesi günü bürokrasi, yine kaynak için toplandı. Belirli bir noktaya gelindiği söyleniyor ama bu nokta hala, 'yeterli nokta' değil. Harcamalar açısından kısılabilecek kalemler ortaya çıkmış ama, kaynak gereği o kadar fazla ki...
Bilgi veren yetkililer, 'Yüzde 6,5'luk faiz dışı fazla hedefi için top hükümette, hükümetin yapacağı tercihlerde' diyorlar. Özellikle artık gelir artırıcı önlemler için Hükümetin toplanıp, karar vermesi gerekiyor.
Belli bir niyet mektubu taslağı hazırlanmıştı ve cumartesi yapılan toplantıdan sonra bu niyet mektubuna son şeklinin verilmesi bekleniyordu. Ancak hala yüzde 6.5'luk faiz dışı fazla rakamını elde edecek önlemler ortaya çıkmadığı için, niyet mektubu taslağına son şeklinin verilmesi de önümüzdeki haftaya kaldı.
IMF Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger önümüzdeki hafta Ankara'da olacak. Piyasaların gözü bu görüşmelerde. Niyet mektubu taslağının Krueger'ın gelişine kadar bitirilmesi gerekip gerekmediği sorusuna, 'Kesin taslağın ortaya çıkması gerekmiyor' yanıtı veriliyor. Ancak Krueger'a gelinen nokta konusunda bir özet verilmesi gerektiğini belirten yetkililer, asıl taslağın ise IMF Türkiye Masası Şefi Juha Kahkonen'in gelişine yani bu ay sonuna hazır edilmesi gerektiği görüşündeler. Krueger gelene kadar da hükümetin belli kararları vermesi gerekiyor. Bürokratların hazırladığı tasarruf kalemlerini hayata geçirip, sunulacak alternatifli gelir kalemleri arasında karar vermeleri şart. Bütün bunların da önümüzdeki hafta belli olması gerekiyor ki; Kruger ile görüşmelerde pürüz çıkmasın, Heyet zamanında gelebilsin.
Peki, hükümetin önündeki gelir artırıcı alternatifler neler?
Bunun için hükümetin özelleştirmeye ağırlık vermesi bekleniyor. Bugün Başbakan Yardımcısı Abdullatif Şener tarafından bir özelleştirme takvimi açıklanacak. Hükümetin özelleştirmeden sağlayacağı gelir burada belli olacak ama takvimin önce piyasalarda inandırıcılık sağlaması gerekiyor. Bunun da ötesinde daha önceki deneyimlerden ağzı yanmış olan IMF'in, hükümetin özelleştirme gelir tahminini çok sorgulayacağı ve muhafazakar bir rakamı kabul edeceği de kesin.
Bu arada hükümetin Milli Piyango'nun özelleştirilmesi gibi gerçekten yüklü gelir getirecek özelleştirmelere ağırlık vereceği de konuşuluyor. Yanısıra TV lisans satışı da gündemde. Bize göre, vergide bir miktar artış yine de zorunlu olacak.
BANKALAR PARAYI SORUYOR
Bankaların gözü bir yandan IMF ile yapılacak görüşmelere bağlı ama bir yandan da 'IMF'le anlaşma olmaması gibi bir seçeneğe hesaplarında yer vermedikleri' gözleniyor. Geçtiğimiz cuma günü yapılan piyasa yapıcıları danışma kurulu toplantısında bu açıkca ortaya çıktı. Bankacılar 'IMF'yle pürüz çıkıp çıkmayacağını sormadık çünkü böyle bir seçenek zaten felaket demek' diyorlar.
Bankacılar bu toplantıda daha çok 'ABD'den kaç para gelecek, bunun ne kadarı hibe, ne kadarı kredi olacak' sorusunu yöneltmişler. Hazine yetkilerinin buna verdiği yanıt ise 'kendilerinin mümkün olduğunca hibe kısmının büyük olmasını' istedikleri olmuş. Bankacılar çoğu hibe olursa yardımın az olacağını, halbuki kredi miktarının büyük olabileceğini söylerken, Hazine özellikle 2004 ve sonrasındaki yüklü IMF ödemeleri nedeniyle bu döneme yeni borç istemediklerini kaydetmişler.
Hazine, 'seçeneklere göre planlarının hazır olduğunu' da söylemiş. Bu arada 22 Ocak ve 5 Şubat'taki, Hazine'nin yüklü içborç geri ödemelerinin IMF'le anlaşma olmadan geçileceği de artık kesinleşti. Bankacılar, 'IMF'le pürüz çıkmadığı takdirde, borç vermeye devam edeceklerinin' mesajını vermişler.
Yani; herşey IMF'ye dolayısıyla Hükümetin ekonomideki kararlılığına kitlendi...
Tabii ki ABD'nin 'geç olmadan karar verin' baskısının arttığı da ortada... |