15/12/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Pazar
15.12.2002
Doğan ULUÇ
Et pazarının alıcı satıcısı
  
doganuluc@aol.com
 

Geçen haftaki yazımda göğüs, apış arası teşhiriyle mal, mülk, servet sahibi olan striptizci Atom Rita'yla görüşmemi naklettim.

Tek koca namzedi peşinde binlerce kızın seçmelere girdiğini, finalistlerin ekranlarda ter dökerek çekişmesini, güzelliğini kanıtlamak için yarışmalara girenleri anlattım. Akabinde bir hayli telefon, e-posta mesajı aldım. Paris'ten Londra'dan okurlar ‘Soho Gülü’ Atom Rita'nın adresini sordular, ‘‘Gelip görün burada da ‘hızlı' dilberler var’’ dediler. Oysa bunca yıldır göreceğimizden fazlasını gördük. Niyetimiz soyunmakla hayat kazanmanın, genç kızların Tanrı’nın bahşettiği güzelliklerini yarışmalarda kanıtlamasının gurur verici bir iş olmadığını vurgulamak idi.

Aslında hedefimiz yalnızca vücut sergileyen kadınlar değil. Erkekler de bu işin içinde. Londra'da saygın konuma sahip devlet memuru kocası, para-pul sahibi olmak için anadan üryan karısını her gece erkeklerin önüne sürmese Atom Rita belki de striptize yanaşmayacaktı. Beyazperdede, ekranda, podyumda, özel kulüplerde çıplaklık kökeninde erkeklerin şehvet arzularını gözle de olsa tatmin ihtiyacı yatıyor. Playboy ve benzeri dergilerin milyonluk tirajları da aynı sebebten.

Teşhir hastaları hariç, kadınlar erkeklere kendilerini beğendirmek için soyunuyorlar. Erkekler doğuştan polygamist (çok eşli) eğilimli. Durumu elverenler dost-metres tutuyor, hayat kadınlarına takılıyor, diğerleri seks şovları, kadın dergileriyle yetiniyor. Seks dürtüsü bazen öylesine ağır basıyor ki akıl almaz ilişkilere giriyorlar. New York'ta yaşadığım sürece bu kentte cereyan eden olaylara herkes gibi ‘‘Bu da olur mu?’’ diye hayret etmemeyi öğrendim. Gene de şaşkınlığa düştüğüm çok oldu. Şimdi aşağıdaki satırları okumaya devam edin.

Aralık ayının son günü Florida'da bir şatoda bir nikah kıyılacak. Damat Sanford Asher 60'ına merdiven dayamış ünlü bir avukat. Gelin Line Grosjean 21 yaşında İsviçreli çıplak dansöz. Milyoner avukat Sanford iki yıl önce kızların çırılçıplak şov yaptığı Paradise Club'de turist vizesiyle kaçak çalışan Line'a ilk görüşte tutuluyor. Grosjean iri göğüsleri, top kalçaları, seksi dansıyla babasından yaşlı avukatın aklını başından alıyor. Şovların daimi izleyicisi Asher'in ardı ardına şampanyalar ısmarladığı ilişki süratle gelişiyor. Haftası dolmadan Grosjean'la birlikte Manhattan'da dubleks bir dairede yaşamaya başlıyor.

Saçları dökülmüş milyoner avukat evli, iki kızı da İsviçreli dansözden yaşlı. Scarsdale'deki malikanesini terkeden Asher torunu yaşındaki Grosjean'i vizon kürkler, pırlanta takılarla donatıp spor araba hediye ederken otuz yıllık eşi Jayne Asher'e boşanma davası açıyor. Striptizci metresiyle evlenme hazırlığına giriyor.

Oysa 19 yaşındaki çıplak dansözün gönlünde Johnerson James adlı 32 yaşında bir zenci dostu var. Grosjean ile James ilkin zengin avukatı öldürmeyi tasarlıyorlar. Arkadan fikir değiştirip karısı Jayne'i yok etmeyi planlıyorlar. Dansöz kara sevdaya tutulmuş avukattan sızdırdığı 10 bin doları James'e vererek bir tetikçi bulmasını istiyor. Şeytani planda Jayne'in cesedi yanına kocasının parmak izleri bulunan bir içki kadehi bırakıp cinayeti milyoner avukata yüklemeyi düşünüyorlar. Son anda dansözün sevgilisi korkup durumu polise ihbar ediyor. Tevkif edilen Grosjean cezaevine gönderiliyor. Zenci sevgilisi, dansözle avukatın sevişme fotoğraflarını Jayne Asher'a satmayı teklif ediyor. Asher teklifi reddediyor.

