Çok sayıda unutulmaz şarkının bestecisi olan Nalkesen'in cenazesine, sanat camiasından Bülent Ersoy'un dışında katılan olmadı.
Ersoy, Nalkesen'in çok değerli bir insan ve besteci olduğunu belirtirken, cenaze namazına gelerek görevini yerine getirdiğini kaydetti. Gözyaşlarına hakim olamayan Ersoy, şunları söyledi: "Gönül çok şey söylemek istiyor ama kelimeler boğazıma düğümleniyor. Kelime haznem, duyduğum üzüntüyü ifade etmeme yetmiyor. Çok kıymetli bir insan ve bestekardı. Büyük bir ustaydı. Tamburun, kanunun, udun telleri koptu, şarkılar sustu."
Antalya'daki programının ardından İzmir'e geldiğini kaydeden Ersoy, diğer sanatçıların cenaze namazında bulunmaması konusunda ne düşündüğünün sorulması üzerine, "Ben ekstra bir şey yapmadım. Gerekliolanı yaptım. Birçok sanatçı onun şarkılarından para kazandı. Gelmeyenlerin mazeretlerinin ne olduğunu bilmiyorum. Yurtdışında olabilirler" dedi.
Cenaze namazına katılan ünlü besteci Avni Anıl ise Nalkesen'in dönemine imza atmış değerli bir besteci olduğunu belirterek, "Ne mutlu ki, 52 yıldan beri dinlenen ve Dünya döndükçe dinlenecek, kendine özgü eserler bıraktı" diye konuştu.
Nalkesen'in eşi Meliha Nalkesen, rahatsızlığı nedeniyle cenaze namazı öncesi camiden ayrılırken, oğulları Selçuk ve Süleyman Nalkesen, kızı Ebru Nalkesen ve torunları, cenaze boyunca gözyaşlarını tutamadı.
Ünlü besteci Nalkesen'i son yolculuğunda sevenleri yalnız bırakmazken, İzmir Valisi Alaaddin Yüksel, Büyükşehir Belediye BaşkanıAhmet Piriştina, Emniyet Müdürü Halil Tataş, Konak Belediye Başkanı Erdal İzgi, İzmir eski Valilerinden Hüseyin Öğütcen, Mazhar Zorlu Holding Onursal Başkanı işadamı Mazhar Zorlu cenaze namazında ön sıralarda saf tuttu.
7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Kültür Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik, AK Parti İzmir Milletvekili Serpil Yıldız, TRT Genel Müdürü Yücel Yener, sanatçı Adnan Şenses ve Muazzez Ersoy ise cenazeye çelenk gönderenler arasındaydı.
" BESTELERİNİ YAŞATMAYA ÇALIŞACAĞIM DEDECİĞİM"
Ünlü besteci Yusuf Nalkesen'in torunu İnci Bahar Nalkesen'in, dedesinin ölümünden duyduğu üzüntüyü ifade ettiği mektubu, Türk Bayrağı'na sarılı tabutun üzerine kondu.
Dedesi Yusuf Nalkesen'in cenaze namazından hemen önce kaleme aldığı mektubunda, çok yoğun duygular içinde olduğunu belirten İnci Bahar Nalkesen, "Canım, bir tanecik dedeciğim. Şu an öyle yoğun duygular içindeyim ki sorma. Ben senin bestelerini yaşatmaya çalışacağım. Gayret gösterip girmeye çalışacağım koroya. Sen sakın merak etme. Gözün arkada kalmasın" ifadelerine yer verdi.
583 BESTESİ VAR
Üsküp'te 1923 yılında Dünya'ya gelen Yusuf Nalkesen, El ele Yaşam Dergisi'ne verdiği son röportajında 583 bestesi, bin civarında da güftesi olduğunu ve hiç kimseden ders almadan günde 6-7 saat çalışarakud çalmayı öğrendiğini söylemişti.
1951 yılında İzmir Radyosu'nda saz eserleri çalmaya başlayan Nalkesen, 1953'te açılan sınavı kazanarak radyoda ud sanatçısı oldu.
Beste çalışmalarına da aynı yıllarda başlayan sanatçı, "Veda busesi", "Gitmek mi zor kalmak mı zor", "Avuçlarımda hala sıcaklığın var", "Seninle bir sonbahar mevsimiydi tanıştık" gibi çok sayıda sevilen esere imza atmıştı. Nalkesen, bir süre tedavi gördüğü Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi ve evindeki hasta yatağında da beste yapmaya devam etmişti.