Adalet Bakanı Çiçek, bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, ticari hayatta önemli bir yer tutan Çek Yasası'nda değişiklikler öngören tasarının Başbakanlığa sunulma aşamasına geldiğini söyledi.
3167 sayılı Çek Kanunu'nun, 1985 yılında yürürlüğe girdiğini hatırlatan Çiçek, bu kanunla ilgili olarak açılan davaların, 2001 yılındaki toplam ceza davaları içindeki payının yüzde 13.5'e ulaştığını kaydetti. Bu yasadan kaynaklanan sorunların çözümlenmesi için 4-5 yıldır çalışma yapıldığını kaydeden Çiçek, Anayasa'da yapılan değişiklikle ''ekonomik suça, ekonomik ceza'' ilkesinin getirildiğini belirtti.
Yasa hazırlanırken tarafların görüşlerinin alındığını ifade eden Çiçek, bu görüşlerin iki noktada toplandığını, bunlardan birinin ekonomik suça, ekonomik ceza, diğerinin ise hapis cezasının sürdürülmesi olduğunu söyledi. Tasarının bu her iki görüşü de karşılayacak şekilde olduğunu belirten Çiçek, tasarının kişileri çek defteri verecek olan bankaların ve Merkez Bankası'nın görev ve sorumluluklarını yeniden düzenlediğini söyledi.
Bankaların çek defteri verirken Merkez Bankası'nın kendilerine verdiği bilgileri çok iyi değerlendirmesi gerektiğini kaydeden Çiçek, bankaların, karşılıksız çıkan her çek yaprağından sorumlu olacakları miktarın 60 milyon liradan 150 milyon liraya çıkarıldığını ve bu miktarın her yıl güncelleştirileceğini kaydetti.
Çek hesabı açtırmaktan yasaklama cezacı almış kişilere hesap açan bankalar için ceza hükmü getirildiğini ifade eden Çiçek, düzeltme hakkının kullanılmasının ihtara bağlı olmaktan çıkarılarak yargılamanın hızlandırılmasının amaçlandığını belirtti.
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı şikayette bulunanların şikayet anından itibaren müdahil sıfatı kazanacağını belirten Çiçek, müdahil ve vekilinin haklı mazereti olmaksızın üst üste 2 kez duruşmaya gelmemesi halinde şikayetten vazgeçmiş sayılacağını, böylece davaların uzamasının önleneceğini, kişilerin de yargıyı meşgul etmek yerine, alacağını takibe zorlanacağını anlattı.
Şikayetten vazgeçme nedeniyle davanın düşmesi halinde müdahilin, ödeme nedeniyle davanın düşmesi veya cezanın ortadan kaldırılması halinde sanık veya hükümlünün yargılama giderlerinden de sorumlu olacağını ifade eden Çiçek, davayı düşüren ve cezayı ortadan kaldıran hallerin de yeniden düzenlendiğini söyledi.
KARŞILIKSIZ ÇEK VERME
Adalet Bakanı Çiçek, bu tasarının en önemli değişikliğinin karşılıksız çek keşide edenlere bundan sonra hapis cezası yerine para cezası getirmesi olduğunu belirtti. Burada da ilk defa karşılıksız çek keşide edenlere hapis cezası yerine çek bedeli kadar ağır para cezası verilmesinin hükme bağlandığını kaydeden Çiçek, ancak, burada kötü niyetlileri ayıran bir düzenleme de yapıldığını ve karşılıksız çek keşide etmek suçunun tekrarı halinde yine hapis cezası öngörüldüğünü anlattı.
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan özel hukuk tüzel kişileri bakımından ceza sorumluluğu getirildiğini belirten Çiçek, kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağının ayrı bir suç oluşturacağının da hükme bağlandığını anlattı. Çiçek, vadeli çek olarak adlandırılan ileri keşide tarihli çekin üzerinde yazılı keşide tarihinden önce bankaya ibraz edilmesi ve karşılığının kısmen veya tamamen bulunmaması halinde hukuki takip yollarına başvurma hakkının saklı tutulduğunu, ancak bu halde cezai takibatın başlatılamayacağının hükme bağlandığını bildirdi.
Bakan Çiçek, tasarının karşılıksız çek bakımından uygulanacak gecikme faizinin miktarını da hükme bağladığını, yetkisi olmadığı halde çek defteri basanlara ve bastıranlara verilecek cezayı düzenleyen hükümde ise Türk Ceza Kanunu'na atıf yapılması yerine verilecek ceza miktarının ve suçun unsurlarının tasarıda hükme bağlandığını kaydetti.
KARŞILIKSIZ ÇEK VERENE 1-5 YIL HAPİS
Çiçek, bir soru üzerine, tekrar tekrar karşılıksız çek verenlere ve para cezasını ödemeyenlere 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası getirildiğini söyledi.
Tasarı, karşılıksız çek keşide edenin açılan ceza davasından kurtulması bakımından yapacağı ödemenin gecikmesi halinde tazminat miktarlarını da artırıyor. Bu yolla, keşidecinin ödemeyi geciktirme yoluyla haksız kazanç ve yarar beklemesi yerine bir an önce ödemede bulunma yolunda çaba göstermesi amaçlanıyor.
Tasarıya konulan geçici maddeyle düzeltme hakkını kullanma olanağını kaybetmiş olanlara geçicibir süre için fırsat verilmesi öngörülüyor. Bu düzenlemeden faydalananlar hakkındaki yasaklama kararları ortadan kaldırılacak.