|
Şimdiki yönetimin, "Paralar battı, üzerine bir bardak su için" dediği holding hakkında açılan davaların iddianamelerine göre bu paralar yurtdışında toplanırken, dini inançlar suiistimal edildi.
Endüstri Holding'te ‘250 milyon markın üstüne bir bardak su için’ sözüyle duyurulan iflas için Adalet Bakanlığı ve Konya Savcılığı harekete geçti. Daha önce açılan dava dosyalarındaki iddianameler, Almanya'dan Konya'ya 397 milyon markın çuval ve çantalarla taşındığını ortaya koydu.
Endüstri Holding'te yaşananlar hem TBMM'yi hem de savcıları yeniden harekete geçirdi. Konya Suçüstü Savcısı Metin Arslan soruşturma başlatırken, Adalet Bakanlığı da holding hakkındaki tüm bilgi, belge ve davalarla ilgili dosyaları Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan istedi.
Konya Suçüstü Savcısı Metin Arslan holding hakkında hazırladığı soruşturma iddianamesinde ulusal ve yerel basında yer alan Endüstri Holding yöneticilerinin açıklamalarının komuoyunda değişik yorumlara yol açabileceğini belirterek, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açılmasına karar verildiğini söyledi. Arslan, ‘‘Yeni holding yöneticilerinin açıklamalarında resmi kurum ve kuruluşların da holding talanında yer aldığı belirtiliyor. Bu talana katıldığı öne sürülen resmi kurum ve kuruluşların da belirlenmesi için holding yeni yönetiminin ifadelerinin alınmasını’’ istedi. Adalet Bakanlığı'nın Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan istediği bilgi ve belgeler arasında halen 2'nci Ağır ve Asliye Ceza Mahkemeleri'nde devam eden davalar da bulunuyor. Bu davaların iddanamelerine göre 397 milyon mark toplandı ve paralar ülkeye valiz ve çuvallarla sokuldu.
Ağır Ceza Mahkemesi'nde eski Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ertekin hakkında 'Cürüm işlemek amacıyla çete oluşturmak, gasp, dağa adam kaldırma, görevi kötüye kullanma, dolandırıcılık, hırsızlık' davaları halen devam ediyor. Ayrıca bu davalarda holdingin eski ve yeni yöneticileri ile aileleri hakkında 'Güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hırsızlık' suçlarından 20 ayrı dosya da yer alıyor. Aynı mahkemede holdingin yurtdışından getirdiği belirlenen 493 milyon markın holding kasasına 327 milyon mark kaydedildiğide belirtiliyor.
DİNİ PEK BİLMEM
Konya 2'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmalarda Holding'in eski Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ertekin, çete kurarak yurt dışında para topladıkları iddialarını kabul etmeyerek, 1996 yılında Mahmut Uçar ve kendi kardeşleri ile birlikte Endüstri Holding'i kurduklarını ve yatırım yapmayı istediklerini söylemişti. Mahmut Uçar'ın istifa etmesinden sonra da yönetime kendilerinin geçtiğini anlatan Ertekin, savunmasını şöyle sürdürmüştü: ‘‘Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde oluşturduğumuz temsilcilikler vasıtasıyla Türk vatandaşlarından hisse devri yoluyla para topladık. Avrupa'dan iddia edildiği gibi 397 milyon mark değil, yaklaşık 210 milyon mark para topladık. Toplanan bu paralar Türkiye'de yatırım amacıyla kullanıldı. Biz irticacı değiliz. Zaten kendim de dini konularda fazla bilgi sahibi değilim. SPK'ya kaydolmak için başvurduk. Ancak Holding'in eksiklerinin tamamlanması için bize süre verildi. SPK da, bizi din sömürüsü yapan bir holding zannetti. Bize izin vermediği gibi sürekli sıkıştırdı. Cezaevine girmem nedeniyle ekonomik itibarımız da sarsıldı.’’
