04/01/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 16:31
04.01.2003
Gül: Savaşsız çözüm arıyoruz

Suriye lideri Esat ile görüşen Başbakan Gül, Irak sorununun barışçı yollardan çözümü konusunda çeşitli senaryolar üzerinde görüş alışverişinde bulunduklarını belirterek, "Irak'ın doğal kaynaklarının Irak halkına aittir. Bu konuda hemfikiriz" dedi.

Gül, Ortadoğu ülkelerine yaptığı gezinin ilk durağı olan Suriye'nin başkenti Şam'da basın toplantısı düzenledi. 

Başbakan Gül, küresel ve bölgesel barış ile istikrara çok önem verdiklerini söyledi.
 

Bu bağlamda, Türkiye-Suriye ilişkilerine çok önem verdiklerini belirten Gül, bu gezinin amacının, Ortadoğu'da karşı karşıya kalınan son gerginlik ve son kriz ile ilgili bölge ülkeleri olarak ne yapabileceğini ele almak ve bunu, bölgenin liderleri ile görüşmek, savaşsız bir şekilde bu sorunun çözümüne katkıda bulunmak olduğunu ifade etti.
 

Gül, şöyle devam etti:
 

''Hala inanıyoruz ki savaşsız şekilde bu sorun çözülebilir. Aslında BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın son demeçleri, Başkan Bush'unson açıklamaları, ABD Dışişleri Bakanı Powel'in son açıklamaları hep bu yöndedir. Nedir: Bu sorunun, barışçı bir şekilde, savaşsız bir şekilde çözümü herkesin arzusudur. Herkesin arzusu olduğuna göre, bunun için gayret etmek gerekir. Bu önce tabiki bölgedeki ülkelere düşen bir görevdir.
 

Irak'a uzun sınırları olan ve Irak'a komşu olan iki ülke Türkiye ve Suriye. O açıdan biz önce Suriye ile başladık. Bu görüşmelerde ortaya çıkan şey şudur: Bizim duyduğumuz kaygılar, aynı şekilde Suriye yetkilileri ve sayın Cumhurbaşkanı Beşar Esat tarafından da duyurulmaktadır. Şayet barışçı yollarla bir netice alınamaz ve arzu edilmeyen bir savaş ortaya çıkarsa, bunun bütün bölgedeki olumsuz yansımaları herkesi çok yakından ilgilendirmektedir. O bakımdan savaşsız bir şekilde sorunun çözümü için olağanüstü bir gayret içinde olmak gerektiği müşterek kanaatimizdir.''
 

Başbakan Gül, Türkiye ile Suriye'nin bu yöndeki gayretlerini eşgüdüm ve koordine halinde yapacaklarını ifade etti.
 

Gül, yarın Mısır ve Ürdün'e gideceğini anımsatarak, Suudi Arabistan'a yapacağı ziyaretin 11 Ocak tarihinde gerçekleşeceğini bildirdi. Gül, Suudi Arabistan'da da bu konuları görüşüp, aynı kaygıları dile getireceğini, barışı sağlamak, savaşsız bir şekilde sorunu çözmek için gayretlerini koordine etmek arzusu içinde olduklarını söyleyeceğini bildirdi.
 

Türkiye ve Suriye ilişkileri söz konusu olduğu zaman herkesin memnuniyetle gördüğü bir yön olduğunu belirten Gül, son günlerde ve aylarda iki ülke ilişkilerinin gerçekten çok daha iyileştiğini ve pekiştiğini kaydetti. Gül, ''Çünkü gerek Türkiye gerek Suriye tarafı, siyasi irade ve arzuyu ortaya koymuşlardır. Bu siyasi irade ve arzu nedir: Türkiye ve Suriye'nin bir çok konuda işbirliği yapabileceği ve bunun için önümüzdeki engelleri kaldırmak yönündeki irademiz, Türkiye ve Suriye halkı arasındaki kardeşliği daha da pekiştirmek ve ekonomik sahada olmak üzere turizm, sanayi ve siyasi sahalarda da işbirliğini derinleştirmektir'' diye konuştu.
    

Başbakan Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, SuriyeCumhurbaşkanı Beşar Esat'a yaptığı daveti tekrarladığını ifade ederek,önümüzdeki günlerde Suriye Dışişleri Bakanı'nın Türkiye'ye geleceğini söyledi. Gül, Suriye Başbakanı Mustafa Miro'ya da Türkiye davetini tekrarladığını ifade ederek, Suriye'de çok faydalı bir görüşme yaptıklarını bildirdi.
  

