|
Alp ULAGAY
Avrupa'da futbol tribünlerinde eylül ayında çıkan olaylarla birlikte ırkçılık hortladı. Özellikle İngiliz oyuncuların maruz kaldığı ırkçı tezahürat, UEFA'yı alarma geçirdi. PSV Eindhoven 50 bin Frank para cezasına çarptırılırken, Yugoslav Sartid'in sahası bir maç kapatıldı.
Tribünlerdeki ırkçılığa karşı 10 maddelik bir eylem planı hazırlandı ve tüm üye federasyonlara gönderildi. Ancak iki hafta önce İngiltere’de Leeds Unitedlı Nick Barmby'nin Middlesborough'dan Boateng'e ırkçı hakarette bulunduğu iddiası ortalığı bir kez daha karıştırdı.
Binlerce seyirci hep bir ağızdan ‘‘maymunlar’’ diye haykırıyor. Bir uğultu halinde futbolcuları yıldırmaya, adeta sindirmeye çalışıyorlar. Yapılı oyuncu çamur deryasına dönmüş sahada rakiplerinin yanı sıra bir de bu kitleyle boğuşmak zorunda. Ama Emil Heskey'nin fazla çaresi yok. Hakemden bir müdahale gelmediğine göre en azından maçı bu şekilde bitirmek durumunda. Yine de talihli bir gününde. Maçın ikinci yarısında takım arkadaşı Owen'ın iki fırsatçı golü İngiltere'ye 2-1'lik bir deplasman galibiyeti getiriyor.
Liverpool'un ve İngiltere'nin başarılı forvet oyuncusu Heskey yıllardır bu sorundan mustarip. Ten renginden dolayı kendi ülkesinde de ama özellikle Doğu Avrupa deplasmanlarında tribünden koro halinde yükselen aşağılayıcı tezahüratlar karşısında çaresiz kalıyor. Çünkü futbol sahalarındaki bu ırkçı tezahüratın önü bir türlü alınamıyor. İki aydan beri yaşanan olaylar UEFA'nın ve ulusal federasyonların aldığı önlemlerin de yetersizliğini ortaya koyuyor. Bir buçuk ay önce İngiliz takımı Arsenal'in Eindhoven'da PSV ile oynadığı maçta, başta Thierry Henry, siyah oyuncular seyircinin ırkçı protestosuna maruz kaldılar. Ardından bir başka İngiliz takımı Leeds United'ın Yugoslav Sartid'le yaptığı UEFA Kupası maçında da benzer sahneler yaşandı.
Son 20 yılın ürünü
İngiltere'de 1970'lerin sonunda ve 1980'lerin başında Karayipler kökenli siyah fubolcuların sayısının artmasıyla birlikte stadyumlardaki ırkçılık da açığa çıktı. 1981'de Deptford'daki bir yangında 13 siyahın hayatını kaybetmesinden sonra Londra'nın banliyö takımı Milwall'un taraftarları ‘‘Biliyoruz ki zenciler petrolden daha iyi yanar’’ sloganını atmaktan çekinmemişti. Liverpool'un siyah forveti John Barnes'ın başına gelen, ırkçı tutuma en iyi örneklerden biriydi. Yeni takımının formasını ilk kez aynı şehrin takımı Everton'a karşı giydi. Siyah oyunculara kapılarını kapalı tutmakla tanınan Everton'ın taraftarları Barnes'ı ırkçı tezahüratlarla taciz etmekle kalmadı, işi sahaya muz atmaya kadar götürdü. Stadyumlardaki şiddetin önünü kesmeye çalışan Britanya otoriteleri 1991'da çıkardıkları Futbol Kanunu'yla ırkçı tezahüratları yasa dışı ilan etti. Ancak 1999'da İngiliz Guardian gazetesinin yayımladığı araştırmaya göre profesyonel lig maçlarında barınamayan ırkçı holiganlar, amatör maçlara dadanmışlardı. Üstelik bu maçlarda istedikleri davranıyor, başta siyahlar olmak üzere azınlık kökenli birçok seyirciyi taciz ediyorlar.