Mahkeme, Mustafa Ertekin'in bundan sonraki tüm duruşmalara katılması şartıyla 20 milyar lira kefalet karşılığı tahliye edilmesini ve hakkında yurt dışına çıkma yasağının konulmasına karar vermişti.
Para Allahüekber Altını'na gitti suçu bana attılar
ENDÜSTRİ Holding Yönetim Kurulu eski Başkanı Mustafa Ertekin yaşananları kendisine karşı komplo olarak niteledi ve ‘‘Holdingi kurtaracaklarını söyleyerek ortaklarımızı ve kamuoyunu yanıltanlar aslında bugünkü yönetimdir. Ortaklarımızın paralarını bloke edip Sudan'a altın fabrikası kurdular. ALM adlı bu şirketin açılımı Allahüekber Bismillahirrahmanirrahim Sudan Altın Madeni'dir. Kılıf bulmak içinde de holding battı açıklaması yaparak insanları mağdur ettiler’’ dedi.
Ertekin, ‘‘Açıklamalar ve suçlamaların hepsi asılsızdır. Biz eski yönetim olarak holding ve şirketleri ile 11 bin ortağın mağdur edilmemesi için sessiz kaldık. Bunları kabul ettiğimiz sanılmasın. Onlar yaptıklarının hesabını vicdanları ve yasalar önünde verecekler’’ diye konuştu. Kendisinin 24 yıllık sanayici olduğunu, holding öncesi yem fabrikası, değirmen makinaları ve elektrik şirketinin bulunduğunu kaydeden Ertekin şöyle konuştu: ‘‘Şirketlerimi ve 1997-98 yılında 120 milyar lira nakit paramı holdinge verdim. Bugüne kadar bunların ne ana parasını ne de kárını aldım. Ben gurbetçi ortaklarımın alın terini yiyecek kadar şerefsizleşmedim. Ortaklarımızın paralarının çarçur edilmesine asla izin vermedim, yapanlarla mücadele ettiğim için başıma gelmeyen kalmadı. DGM'lerde yargılandım, cezaevlerinde yattım. Avrupa'daki ortaklarımıza bunları anlatamadım. Çünkü 5 milyarı aşan vergi borcu bulunan işadamları yurtdışına çıkamıyor. Gidip onlara anlatamadım. Paralarınıza bir bardak su için diyenlere sesleniyorum yönetimi ehil ellere verinler.’’
ÇATIŞMA YENİ DEĞİL
Ertekin, komplo olarak nitelediği olayları şöyle anlattı:
‘‘Bugünkü sorun yeni başlamadı. Çıkış noktası Avrupa Genel Koordinatörü ve şimdiki Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Tekin ve Avrupa Bölge Koordinatörleri ile temsilcilerden oluşan grup yöneticisi 60 kişiyle 2000 yılı ortalarında Mobella tesislerinde yapılan toplatıda alınan yatırım kararlarından sonra başladı. Yaklaşık 60 milyon dolarlık bu yatırımın kaynağı Avrupa'daki temsilcilerin hisse devirlerinden karşılanacaktı. Başta Avrupa Koordinatörü ve temsilcileri bu kaynağı karşılayacaklarını taahhüt edince yatırıma başlandı. Dolayısıyla yatırım borçlanarak yapıldı. Ancak bu yatırımlar devam ederken 2001 yılın ilk ayına kadar geçen 4 aylık sürede taahhüt ettikleri kaynağı göndermediler. Defalarca yapılan görüşmelerde sonuç alınamadı. Ortaklık kayıtlarımızı gelen-giden kayıtlar ve hisselerden sorumlu olan birimimiz Dış İlişkiler Müdürü Arif Ata Avrupa'daki durumu bize gerçek olarak yansıtmadı.’’
İddianamede neler var?
ADANA 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde Endüstri Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ertekin ile 11'i şirket yöneticisi toplam 20 kişi hakkında, TCK'nın 313'üncü Maddesi uyarınca ‘‘Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak’’ iddiasıyla açılan dava, mahkemenin verdiği görevsizlik kararından sonra Konya 2'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edilmişti.
