|
Mesudiye'nin sırrı çözüldü
88 yıl önce, bir İngiliz denizaltısı tarafından vurularak batan Mesudiye Zırhlısı, 35 denizciye mezar oldu. 13 Aralık 1914'te Çanakkale Boğazı'na gömülen bu efsanevi zırhlı geride bir yığın soru işareti bıraktı: Şehit olan denizciler kimlerdi, sürekli hareket halinde olması gereken zırhlının Boğaz girişinde demirlemesi emrini kimler vermişti... |
|
 |
|
Kuzey buzullarında iki Türk
Serbest fotoğrafçı Ali Borovalı çocukluk rüyasını gerçekleştirip dünyanın en soğuk yerlerinden Grönland'a gitti, İnuitlerle (Eskimolar) yaşadı, -30 derecede fotoğraf çekti. Türkiye'nin ilk aletli dalıcılarından, çok ödüllü sualtı belgesel yapımcısı, 59 yaşındaki marjinal emekli Yılmaz Akyunus ise Kuzey Kutbu'nda katil balinaların peşine düştü. |
|
 |
|
Bollywood Çakıl'a taşınacak Dönem dönem farklı ülkeler tüm dünyadaki eğlence ve sanat akımlarına imzasını çakıyor. Daha birkaç yıl öncesine kadar bu alanlarda Latin Amerika etkisi hakimken şimdi rüzgar Hindistan'tan esiyor. Hint müzikleri, giysileri, ev dekorasyonu, dansları, yemekleri feci halde gözde. |
|
 |
|
Tek parti döneminin karikatür mürtecisi
Bu satırların yazarının ‘‘Derviş’’ ismiyle olan ünsiyetine áşina olanların, ‘‘eyvah, yine mi’’ diye telaşlanmasına gerek yok. Vallahi yok! Bu sefer sözü edilen ‘‘Derviş’’in bizim Kemal Bey'le, hemşehrilik dışında uzaktan yakından bir ilgisi bulunmuyor. |
|
 |
|
Doğduğu köye müze kuruyor Bayburt'a 45 kilometre uzaklıkta bir köy. Köyün de dışında, köyü ve Çoruh Vadisi'ni, Soğanlı Dağları'nı geniş bir açıdan görebilen bir tepe. Bu tepede 10 bin metrekareye yayılan bir müze binası: Baksı Müzesi Halk Sanatları Araştırma Uygulama Merkezi. |
|
 |
|
Teklemiş kalp barış içinde yaşayabilir mi? Farklı yaşlarda üç erkek. Üçü de kariyerlerinin önemli noktalarında. Hem hayatı, hem de yaptıkları işi çok seviyorlar. Üstelik yaptıkları iş hem yüksek tempolu, yorucu, hem de alabildiğine stresli. Ve son zamanlarda üçünün de başına aynı şey geldi: Kalpleri tekledi! |
|
 |
|
Sevmediğim müzik türünün icra edilmesiyle mükellefim Kültür Bakanı Hüseyin Çelik'in basınla tanışması, hiç de arzu edilecek bir biçimde gerçekleşmedi doğrusu. Söylemediği sözler başlıklara çıkartıldı ve deyim yerindeyse, bir kaşık suda fırtına estirildi. Bakan Çelik de adı geçen yazarları bizzat arayarak, durumu anlattı ve bir bakıma, nasıl bir istikamet takip edeceğinin de ilk ipuçlarını verdi. |
|
 |