|
Atlas Dergisi tarafından yayımlanan Yeşil Atlas'ın son sayısı Anadolu'da nesli tükenen canlılara ayrıldı. Bunlardan birini çok iyi biliyoruz ama artık çok geç. Evet, bir zamanlar ülkemizde bir pars yaşardı. Anadolu parsı denilen bu güzel hayvan avcıların elinde yok oldu. Çok yakın zamana kadar sırtında avlanmış parsın postuyla fotoğrafçıya poz vermek bir gelenekti.
Pars avlamakla ünlü bir avcının adı Mantolu Hasan'a çıkmıştı. Böyle böyle, nihayet son Anadolu parsı 1973'te Beypazarı civarında vuruldu. Bu pars şimdi Ankara'daki MTA Tabiat Tarihi Müzesi'nde vitrinin arkasında sergileniyor. Dicle ile Fırat arasındaki Mezopotamya, doğanın zenginliği sayesinde büyük uygarlıkların beşiği olmuştu. Şimdi bu bölgede barajlar sadece uygarlıkların son izlerini değil, doğanın sadece burada görülen son varlıklarını da tehdit ediyor. Ilısu Barajı'yla yok olacak türlerden birkaçını sayalım: Yeşil arıkuşu, alaca yalıçapkını, kızıl akbaba, Fırat araptavşanı, Urumiye semenderi, uzun kulaklı kirpi, çöl varanı... Vahşi bir hayvan olduğu için sürekli vurulma tehlikesi altında yaşayan kurtlar da gittikçe azalıyor. Doğu ve İç Anadolu bölgelerinde genellikle bin metreden yüksek alanlarda yaşıyorlar. Şimdi onlardan 7 bin tane kaldı. Anadolu'daki en büyük etobur olan bozayı ise ormanlarda ve sarp dağlarda yaşıyor. Kara Avcılığı Kanunu'nun vurulmasını yasakladığı türlerden biri, ama yasak sık sık ihlal ediliyor. Şimdi WWF Türkiye, bu hayvanları gözlemek için bir proje oluşturuyor. Çoğumuz bilmiyoruz ama, Anadolu'da çizgili sırtlanlar da var. Kirli açık sarı bir fon üzerinde, 6-10 cm eninde siyah şeritlerden oluşan güzel bir derisi var. Bu yeleli hayvan 250-3300 metre yükseklikte yaşıyor. Ama ne kadarı kalmış, bilmiyoruz. Bütün bu canlılar arasında bazıları var ki, son örnekleri neredeyse parmakla sayılıyor.
SON 68 KELAYNAK
Geçen sene sadece 17 yavruları oldu
Geçen yıl tam 17, ondan önceki yıl da 19 kelaynak (geronticus eremita) dünyaya geldi. Yavruların tam sayısını biliyoruz, çünkü 1989'dan beri onlar artık bir üreme istasyonunda yaşıyorlar. Yalnız üreme zamanı şubat ayında serbest bırakılıyorlar. Oysa bir zamanlar özgür ve yabandılar. Mısır-Birecik arasında yaşarlardı. Her yıl yaklaştıklarında, Birecik'te gökyüzü kararırdı. 1950'lerin sonunda Suriye'den gelen çöl çekirgesi baskınını önlemek için güçlü zehir DDT acımasızca boşaltıldı uçaklardan. Sayıları gittikçe azaldı. 1975'ten itibaren koruma projeleri gündeme geldi. Sonunda 2001'de Milli Parklar Av Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü, Orman Bakanlığı, İngiliz Kraliyet Kuşları Koruma Derneği (RSPB) ve Doğal Hayatı Koruma Derneği (DHKD) Kelaynak Koruma Projesi'ni başlattılar. Bir üreme istasyonunda hiç değilse üremeleri sağlanıyor. Hedef, ileride yeniden tümüyle yaban hayata dönmeleri. Hayattaki tek akrabaları, Fas'ta yaşayan 65 çift.