Peki, ilkin kendisini sonra karısını öldürtüp cinayeti yaşlı sevgilisine yükleme planı yapan dansöz hapse girince olay bitiyor mu? Hayır. Striptizciden ‘‘Bana çılgınca sevişme zevkini veren kadın. İstese Papa'yı dahi baştan çıkarır’’ diye bahseden milyoner avukat kesenin ağzını açıp Grosjean'in savunması için New York'un en başarılı ağır ceza avukatlarını kiralıyor. 20 yaşına basmış çıplak dansözü dört ay yattığı cezaevinden çıkartmayı başarıyor. Mahkeme Line Grosjean'ı Florida'daki annesi Nicole'un vesayetine bırakıyor. Şimdi kara sevdaya tutulmuş Asher ile striptizci Grosjean Manhattan'ın göbeğinde lüks bir daire satın almak üzere binaları geziyorlar. Avukat Asher'in müstakbel eşine çeyiz hazırlamak için Tiffany's, Hermes, Dolce Gabbana gibi pahalı mağazalardan alışveriş yaptığı bildiriliyor.

Karısına ev, apartmanlar bırakıp milyonlarca dolar tazminat karşılığında boşanan avukat Asher Florida'da kiraladığı bir şatoda 31 Aralık günü Grosjean ile dünyaevine girecek. Hukukçu, işadamı, sanayici tanıdıklarına ‘‘Yılın nikahında sizi görmek istiyoruz’’ diye gönderdikleri davetiyelerin çoğuna red cevabı geliyor.

Muhayyele ürünü senaryodan, dar bütçeli bir film gibi bir hikaye bu ama olay gerçek. Kökeninde göğüs, bacak arası teşhiri, şehvet ve seks yatıyor. Kusur yalnızca kadınlarda değil.


Doğan ULUÇ
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Bir başlangıç, bir bitiş
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Standart hayatlar hapishanesinden kaçış
 
    Ali Atıf BİR
  Vaaaay be, ne logoymuş ya!
 
    Bekir COŞKUN
  Sevdam...
 
    Doğan HIZLAN
  Vivaldi'den öteye geçemeyenler!
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Kıbrıs'a dikkat
 
    Enis BERBEROĞLU
  Yarım saatlik hayal
 
    Ercan KUMCU
  Florence Nightingale
 
    Erkan ÇELEBİ
  Oto teybi çalındı, sigorta işi karıştı
 
    Ferai TINÇ
  Kıbrıs'ta ambargo kalkıyor
 
    Gila BENMAYOR
  Gizemli Ignatius'un hayali 2004'e kaldı
 
    Hadi ULUENGİN
  Bir Avrupa ekspresi
 
    Yurtsan ATAKAN
  Bilişime Kasımpaşa raconu
 
    Murat BARDAKÇI
  Bunlar Kopenhag değil 1839 kriterleri
 
    Pakize SUDA
  Konuşa konuşa değil, çalışa çalışa
 
    Sedat ERGİN
  AB kararının uzantıları
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  İnsan yalnız ekmekle yaşamaz
 
    Uğur CEBECİ
  En uzun menzilli uçak
 
    Yalçın BAYER
  Moskova'da üç gün...
 
    Yalçın DOĞAN
  Sınır karakolu niyetine trafik lambası
 
    Mehmet YAŞİN
  Nepal’de sihirli yaşam
 
    Özdemir İNCE
  Laik devlet ve kamusal alan
 
    Oğuz ARAL
  Gazete niye okunur?
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Ne mutlu Türküm diyene...
 
    Erman TOROĞLU
  Bahane aramayın
 
    Ercan SAATÇİ
  Kopenhang'dan sonra Kadıköy
 
    Togay BAYATLI
  Perşembenin gelişi
 
    Can BARTU
  Başka yolu yok
 
    İbrahim Bilik
  Şimdi Küba'ya gitme zamanı (2)
 
    Sevgi'nin Diviti
  Kötü, deli ve tehlikeli Lord Byron
 
    Şükrü KIZILOT
  At koşar, Maliye şaşar!
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com