|
AKP Bitlis Milletvekili, Bayındırlık Bakanı Zeki Ergezen'le ilgili belgeleri günlerden beri açıklıyorum.
Atatürk'ü öldürmeye kalkışanların ‘‘saygınlığının’’ geri verilmesi amacıyla verilen önergeye imza atan bu şahıs, gerçekleri göz göre göre saptırmaktan çekinmiyor. Önergeye attığı imzayı ‘‘ertesi gün’’ geri çektiğini iddia ederken, imzasını tam 40 gün sonra geri çektiğini belgelerle kanıtlıyorum.
Önergeye ‘‘okumadan’’ imza attığını söylüyor! Komiktir, ayıptır.
Bu şahıs şimdi Bayındırlık Bakanı olarak görev yapıyor. Kendisine getirilen önergeyi okumadan imzalayan bir kimse bakan olabilir mi?
Sonra korkuya kapılıp imzasını geri çeken kişiye devletin Bayındırlık Bakanlığı emanet edilir mi? Ancak Zeki Ergezen olayının devamı ilginç.
* * *
Elimde eski Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş'ın geçtiğimiz günlerde Turan Dursun ödülünü kazanan çok ilginç ve belgelerle dolu bir kitabı var.
‘‘İrtica ve Bölücülüğe Karşı Militan Demokrasi’’. (Bilgi Yayınevi).
Kitabın 13. baskısını okuyorum ve 60. sayfasında kanımı donduran bir gerçekle daha karşılaşıyorum. O tarihte Refah Partisi milletvekili olan Zeki Ergezen Mekke'de 27 Mayıs 1993 günü aynen şunları söylüyor:
‘‘İki Allah'lı, iki peygamberli millet olur mu? Yeryüzünde iki Allah'lı millet haline getirilmişiz biz. Bir tarafta kendi inandığımız Allah'ımız, kendi inandığımız ahretimiz ve peygamberimiz, diğer tarafta DEVLETİN BİZE ZORLA KABUL ETTİRDİĞİ LAİKLİK.
Müslüman hem laik hem Müslüman olamaz. Bunu sade burada söylemiyorum. Mekke'nin bu mukaddes topraklarında onların ajanlarından ve istihbaratından uzak olduğumuz için konuştuğumuzu zannetmeyin.
Allah'a şükürler ediyoruz ve hamd ediyoruz, o Meclis'te ben ve kardeşlerim hem Müslüman hem laik olamayız. BİZ BU LAİKLİKTEN KURTULMALIYIZ.
Müslüman hem laik hem Müslüman olamaz. Bunu kabul ediyorlar da, ne hikmeti ilahi ise belli yerlerden korkuyorlar.
Ben her gittiğim yerde kadınları görünce onlara diyorum ki ey analar, siz evlatlarınızı yiğit yetiştirin. Korkak yetiştirmeyin. Çocuklarınız trafik kazalarında öleceğine, çocuklarınız PKK olaylarında öleceklerine, henüz öyle evlatlar yetiştirin ki, Allah'ın nizamını savunmak için yetişsin, Allah'ın davasını savunmak için öldürülsün.’’
Vural Savaş'ın kitabı temmuz 2000'de basılmış. Yani aradan 2,5 yıl zaman geçmiş. Dün kendisine sordum: ‘‘Zeki Ergezen size bir açıklama gönderdi mi, bu sözlerini yalanladı mı?’’ Hayır, böyle bir şey olmamış. Zaten her şey belgeli imiş.
* * *
Şimdi Ergün Poyraz'ın AKP ve bunların önde gelenlerini anlatan muhteşem kitabı ‘‘Patlak Ampul’’ün 72. sayfasına bakalım. İşte Zeki Ergezen'den bazı alıntılar:
‘‘İslam nizamının devlet nizamına hakim olması, laik sistemin bir an önce DEFOLUP GİTMESİ için canı gönülden dua etmemizi ve duanın kabulünü Cenabı Hak'tan temenni ediyoruz...
Parlamentonun devamında bir yazı var. Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir deniyor. O söz laftan ibarettir...
Batı, Müslümanların arasına milliyetçilik fikirleri soktu. Bunların başına da Bekri Mustafalar koydu. Onlara da siz sade ve sade laikliği koruyacaksınız (dedi). Hep Müslüman ülkelerdeki ordular, Müslüman halkları sindirmek için...
70 yıl önce (Cumhuriyet) devrim başlatmış. Bu devrimle laiklik için on binin üzerinde insanımız öldürüldü, idam edildi. (Sözleri tamamen yalan). Ümmet perişan edildi, başsız bırakıldı...
Anayasasında dini yazılı olmayan tek ülke biziz. Dinsiz millet haline getirilmişiz. Bizim dinimiz laiklik! Bizim dinimiz Atatürkçülük!
Dört evlilik. Kuran dört evliliğin nasıl yapılacağını tarif ediyor. Müslümanlardan kaç tanesi böyle olabilir?..
Ben laik değilim. Kuran bir hayat nizamıdır. Kuran'ı rehber, Hazreti Muhammet'i önder yaparak yürümeliyiz’’.
* * *
Sevgili okuyucularım, ortada Türkiye Cumhuriyeti devleti adına son derece vahim, son derece ürkütücü bir tablo var.
AKP'li Bayındırlık Bakanı Zeki Ergezen'in geçmişte altına imza attığı önergeler ve söylediği sözler, devlet yaşamı açısından ciddi boyutlara ulaşıyor.
DEVLET BU KAFAYA EMANET EDİLEMEZ. BU KAFA BAKAN OLARAK GÖREV YAPAMAZ.
YA DERHAL İSTİFA ETMELİ, YA DA DERHAL GÖREVDEN ALINMALIDIR. |