05/01/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Gündem
05.01.2003
Ertuğrul ÖZKÖK
Birlikte olmak istediğim 5 kadın
  
 

DOĞAN Hızlan'dan dinlemiştim. Bir gün şairlerin ve şirin büyüklüğünden söz ederken, muzip bir arkadaşı sözünü kesmiş.

‘‘Doğan Bey, şiir nedir biliyor musunuz’’ diye sormuş.

Hızlan şiirin ne olduğunu, sanat estetiği teorileri açısından anlatmaya çalışırken, o yine sözünü kesmiş.

‘‘Doğan Bey, şiir bir erkeğin, bir kadını beraber olmaya ikna etmek için kullandığı bir enstrümandır’’ demiş.

Yani alelade bir alet...

Tabii Doğan Hızlan'ın tüyleri diken diken olmuş.

Ama siz de fazla ciddiye alıp hemen sinirlenmeyin.

Dedim ya, muzip bir arkadaş.

Fıkradaki gibi, ‘‘Bir kadeh içince öyle abuk sabuk konuşur’’.

* * *

Yatıştınız mı, öyleyse ben de biraz provokatörlük yapayım.

‘‘Bu muzip arkadaşın söylediği şeyde hiç mi gerçek payı yok?’’

Yani aramızda hangimiz, hayatımızın bir veya birkaç gününde bir kızı veya kadını ikna etmek için dizeler okumamışızdır?

Mesela Ece Ayhan'dan...

Ne bileyim Attila İlhan, Turgut Uyar, Edip Cansever veya bir başkasından.

Hangimiz, böyle çok intim, çok mahrem bir anda, ezbere bildiğimiz birkaç ‘‘İkinci yeni’’ dizesi patlatmamışızdır?

İstisnasız bütün erkeklerin, kadınları ikna etmek için, dışardan bakıldığında çok komik görünebilecek şeyler yaptığına inanıyorum.

Nereden mi?

Canım nereden bileceğim.

Herkesten...

O nedenle Doğan Hızlan'ın muzip arkadaşının sözlerini çok kaba ve soğuk bir eşek şakası sanmayın. İçinde mutlaka belli bir gerçek payı vardır.

‘‘Belli bir gerçek payı’’ diyorsam, o miktarı da küçümsemeyin.

Bazı erkeklerin hayatında o pay, yüzde tekerleğinin neredeyse tamamıdır.

* * *

Neyse daha ileri gitmeyeyim; çünkü alacağım eleştirileri, yiyeceğim hakaretleri şimdiden hissetmeye başladım.

O nedenle son bir sözle konuyu kapayayım.

Bana göre, bu muzip arkadaşın yorumu, şiiri küçültmez, tam aksine daha da önemli bir sanat dalı haline getirir.

Ama insanların hayatı, ‘‘önde görülenlerle, gölgede söylenenler’’ arasındaki çelişkiler kronolojisidir.

İnsanlar çoğu kez, dışından ve içinden ayrı konuşurlar.

Bunu en güzel hicveden insan da ‘‘Mad’’ Dergisi'nin çizeri Sergio Aragones'tir.

Önde bir şeyler söyleyen bir insan vardır.

* * *

Ama arkadaki duvara vuran gölgesi, hep bunun aksini yapar.

Geçenlerde ‘‘Friends’’ dizisinin bir bölümünde ilginç bir tartışma vardı.

Arkadaşlardan biri, ötekilere, ‘‘Hayatınızda en çok birlikte olmayı arzu ettiğiniz kadın kimdir’’ diye soruyordu.

Hepsi, üçer beşer isim veriyordu.

Ama verdikleri isimlerin hepsi, ya sinema oyuncusu ya da ses sanatçısıydı.

Yani gerçek hayattan kimse örnek vermiyordu.

İçlerinden sadece Ross bu soruyu çok ciddiye alıp, hemen cevap vermiyordu.

İki üç gün sonra elinde yazılı bir káğıtla gelip istediği kadınların isimlerini açıklıyordu.

Ama onunkiler de sinema veya müzik dünyasındandı.

Gelin birlikte bir test yapalım.

En çok birlikte olmayı arzu ettiğiniz kadın veya erkek kimdir?

Ben benimkileri sayayayım:

İki değişmez isim:

Laura Antonelli ve Sophia Loren.

İkisi de 50'sini devirmiş.

Biri neredeyse enkaza dönmüş.

Peki yenilerden Jennifer Aniston.

Biraz da Monica Belluci.

Laetitia Casta'
yı asla unutmamam lazım.

Görüyor musunuz, gerçek hayattan kimse yok.

Yani ben yakın çevreden, oradan buradan, tanıdıklardan kimseyi beğenmiyorum veya birlikte olmak istemiyorum.

Söyleyin, bundan daha büyük ikiyüzlülük olabilir mi?

* * *

Olamaz!

Ama diyorum ya, dıştan ve içten söylenenler farklıdır.

Aslında, dışardan söylenen, yani fiziki olan şeyler hayal, içten söylenen, yani fiziki olmayanlar ise gerçektir.

İnsan denen varlığın en büyük simyacılık gücü budur.

Gerçekle hayalin yerini değiştirebilmek.

Yani kelimenin tam anlamıyla ikiyüzlülük...


Ertuğrul ÖZKÖK
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Yakış ben demedim diyor
 
    Ali Atıf BİR
  İnsan en zor dinini değiştirir!
 
    Ayşe ARMAN
  Bela diyemem ama mükafat olduğu da tartışılır
 
    Bekir COŞKUN
  Örgüt bidonu
 
    Doğan HIZLAN
  Köprü jürisinden ‘O ağacın altı’na
 
    Doğan ULUÇ
  Yılbaşı gecesinde timsah avı
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Bu şahıs o makamda kalamaz
 
    Enis BERBEROĞLU
  ABD ordusu Kürt tercüman arıyor
 
    Ercan KUMCU
  Şirin görünmeyi bırakın ekonomik gerçekleri görün
 
    Erkan ÇELEBİ
  Fırsatçılar savaş pazarına çıktı
 
    Ferai TINÇ
  Referandum gibi araştırma
 
    Gila BENMAYOR
  Kolay mı bu devirde risk alıp konuşmak
 
    Yurtsan ATAKAN
  Biri bizi bişey yapıyor
 
    Murat BARDAKÇI
  Irak’ı bu casus kadın tek başına kurdu
 
    Pakize SUDA
  Erkekler hangi kadınları sever
 
    Sedat ERGİN
  Ankara, ABD'nin işini zora sokuyor
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Çok yiyip içenin derdi de çok olur
 
    Uğur CEBECİ
  Uçaklar sizi beklemez
 
    Yalçın BAYER
  Politikacıyı yüzünden değil gözünden tanı
 
    Yalçın DOĞAN
  Oscar’ın gömdüğü efsanevi aşk
 
    Mehmet YAŞİN
  Dünyayı bulan gezginler
 
    Özdemir İNCE
  Okurun halsizlikleri!
 
    Oğuz ARAL
  Bunamanın nimetleri
 
    İbrahim Bilik
  Puroya niye biber, odun, toprak deniyor?
 
    Sevgi'nin Diviti
  Hayalimdeki Türkiye
 
    Doğan Hakyemez
  Zorlu mücadele
 
    Şükrü KIZILOT
  10 katrilyonluk ‘Vergi Barışı’nı açıklıyoruz
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com