Kopenhag zirvesi sonuçlarını değerlendiren Yakış, ''Kavga ederek değil, mantıklı bir çerçevede düşüncelerimizi anlatıyoruz. Bizim hedefimiz, Kopenhag zirvesine kadar yapılacak her şeyi yapmaktı. Çok az vakit vardı. Eğer öteki adaylara uygulanan ölçütler Türkiye'ye de uygulansaydı, 12 Aralık'ta bize tarih verirlerdi'' dedi.
Bazı adaylarla, Kopenhag kriterlerine uymadıkları halde tam üyelikmüzakerelerinin başlatıldığını hatırlatan Yaşar Yakış, şöyle konuştu:
''Bize tarih vermeye hiç hazır olmayan o kadar çok ülke vardı ki, bir adım gerisinin Selanik zirvesi olduğunu söyledik. Buna da destek çıkmadılar. O zaman, 2003 sonunda çıkacak olan Komisyon değerlendirme raporunu dikkate almalarını ve tarihi 2003 sonunda yapılacak zirvede vermelerini istedik. Bunu da yapmazlarsa, durumu izah etmenin mümkün olmayacağını belirttik. Nasıl olsa 2003 sonunda kriterleri yerine getirmeyeceğimizi düşünüyorlar. Bazı ülkelerin Türkiye'ye hiç tarih verilmemesini istediklerini söylüyorlar.''
Yakış, ''Kopenhag kararını bir felaket, bir çöküntü, bir bozgun olarak görmüyoruz. 2003 raporuna kadar bütün eksiklerimizi tamamlayacağız. Tertemiz bir rapor çıkacak, hedefimiz bu. Bunu gerçekleştirirsek, tarihin 2003 sonuna çekilmesini isteyebileceğiz'' dedi.
VERHEUGEN, OCAK'TA TÜRKİYE'YE GELİYOR
AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen'in Ocak ayında Türkiye'ye geleceğini, Katılım Ortaklığı Belgesi'nin güncelleştirilmesinin söz konusu olacağını belirten Yakış, ''Eksik gördüklerini söyleyecekler. Bilgi vereceğiz'' diye konuştu.
Yaşar Yakış, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
''Eksiklik olarak görülen şeylerin zaten Türk milleti için yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bunları AB'ye girme çabasının bir parçası olarak görmüyoruz. Bu yüce milleti layık olduğu çağdaş düzeye getirmek istiyoruz. Samimiyiz. İslam ile çağdaş değerlerin bağdaşmaz bir yanı yok. Halkının çoğunluğu Müslüman olan bir ülke, bu çağdaş düzeyi yakalayabilir. Bunu kanıtlamak istiyoruz.''
KIBRIS
BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, Kıbrıs'ta yeni bir ortaklık devleti kurulması planı üzerinde duran Yakış, müzakerelere 28 Şubat'a kadar devam edileceğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:
''Bu tarihe kadar kurulacak olan devleti kurmak için çabalarımızı sürdürme imkanımız var. Sayın Denktaş, müzakerelere iyi niyetini ortaya koyarak devam edeceğini ifade etmiştir. Kendisini bu tutumunda destekliyoruz. AB'nin Kopenhag'da Kıbrıs Rum kesimini bünyesine alma kararını reddettiğimizi resmen açıkladık. AB'ye girmek için müracaat eden Kıbrıs'ı biz tanımıyoruz. Antlaşmalara göre başvuru hakları yok. İtiraz kaydımızı sürdürüyoruz.
Uluslararası antlaşmalara ve hukuka aykırılık devam ediyor. Biz müzakereleri samimiyetle ve iyi niyetle sürdürmeye kararlıyız. Oradakimanzarayı görmeden fazla spekülasyona bu aşamada gerek yok.''
ABD DESTEĞİNİN IRAK KONUSUYLA BAĞLANTISI YOK
Yakış, ABD'nin Türkiye'ye verdiği desteğe ilişkin bir soruyu da şöyle yanıtladı:
''Amerika'nın verdiği desteğin iyi niyetli olduğundan eminim. ABD'nin girişimlerinin bazı ülkeler üzerinde olumlu etkiler yaptığını da biliyoruz. Bazı başka ülkelerin nezdinde, 'Amerika kim oluyor da müdahale ediyor' diyenler var. ABD desteğinin, Irak konusuyla ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Irak meselesi güncel değilken dahi, ABD Türkiye'nin AB'ye girmesini destekliyordu. Türkiye'nin Batı camiasındakalması, Türkiye'yi İslam alemine bir örnek haline getirebilir. Bu, küresel sorumlulukları olan ABD gibi bir devlet için bir kazançtır. Ayrıca, birçok alanda çıkarları aynı yönde olan, NATO müttefiki olan bir ülkenin AB üyesi olmasını ABD doğal görüyor.''