SON 800 DENİZ KAPLUMBAĞASI
Issız kumsalları özlüyorlar
Deniz kaplumbağaları dünya denizlerinde 90 milyon yıl boyunca hiç evrim geçirmeden yaşamayı başardılar. Anadolu'nun ıssız kumsalları, yumurtalarını bıraktıkları en önemli sığınaklardan biriydi. Ama 20. yüzyılın son çeyreğinde bu ıssız kumsallar aniden lüks oteller, yazlıklar ve yat limanlarıyla doldu. İki tür deniz kaplumbağasından caretta caretta Ekincik, Dalyan, Dalaman, Fethiye, Patara, Kale, Kumluca, Çıralı, Alata, Tekirova, Belek, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa, Anamur, Göksu Deltası'nda yumurtluyor. Şu anda 700-800 dişi caretta caretta kalmış. Yeşil denizkaplumbağası chelonia mydas ise Kazanlı, Akyatan ve Samandağ'da yumurtluyor. Bunlardan Türkiye'de 300-400 dişi kaplumbağa kalmış durumda.
SON 200 BÖCEK ÇİÇEĞİ ORKİDE
Salep uğruna katlediliyorlar
Türkiye'deki salep üretimi, ophrys ve orchis cinsleri başta olmak üzere bütün orkideleri tehdit ediyor. Böcek çiçeği (ophrys lycia) bu orkide türlerinden biri. Doğada onlardan sadece 40-200 kök kalmış durumda. Bu orkideler, böcekleri cezbetmek için onlara benzeyen çiçekler açıyorlar. Ancak Türkiye'de her yıl yaklaşık 45 ton salep üretiliyor, bunun 15 tonu da kanunlara rağmen ihraç ediliyor. Salep üretmek için, orkideler iki soğanıyla birlikte topraktan sökülüyor. Salep için topraktan sökülen orkide miktarı yılda 45-180 milyon arasında değişiyor.
SON 150 ŞAHKARTAL
Adları yırtıcı kendileri narin
Kartallara, doğanlara ve şahinlere ‘‘yırtıcı’’ kuş damgası vuruldu. O kadar güçlüydüler ki, herşeye direnebilirlerdi sanki! Oysa tam aksine çok narindiler. Bugün çok azı yaşıyor. Şahkartal (aquila beliaca) bunlardan biri. Daha yaygın olan kaya kartalından biraz daha küçük. Nesli bütün dünyada tehlikede. İç Anadolu, İç Batı Akdeniz ve Doğa Anadolu'da yaşıyor. Ormanların yok edilmesi, yuvalamaya uygun iri ağaçların kesilmesi, yasadışı avcılık yüzünden geriye yalnız 30-60 çift kalmış durumda.
SON 500 TOY
İnsan görünce bozkıra saklanıyorlar
Bir bozkır kuşu toy (otis tarda). Bir zamanlar Anadolu'da onlardan binlercesi yaşıyordu. Ama vuruldular, zehirlendiler, yurtlarından kovuldular. Bugün sadece 500'ü hayatta. Anadolu'nun en ücra bozkırlarında bir sır gibi saklanarak yaşıyorlar. Yirmi kilo olmalarına ve devasa boyutlarına rağmen insanoğlundan o kadar iyi saklanıyorlar ki, onları görmek çok zor. Ciddi korunma önlemleri alınmazsa, 10 yıl içinde tümüyle yok olacakları düşünülüyor.
VE DİĞERLERİ
Yeşil arıkuşu (merops superciliosus): 50-100 çift
Çöl varanı (varanus griseus): 100
Fırat araptavşanı (allactaga euphratica): Bilinmiyor
Fırat kaplumbağası (rafetus euphraticus): Bilinmiyor
Uzunkulaklı kirpi (hemiechinus auritus): Bilinmiyor
Kurt (canis lupus): 5000-7000
Bozayı (ursus arctos): 800-3000
Çizgili sırtlan (Hyaena hyaena): Bilinmiyor
Ak kuyruklu kartal (haliaetus albicilla): 8-15 çift
Kara akbaba (aegypius monachus): 300-400 çift
Kızıl akbaba (gyps fulvus): 300-500 çift |