TÜRKİYE’DEN IRKÇI ÖRNEKLER
1996-97 sezonunda Galatasaray teknik direktörü Fatih Terim İstanbulspor maçından sonra rakip takımın antrenörü Saffe Susic'e yönelik olarak ‘‘Benim ülkemde hele bir Sırp bana hiç böyle laf edemez’’ demişti.
1998-99'da Trabzonspor başkanı Mehmet Ali Yılmaz takımın İngiliz oyuncusu Kevin Campbell için ‘‘Golcü diye aldık yamyam çıktı’’ yorumunu yapmıştı. Campell bu olaydan sonra İngiltere'ye döndü.
2000-01'de Fenerbahçe iki Yugoslav oyuncu Lazetic ve Mirkovic'i kadrosuna dahil edince başta Kazım Kanat olmak üzere bazı spor yazarlarından ‘‘bu Sırpların burada işi ne?’’ sesleri yükseldi.
2002'nin mayıs ayında İsrail-Filistin sorunun yeniden alevlenmesi üzerine İstanbul'da ve Konya'da protesto gösterileri düzenlendi. Bu gösteriler sırasında Revivo'ya yönelik ‘‘Hitler şimdi seni daha iyi anlıyorum’’ sloganı atıldı.
AVRUPA'DA IRKÇILIK KARŞITI KAMPANYALAR
1993'te Campaign Racial Equality (CRE) ve Professional Footballers Association (PFA) beraber hareket ederek Let's Kick Racism Out of Football kampanyasını başlattılar.
Kasım 1992: Alman Schalke 04 taraftarları ‘‘Schalke taraftarları ırkçılığa karşı’’ yazılı bir pankart açtılar.
Ekim 1997: Uluslararası Profesyonel Futbolcular Birliği birçok yıldızın forma giydiği ırçılık karşıtı bir maç organize etti.
Aralık 1997: Juventus'un Hollandalı oyuncusu Edgar Davids taraftarlara ırkçı tezzahüratlarını durdurma çağrısı yaptı.
Kasım 1999: Lazio ve Juventus takımı oyuncuları Roma'daki lig maçına ‘‘antisemitizme hayır’’ pankartıyla çıktılar.
Nisan 2000: Paris'teki Parc des Princes Stadı'na ‘‘PSG'de ırkçılar dışında herkese yer var’’ pankartları asıldı.
UEFA'NIN KULÜPLERİN UYMASINI İSTEDİĞİ IRKÇILIĞA KARŞI 10 MADDELİK PLAN
1 Kulübün ırkçılığı hoşgörmeyeceğine ve ırkçı sloganlar karşısında harekete geçeceğine dair bir açıklama yapılması.
2 Maçlar sırasında ırkçı tezahüratları kınayan duyular yapılması.
3 Sezonluk bilet alanların ırkçı sloganlara katılmamasını sağlamak.
4Stadın içinde ırkçı neşriyatın satılmasını engellemek.
5Irkçı hakarette bulunan oyunculara karşı disiplin cezası uygulamak.
6Diğer kulüplere ırkçılık karşıtı uygulamaları anlatmak.
7Özel güvenlik görevlileri ve polis arasında ırkçı hakaretlere karşı işbirliği yürütülmesini sağlamak.
8Acil olarak stadyum ve çevresindeki ırkçı duvar yazılarını kaldırmak veya silmek.
9İşe alma ve hizmet vermede eşit fırsat politikası uygulamak.
10 Oyuncu dernekleri, taraftarlar, okullar, hayır kuruluşları, yerel yönetimler, gençlik kulüpleri, yerel işverenler ve polis gibi tüm diğer gruplarla birlikte hareket etmek, ırkçı hakareti ve ayırımcılığı ortadan kaldırmak için kampanyalar yürütmek. |