DGM Savcısı Vural Ekiz tarafından hazırlanan iddianamede, tüm sanıkların, 1997-2001 yılları arasında Mustafa Ertekin'in yönetiminde planlı bir ortaklık anlayışı ile oluşturdukları teşekkülle, yurt dışında yaşayan gurbetçi vatandaşların dini inançlarını suiistimal ederek, din görevlileri vasıtasıyla para topladıkları vurgulanıyor. İddianamede, şöyle deniliyor: ‘‘Kuryeler aracılığı ile getirilen kayıtsız ve denetimsiz dövizin, şirket yöneticilerine teslim edildiği, kayıtların gizlendiği, daha fazla hisse senedi satabilmek için hazırlanan reklam kampanyalarında şirkete ait olmayan yatırımların şirkete aitmiş gibi gösterildiği, yine şirketin ticari hacminin dahi, olduğundan büyük gösterilerek dolandırıcılığın asli unsurlarının kişileri kandırabilecek nitelikte hile yapıldığı, getirilen dövizin şirketin yasal ticari kayıtlarında görülmediği anlaşılmıştır.’’
Mobella'yı biz değil ekonomik kriz batırdı
MUSTAFA Ertekin, Ahmet Tekin öncülüğündeki grubun tahahhütlerini yerine getirmek için holding yönetimini devralmak istediğini belirterek, ‘‘Biz bu öneriyi reddettik. Bu arada Mobella A.Ş'nin ürettiği modüler ve koltuk ürünlerinin ana bayiliğini almak isteyen 3 bin başvuru oldu. Bunun üzerine yatırımları yönetmek için holding yönetim ve koordinatörleri ile birlikte Mobella'nın başına geçtik. Bayilik ağı kurarak sıkıntıyı aşmak için yoğun çalışma başlattık. Bir ay sonra ülke genelinde ortaya çıkan ağır ekonomik kriz nedeniyle 5 ay alım satım durdu’’ diye konuştu.
Ekonomik kriz nedeniyle yatırımlardan kaynaklanan borçları ödeme gayreti içine girdiklerini söyleyen Mustafa Ertekin şöyle devam etti: ‘‘Ancak krizden dolayı alacaklılar hacze geçme kararı aldı. Görüşerek bir süre daha haczi durdurduk. Yeni yönetim ve 20 kişilik temsilcilerden oluşan Tekin'in ekibi 2001 yılının 7'inci ayları civarında Konya'ya geldi. Selçuk Otel'de 20 gün kaldılar. Holding merkezinde yaptığımız görüşmelerde yönetimi tekrar devralmak istediler. Biz şirketlerin geleceği için mecburen devretmeye rıza gösterdik. Ancak 20 gün sonunda bu defada yönetimi almayacaklarını söyleyerek Konya'dan ayrıldılar. Giderlerken Karahanlılar Hukuk Bürosu'na vekalet verdiklerini, azınlık hisse toplayacaklarını öğrendik.’’
Mağdurlar dolandırıcılık davası açsın
ENDÜSTRİ Holding'e bir dönem avukat olarak hizmet veren CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Endüstri Holding tarafından mağdur edilen vatandaşların, eski yöneticiler hakkında TCK'nın ‘‘Nitelikli dolandırıcılık suçunu’’ düzenleyen 504'üncü Maddesi'nden dava açabileceklerini söyledi. Holding'in 11 bin 800 ortağının, haklarını yasal yollardan arayabileceğini ifade eden Kart, şöyle konuştu: ‘‘Mağdur insanlar mutlaka haklarını aramalıdır. Bu olayın dolandırıcılık kapsamında değerlendirilebileceğini düşünüyorum. Ortaklar ellerindeki dokümanlarla savcılıklara başvurup kamu davası açılmasını sağlayabilirler’’ diye konuştu. |