Hayatı, dünyaca ünlü İtalyan filmi "Cinema Paradiso"daki enstantanelerle benzerlikler gösteren Uluçay, sinemanın büyülü dünyasına, okuduğu ilkokula gelen bir filmi izledikten sonra adım attığını söyledi. "O güne kadar sinemadan haberim yoktu" diyen Uluçay, "Hareket kazanmış binlerce resim kareleri olarak nitelendirdiği" ilk izlediği filmin kendisini büyülediğini, o andan itibaren sinemacı olmaya karar verdiğini belirtti.
AHIRDA SİNEMA
Uluçay, bu hayalinin giderek bir tutku haline dönüştüğünü, 12 yaşındayken bir arkadaşıyla birlikte sinema makinesi yapmayı planladıklarını ifade ederek, o günleri şöyle anlattı: "3 yıl uğraştık sanıyorum. Sonra yaptığımız makineyle, bir ahırda, köylülere film göstermeye başladık. Sinema çöplüklerinden filmtoplar, bunları birbirine ekler, ahırın duvarlarında birkaç saniyelik görüntüler elde ederdik. Ahırda, denizleri, ormanları seyrederdik."
Ailesinin, "Sinema ve resim gibi işler zengin çocuklarının işidir" diyerek bu tutkusunun önüne geçmeye çalıştığını belirten Uluçay, bunun sonucu olarak uzun bir süre sinemacılıktan uzak durmak zorunda kaldığını, bu sürede kamyon muavinliği ve inşaat işçiliği yaptığını söyledi.
Babasıyla birlikte gittiği Bursa'da, gördüğü bir film makinesine adeta aşık olduğunu, Bursa'da kaldığı sürece, 8 milimetrelik bu makineyi görmek için her gün 3.5 kilometre yürüdüğünü anlatan Uluçay "Sinema makinesi yapmakla bu işlerin yürümeyeceğini anladım. "Esas yaratan yönetmendir" diyerek, 14 yaşımda yönetmenlik yapmaya karar verdim" dedi.
Metin Erksan'ın "Kuyu" filmini de izledikten sonra artık geri dönüşü olmayan bir yola girdiğini anlatan Uluçay, şöyle konuştu: "Film makinesini yaptığım arkadaşım İsmail Mutlu ile tekrar köydeyollarımız birleşti. Almanya'da çalışan bir gurbetçi, bir gün bize birkamera gösterdi ve satacağını söyledi. Çok kötü bir kameraydı. Bu kamerayı binbir güçlükle aldık ve 1992 yılında ilk kısa metrajlı filmimizi çektik. Kamerayı aldığımızda, ben yem fabrikasında işçilik yapıyordum. Çektiğimiz film çok harika olmuştu. Biz beğenmiştik ama birileri de izlemeliydi."
11 FİLMLE 22 ÖDÜL
Uluçayın, filmi izlemesini istediği "Birileri" Anadolu Üniversitesi'nde karşısına çıktı. Arkadaşı İsmail ile birlikte filmi üniversiteye bağlı sinema bölümüne götüren Uluçay, ilk gösterimini şöyle anlattı: "Bizi dekana çıkardılar. Dekan Prof. Dr. Dursun Gökdağ şaşırdı. Herhalde köy düğünü çekip geldiğimizi düşündü. Yine de salonu hazırlattırıp, bazı kişileri seyretmek için çağırdı. Filmi seyrettikten sonra hepsi hayranlıklarını ve şaşkınlıklarını gizleyemedi. Bu filmi ve başarıyı İsmail'e borçluydum. Filmleri İsmailkurguluyordu. O eğer sinemaya devam etseydi, en iyi görüntü yönetmenlerinden biri olurdu."
Üniversiteden aldıkları moralin kendisine büyük moral ve güç verdiğini söyleyen Uluçay, geçen sürede çektiği 11 kısa metrajlı filmiyle ulusal ve uluslararası festivallerde 22 ödül aldığını bildirdi. Yaşamı boyunca uzun metrajlı bir film çekmeyi düşlediğini kaydeden Uluçay, "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak"ı çekerek, bu düşünü gerçekleştirdiğini ifade etti. Uluçay, 2 çocuğun yaşamından birkesiti anlattığı filminde yine kendi köyünden 2 çocuğu oynattığını söyledi.
SSK'dan aldığı emekli maaşıyla geçimini sağlayan Uluçay, bugüne kadar sinemacılık alanında hiçbir eğitim almadığının altını çizerek, "Sinema eğitimi almamak, benim bir nevi steril kalmamı sağladı. Özgünlüğümü, o çevrenin etkisinde kalmamama bağlıyorum" diye konuştu.
YENİ HAYALİ OSCAR
Haylaz bir çocuğunkine benzer düşleri, oturduğu derme çatma binanın duvarlarından, film endüstrisinin kalbi sayılan ABD'ye uzanan Uluçay'ın şimdiki en önemli hayali ise Oscar ödülünü kazanabilmek.
Oscar'ın birçok sinemacının hayali olduğunu belirten Uluçay, ulaşmak istediği son noktayı şöyle ifade etti: "Ama her sinemacı bilir ki, Oscar, Amerikan sinemasının pazarıylailgilidir. Bu ödülün evrensel boyutta değerlendirildiğini düşünmüyorum. Yine de, herşeyiyle ulusal kültürümüzle yüklü projelerimin, dünya sinemasında tanınmasının hayalini kuruyorum. Her ne kadar ucuz maliyetli olsa da, projelerimin dünya sinemalarında, pahalı efektli, sırf teknolojiden ibaret olan filmlerden sıyrılıp, öneçıkacağına inanıyorum. Herşeye rağmen, filmlerimin yüklü olduğu mesajlarla, sıcaklıklarıyla, dünyanın gözünde farklı bir çıkış yapacağını umuyorum."
Uluçay, çekimleri tamamlanan, montaj çalışmaları süren "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak" filminin vizyona girmesinin ardından uzun metrajlı yeni filmleri "Bozkırda Deniz Kabuğu" ve "Bir Kuzey Masalı"nın çekimlerine başlayacağını bildirdi.