Başbakan Gül, gezisinin son durağı İran'a sabah saatlerinde ulaştı. Gül, İran Cumhurbaşkanı 1. Yardımcısı Muhammed Rıza Arif tarafından onuruna verilen öğle yemeğine katıldıktan sonra Bustan Sarayı'na geçti. Gül burada, İran Dışişleri Bakanı Kemal Harrazi'yi kabul ettikten sonra da Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi tarafından kabul edildi.
Tahran'daki temaslarının ardından kameraların karşısına geçen Gül, Ortadoğu turuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Gül konuşmasına "Türkiye'nin önceliği Irak'ın toprak bütünlüğünün korunmasıdır. Bu politika. bölgedeki bütün devletlerin çıkarınadır" diyerek başladı. İran'daki temaslarına ilişkin bilgi veren Gül şunları söyledi:
"Bu görüşmelerin konusu şüphesiz ki öncelikle Türkiye-İran arasındaki ilişkiler olmuştur. Bu çerçevede iki ülke arasındaki ticari sınai gelişmeleri ve önümüzdeki günlerde iki ülke arasındaki işbirliğine ilişkin niyetlerimizi ortaya koyduk.
MUHTEMEL SAVAŞ HEPİMİZİN KAYGISI
Türkiye ve İran ilişkileri giderek daha da güçlenmektedir. Güvenlik alanında karşılıklı ilişkiler giderek gelişmektedir. Ticari alanda da aynı şekilde ilişkileri geliştirmek konusunda fikirleri gözden geçirme imkanı bulduk."
Gül, hem Tahran'daki hem de ziyaret ettiği diğer ülkelerdeki asıl gündemin ise Irak'a yönelik olası askeri harekat olduğunu söyledi. Gül, şöyle konuştu.
"Görüşmelerimizin ikinci konusu ise, bölgemizde giderek tehlikeli bir hal arzeden Irak konusu olmuştur ki benim bölgeye yaptığım gezinin esas amacı da budur.
Bu noktada çok geniş ve samimi görüşmeler yapılmış, karşılıklı düşenceler aktarılmıştır. Sayın Cumhurbaşkanına yaptığım ziyaretlere ilişkin gözlemlerimi aktardım.
Hepimizin kaygısı bu bölgede çıkacak muhtemel bir savaşın maliyetini bu bölge halkının ödeyeceğinin açık olmasıdır. o nedenle, bu konuda yapılacak her şeyi yapmanın önemli olduğu kanaatine vardık.
IRAK BM KARARLARINA TARTIŞMASIZ UYMALI
Yine bir şeyi teyit ettik ki, bu savaşı önlemek için hepimizin sorumluluğu vardır, hepimiz gayret sarf etmeliyiz ama en çok gayret Irak tarafından sarf edilmeli.
Irak'ın BM güvenlik konseyi kararlarını hiç şüpheye yer bırakmayacak şekilde uygulamasının gerekli olduğu konusunda müşterek kanatimiz var.
ORTAK FİKİRLER VAR
Ayrıca yine böyle bir askeri çatışmayı önlemek için yapılabilecek çeşitli somut adımların da olduğu kanaatine vardık.
Bu konularda ziyaret ettiğimiz ülkelerle de tekrar istişareleri yapıp müşterek bir hareket içinde olmayı da doğru bulduk. Bununla ilgili kısa süre içinde istişarelerimizi tamamlayıp kamuoyuna da açıklamalarda bulanacağız."
MESAJIN İÇERİĞİ
Başbakan Gül daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gül, Devlet Bakanı Tüzmen aracığılıyla Irak Devlet başkanı Saddam Hüseyin'e gönderdiği mesajın içeriğini soran gazetecilere, "Bunun ayrıntılarını Türkiye'de açıklayacağını, Irak'ta olası bir harekatın önlenmesi için samimi çaba içinde olmak gerektiğini, Türkiye'nin de bu konuda üzerine düşeni yaptığını" söyledi.
Gül, İranlı gazetecilerin Diyarbakır'daki uçak kazası için üzüntülerini bildirmesi üzerine teşekkür etti.
IRAK'IN ZENGİNLİĞİ IRAK HALKININDIR
Başbakan, bir süre önce tartışma konusu olan, "Irak petrollerinde Türkiye'nin de hakkı olduğu " yönündeki iddiaları hatırlatan bir İranlı gazeteciye ise şu yanıtı verdi:
"Bir yanlış anlama var, Musul-Kerkük'le ilgili bir takım tartışmalar basına doğru-yanlış yansıdı. Biz ırak'ın toprak ve siyasi bütünlüğüne çok önem veriyoruz. Bölgenin zenginlikleri malumdur. Bunlar o ülkenin kendi vatandaşlarına aittir öncelikle. Bizlere düşen görev, bölgede komşu ülkeler arasında barışı, istikrarı ve dostluğu sağlamaktır. Bunu sağladığımız andan itibaren ekonomik ilişkiler, karşılıklı ortak yatırımlar o kadar gelişecektir ki bölgenin nimetlerinden bütün bölge halkları yararlanacaktır."
IRAK'IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ HERKESİN ÇIKARINADIR
Bir başka soruya ise Gül'ün yanıtı, "Biz şimdi önce savaşssız bitmesi için gayret ediyoruz. bütün çabamız bunadır ve bunun takdir edilmesi kanatindeyim. Bir kez daha tekrar ediyorum ki ırak'ın toprak bütünlüğü bu bölgedeki bütün halkların çıkarınadır. Bölge insanlarının barış içinde yaşaması hepimizin önceliği olmaladır" şeklinde oldu.
Gül yine bir soru üzerine şunları söyledi:
"Bu turumzun amacı barıştı, savaşsız bir şekilde krizin çözülmesiydi. Ben yaptığım görüşmelerde bunun hala mümkün olduğu kanatindeyim. ABD Başkanı Bush da önce savaşsız çözüm demektedir, BM Gehel Sekreteri Annan da aynı konunun altını çözmektedir. Dolayısıyla az bir ihtimal bile olsa bunun için gayret göstermek gerekir. Bu konuda çeşitli fikirler var, bunlar kısa sürede olgunlaştırılacak ve adım atılacaktır. Herkesin üzerine düşen görev de budur. Savaş taraftarlığı kimseye yakışmaz.
BARIŞ İSTİYORUZ AMA HER TÜRLÜ SENARYOYA HAZIRIZ
Gül, İranlı bir gazetecinin sorusuna da "Ziyaretlerimizin amacı savaşı konuşmak değil, barışı konuşmaktır. Dolayısıyla savaştan nasıl uzaklaşılır ve barışcıl yoluyla çözülür. Buna rağmen her türlü senaryoya hazırlıklı olmak görevimizdir. Ama macımız, bütün bu güyretler, giderek tehlikeli bir şekilde tırmanan bu kirizi savaşsız yolla çözmektir. Bu samimiyeti ziyaret ettiğim her yerde gördüm" diye yanıt verdi.