Ozan Ceyhun yazılı olarak yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“Şu anda Kopenhag Zirvesi kararını 'bir yenilgi' olarak göstermeye çalışanların ya AB-Türkiye ilişkilerinin tarihçesinden ya da bu konunun detaylarından haberleri olmasa gerek. Tek taraflı olarak 'çıtayı yükselterek' Türkiye’de yanlış beklentilere neden olmak zaten sorumlu bir tavır değildi. Kopenhag Zirvesi’nden bugünün gerek AB’ndeki gerekse Türkiye’deki koşulları göz önünde tutulduğunda çıkabilecek en olumlu karar çıkmış durumda.
Kimilerinin yeni AB üyesi olacak 10 ülke nedeniyle kaygılanmalarını anlıyorum. Ancak bu kaygılar yersiz. Türkiye’nin AB üyeliği yolculuğunun 'artık geriye dönüşü olmayan bir yolculuk olduğu' tüm Türkiye karşıtı çevrelerce de bilinmekte.
Türkiye’nin kendine daha fazla güvenerek ve Avrupalı bir ülke olduğunu da -önümüzdeki iki yıl içinde Kopenhag Kriterleri’ni tamamen hayata geçirerek- kanıtlayıp AB üyeliği yolunda önemli bir rolü olan müzakere tarihini bizzat kendisinin belirlemesi kimseyi şaşırtmamalı.
Şimdi artık zirveden zirveye koşturma aşaması bitti. Hedef ortada. 2004 yılı sonunda tüm koşulları yerine getirmiş bir aday ülke olarak müzakere masasına oturulacak.
Bundan böyle 'bunlar bizi sevmiyor' tarzı arabesk açıklamalar yapmak yerine 'biz Avrupalı bir Türkiye olarak örnek bir demokrasi ve AB üyesi olarak AB için büyük bir kazanım olacağız' hedefini gerçekleştirmek modern Türkiye’ye yaraşır bir tavır olacaktır.
Kopenhag Zirvesi sonrası 'bizi idare edin' tarzı beklentilerin ardına sığınmayan, tam tersine uygulamaları ile 'kimseye insan hakları, demokrasi alanında' söz söyletmeyen Türkiye’nin AB üyeliğinin yakın olduğuna inanıyorum."