GÜL: IRAK OLAĞANÜSTÜ GAYRET SARFETMELİ

Gül, Şam'da düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı Başbakan Gül'e yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle:
 

Soru: Bu görüşmelerden sonra bölge ülkeleri adına ABD ve Irak'a bir mesaj mı vereceksiniz?
 

Gül: Bu mesaj olabilir, mesajın ötesinde ilişkiler olabilir, karşılıklı görüşmeler şeklinde olabilir. Bunları konuşuyoruz. Ama sizesamimiyetle şunu ifade etmek isterim ki konuşmalar havada kalan, sadece iyi dilekleri ortaya koyan tavırların ötesinde somut adımların da atılabileceği yöndedir.
 

Soru: Barış için ilk adımı Suriye'den attınız. Şu anda barış için elinizde ne var. Ya da bu eşgüdüm bundan sonra nasıl sağlanacak?
     

Gül: Biz bir ticari anlaşma, görüşme için gelmedik. Şu kadar milyon dolarlık bir anlaşma imzaladık veya şu malı sattık, bu malı aldık diyelim. Bildiğiniz gibi bu bir süreçtir. Bu süreçte olumlu adımların atıldığını, niyetlerin olduğunu, müşterek çalışma içerisine girmemizin gerekliliğini karşılıklı olarak tespit ettik. Bu çerçevede içerisinde hazırlıklar yapılacaktır. Önümüzdeki günlerde Suriye Dışişleri Bakanı Türkiye'ye gelecektir. Önümüzdeki günlerde diğer ülkeleri de ziyaret edeceğim. Aynı temenniler ve görüşler orada da ortaya atılacaktır. Biz şunu yapmak istiyoruz:
 

Yapılacak hala çok şey vardır. Sonuna kadar bunu denemek için hepimiz üzerimize düşen gayretleri sonuna kadar gerçekleştirmeliyiz. Yoksa savaş istemiyoruz deyip oturup savaşın çıkmasını beklemek değildir. Savaşı hiç kimse istemez. ABD de Irak da savaşı arzu etmez. Ama eğer gerekli gayretler gösterilmezse o zaman savaşlar da istenmeyeistenmeye olmuştur. O bakımdan büyük bir mesuliyet duygusu içindeyiz, sorumluluk duygusu içindeyiz. O çerçevede görüşüyoruz.
  

''GÖRÜŞMEMİZ ÇOK SAMİMİ GEÇTİ''

Görüşmemiz çok samimi geçmiştir. Gayet açık bir ortam içinde geçmiştir. Söylenebilecek her şey karşılıklı olarak ifade edilmiştir. O bakımdan çok faydalı, inandırıcı olmuştur. Karşılıklı olarak bilgilerimizi birbirimize aktardık. Bu gayretleri bir eşgüdüm haline getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
 

Şüphesiz ki Irak'a da çok büyük görevler düşmektedir. BM Güvenlik Konseyi'nin aldığı kararları Irak'ın çok açık ve şeffaf bir şekilde yerine getirmesi gerekir. Bu da çok önemlidir. Sadece bu tehlikeli silahlardan arındırma değil, komşularla ilişkilerini daha da iyi noktaya getireceğini göstermesi gerekir.
 

Türkiye ve Suriye Irak'ın bütünlüğüne çok önem vermektedir. Bu heriki sınır ülkenin de önceliğidir. Irak'ın toprak bütünlüğü muhafaza edilmelidir, korunmalıdır. Irak'ın kaynakları Irak halkının olmalıdır.Bu konuda hiç tereddütsüz bir ortak görüş söz konusudur.
 

EŞGÜDÜM İÇİNDE HAREKET ETME

Soru:
Buraya bölgenin silahtan arındırılması ve Irak'ın uluslararası camiaya katılmasını içeren bir planla mı geldiniz? Suriyeile ikili ilişkileri ele aldınız mı? Bunlar arasında su ve Hatay sorunu var mı?
 

Gül: Şüphesiz ki çeşitli düşünceler vardır. Bu düşünceleri karşılıklı olarak dile getirdik. Bu düşünceler içerisinde savaşı önlemek için olabilecek olanları, dikkatli bir şekilde hep beraber çalışalım. Yeni düşünceler ortaya çıkabilir. Bunları ne kadar gerçekleştirilebilir, hep beraber değerlendirelim dedik. Fikirler ortaya atılmıştır, bu fikirler tartışılmıştır ve bunların içinde olabilecekler ile ilgili eşgüdüm içinde hareket etme noktasına gelinmiştir.
 

