|
3 Kasım seçimlerinde ağır yenilgiye uğrayan ANAP 11-12 Ocak 2003 tarihlerinde kongresini topladı.
Özal zamanında bu partiye gönül vermiş bir insan olarak kongreyi sadece gazeteci gözüyle değil, aynı zamanda duygusal bir yaklaşımla izledim.
Turgut Özal liderliğinde ülkenin kaderini değiştiren bu partinin geçen dönemde eski genel başkan tarafından aile şirketi olarak algılanmasına ve Anadolu Aslanları'nı yaratan zihniyetini reddederek, salt İstanbul Dükalığı'nın emrine verilmiş olmasına, bu nedenle de göz göre göre batırılmasına kızıyordum.
* * *
Kongreyi ‘‘Bakalım bu kez ayağa kalkabilecekler mi?’’ sorusuna cevap arayarak izledim.
Kongre ile ilgili ilk tespitim, beklemediğim bir coşku oldu.
Daha henüz 2.5 ay önce ağır bir mağlubiyete uğrayan ANAP'ın delegeleri, sanki yaşadıkları şoku çok kısa sürede üzerinden atmış, hatta tersine sanki yeniden bileylenmiş gibiydiler.
Bir partinin delegelerinin böylesine ağır bir yenilgi döneminde bu kadar coşkulu olması en büyük ve en güçlü sermayesidir.
Delege Ali Talip Özdemir'i seçti.
Kendisini candan kutlarım.
* * *
Yeni genel başkandan, ülkem adına, aşağıda değindiğim konulara hassasiyet göstermesini rica ediyorum:
1) Partiyi akrabalarınız ile değil, ehil insanlar ile yönetiniz.
2) Partinin parasal kayıtlarını internetten takip edilecek şekilde şeffaf hale getiriniz.
3) Eskiden olduğu gibi partiyi proje partisi haline sokunuz.
4) Hükümetin sıkı takipçisi olunuz ve somut kanun ve reform önerilerileriniz ile hükümete yardım ediniz, kamuoyuna yön veriniz.
5) Parlamento dışı muhalefetin parlamento içi muhalefet kadar etkin çalışabileceğini gösteriniz.
Bu amaçla, rahmetli Özal'ın yaptığı gibi:
a) Sivil Toplum Kuruluşları ve
b) Medya ile yakın ilişkiye giriniz, karşılıklı fikir alışverişine önem veriniz.
6) Partinizin doğumunu sağladığı ve gelecekteki Türkiye'nin hem ekonomisinin, hem de demokrasisinin teminatı olacağına inancımı her fırsatta tekrar ettiğim bağımsız Anadolu Burjuvazisi'ne gönülden sahip çıkınız.
7) Sadece kişisel çıkarları için, gerek Türkiye'de, gerek Kıbrıs'ta statükoyu tek silahları küfürle savunan, bu uğurda giderek faşizan eğilimler gösteren dinozorlara karşı açık ve net tavır alınız.
8) Kopenhag Kriteleri'ni partinizin programı olarak görünüz, AB rotasından zerre taviz vermeyiniz.
9) Hukukun üstünlüğü prensibinin yılmaz savunucusu olunuz.
* * *
ANAP'ı tekrar ANAP yapmak uğruna verceğiniz her mücadelede yanınızda olacağım.
Sizlere başarılar diliyorum.
Türkiye'nin ANAP'ın ruhuna her zamankinden fazla ihtiyacı var!
* * *
Not: Emin Çölaşan tarafımdan mahkemeye verilmiş ve ayrıca Doğan Medya Grubu Etik Komitesi'ne, bizzat Komite'nin yayınladığı: 1) yalan haber yazmama, 2) gerçekleri tahrif etmeme, 3) kişilik haklarına tecavüz etmeme prensiplerini bozma nedenleri ile şikáyet edilmiştir. Gelişmeleri sizlere bildireceğim. |