Diğer ülkelere de bunlar söylenecektir ve aynı çerçeve içinde hareket edilecektir.
 

Tabii ki Türkiye ile Suriye ilişkileri de konuşuldu. Biz şimdi geçmişe değil geleceğe bakıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı Beşar Esat, gayet açık ve şeffaf biçimde, büyük bir vizyonla Türkiye ile Suriye ilişkilerini iyileştirme arzusu içindedir. Bizler de aynı duygu içerisindeyiz. Çünkü bu kadar uzun sınırı olan iki ülkenin ilişkilerinin bu seviyede olmaması gerekir. Halklarımız zaten kardeştir, barışıktır. Dolayısıyla siyasi iradelerimizi de ortaya koyduktan sonra yapılabilecek çok şey vardır. Geleceğe çok olumlu bakıyoruz. Gelecek çok parlak olacak. Türkiye ve Suriye'nin işbirliği bölgeye örnek olacaktır.
    

SADDAM'IN SÜRGÜN EDİLMESİ

Soru:
Bazı Arap gazetelerine manşetten giren bir haber var. Türkiye'nin Saddam Hüseyin'in sürgün edilmesi yönünde tavrı olduğu yönünde Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasına binaen böyle bir haber yapılmış. Böyle bir şey var mı?
 

Gül: Dışişleri Bakanımızın böyle bir açıklaması yoktur. Yaptığı açıklamalar sizler tarafından çok iyi bilinmektedir.
   

Soru: Çözüm arayışları içerisinde Saddam Hüseyin'in Irak'ı terk etmesi de var mı?
 

Gül: Biz bunu konuşmadık.
 

Soru: Sizce Irak'ta denetim yapan elçilerin BM'ye sundukları raporlar olumlu çıkarsa o zaman bölgesel inisiyatif vakti gelmiş olur mu?
 

Gül: Şüphesiz bu raporlar BM Güvenlik Konseyi'ne sunulacak. BM'nindaimi üyeleri ve diğer ülkeler vardır. Bu konular orada değerlendirilecektir. Tam tatminkar olursa savaşın olmaması için en büyük adımlar atılmış olacaktır. O bakımdan Irak'ın olağanüstü bir gayret içinde olması lazımdır. Yapacağı şeylerin daha fazlasını yapması gerekir. Çok şeffaf olması gerekir, hiçbir tereddüde mahal bırakmaması gerekir.
 

ABD'YE ZİYARET

Soru:
Sanırım önümüzdeki günlerde ABD'ye de ziyaret yapacaksınız. ABD yönetimine temaslarınızla ilgili bilgi verecek misiniz? Ayrıca Şamhavaalanında 16 bakan sizi karşıladı. İlk defa böyle bir karşılama oldu. Bunu nasıl karşılıyorsunuz?
 

Gül: Bu, her iki ülkenin ortaya koyduğu siyasi iradenin, arzunun  açık ifadesidir. Suriye, Türkiye ile ilişkisini daha ileri düzeyi götürmeyi amaçlamaktadır. Türkiye de aynı düşünce içindedir. Sayın Cumhurbaşkanımız da Suriye'ye gelmiştir. Karşılıklı bir irade, arzu vardır. Söylediğiniz şey Suriye tarafından bunun en iyi şekilde yine gösterilmesidir.
 

Sorunuzun ikinci bölümüne gelince, şüphesiz ki krizin savaşsız birşekilde önlenmesi için katkı sadece bu tarafta değil, ABD yönetimi nezdinde de olacaktır. Düşüncelerimizi, gördüklerimizi aktarmak yararlı olacaktır. Bunun çeşitli yolları vardır.
 

Soru: ''İlişkilerimizi karşılıklı bir diyalog içinde götüreceğiz''dediniz. Bunun için bir yöntem üzerinde konuştunuz mu? Özel telefon hattı ya da başka şey.
 

Gül: Tabii bunlar daha da somut bir şekilde olacaktır. Bunu geniş bir şekilde düşünebilirsiniz. Müşterek ziyaretler olabilir... Bunlar olgunlaştırılacaktır. 

 (aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com