|
AKP Lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olabilmesi için sadece iki seçenek bulunuyor. AKP kurmaylarının üzerinde çalıştıkları bu seçeneklerin her ikisi de Anayasa'da önemli değişiklikler gerektiriyor. Ancak, her iki seçenek de değişen oranlarda önemli güçlük ve riskler içeriyor.
1 - DIŞARIDAN BAŞBAKAN FORMÜLÜ
Erdoğan'ı Başbakan yapabilmenin en pratik yolu Anayasa'da yapılacak iki aşamalı bir değişiklikle kendisine dışarıdan Başbakan olabilme yolunun açılabilmesinde görülüyor.
Buna göre, 2 ay sonra Erdoğan'ın memnu haklarının iade edilmesi ile yetinilmez ve Anayasa'da Erdoğan'ın milletvekili seçilebilmesini engelleyen ‘ideolojik suçlardan mahkum olanlar affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler’ şeklindeki 76'ncı madde kaldırılır. Ayrıca, Siyasi Partiler ve Seçim yasalarında da bu değişikliğin gerektirdiği uyarlamalar yapılır.
TEK CÜMLEYLE
Bu değişiklikle, Erdoğan'ın milletvekili olabilmesi önündeki engeller kaldırılır. Diğer yandan Anayasa'nın dışarıdan Başbakan atanmasına kapıyı kapayan hükümleri, bu çerçevede ‘Başbakan Cumhurbaşkanı'nca TBMM üyeleri arasından atanır’ şeklindeki 109. madde de ‘Başbakan TBMM dışından da atanabilir’ diye değiştirilir. Bu değişiklikler yapılınca, Başbakan istifa eder ve Cumhurbaşkanı Sezer'in Erdoğan'ı başbakan olarak ataması beklentisine girilir.
CHP DESTEKLEMEDİ
AKP, bu planın ilk aşaması, yani Erdoğan üzerindeki ömür boyu siyasi yasağın kaldırılmasını sağlayacak Anayasa değişikliğinde CHP'nin desteğini kolaylıkla sağlayabilir. Çünkü, CHP Lideri Baykal, ideolojik suçlar nedeniyle ömür boyu siyasi yasağa karşı olduğunu ve buna ilişkin Anayasa değişikliğinde AKP'ye destek vereceklerini açıklamıştı.
Ancak CHP, bu planın ikinci ayağını oluşturan ‘dışarıdan başbakan atanmasına’ ilişkin değişikliğe kapılarını kapalı tutuyor. Baykal, bu düzenlemeye ‘parlamenter demokrasinin özüyle bağdaşmadığı’ gerekçesiyle karşı çıkıyor.
BAYKAL NE DİYOR?
Baykal, yakın çevresine yaptığı değerlendirmede, ‘‘Parlamenter demokraside dışarıdan başbakan atama yolu yoktur. Bu parlamenter demokrasiyi zedeler. Parlamenter demokraside çok sınırlı uygulanmak koşuluyla, yalnızca bakanların dışarıdan atanması hoşgörülür’’ diyor.
5 BAĞIMSIZ LAZIM
AKP'nin istediği Anayasa değişikliğini geçirebilmek için TBMM'deki 9 bağımsız milletvekilinden en az 5'inin desteğini alması gerekiyor. AKP'li Meclis Başkanı hariç 362'ye düşen grup, bu yolla 367’ye ulaşabiliyor.
SEZER’İN ONAYI
AKP bu düzenlemesinin Cumhurbaşkanı Sezer tarafından da onaylanması gerekecek. Sezer'in vetosu halinde aynı değişikliğin yürürlüğe girebilmesi için TBMM'de bir kez daha oylanması gerekebilecek.
2 - 28 İSTİFAYLA ARA SEÇİM FORMÜLÜ
AKP'nin önündeki ikinci seçenek, Erdoğan'ın durumunu da yakından ilgilendiren yasakların kaldırılmasından sonra ara seçime gidilerek kendisinin milletvekili seçilmesini sağlamak şeklinde beliriyor.
Mevcut Anayasa'nın 78. maddesine göre, erken seçim yapılabilmesi için TBMM'deki sandalyelerin yüzde 5'nin boşalması gerekiyor. Bu durumda 550 üyenin seçildiği TBMM'de 28 milletvekilinin ara seçimi zorlamak için istifa etmesi halinde otomatik olarak ara seçim kararı alınabilir ve en geç üç ay içinde boşalan seçim bölgelerinde ara seçime gidilir. (Bu arada, Anayasa'da yapılacak bir başka değişiklikle, ara seçimi tetiklemek için gerekli olan boş sandalye sayısı 28'den aşağı çekilebilir.)
28 İSTİFAYLA TAMAM
Bu senaryo uygulamaya konulduğunda, örneğin, İstanbul'da 1. bölgedeki 14 milletvekili ve 2. bölgeden 11 milletvekili ile Rize'deki üç AKP milletvekilinin istifası halinde otomatik olarak seçime gidilir. Erdoğan'ın milletvekili seçilmesinden sonra Başbakan istifa eder ve AKP liderine Başbakanlık kapısı aralanır. İstifalar Ocak sonunda verildiğinde Mayıs ayının ilk haftasında seçim yapılabilir.
MAHSUR: YENİDEN SEÇİM
Bu senaryonun en önemli sakıncası, Türkiye'nin kısa dönemde yeniden bir seçim atmosferine girmesi olacak. Bu takdirde, tek bir şahsın TBMM'ye sokulabilmesi için seçime gidilmesi de tepki yaratabilecek.
YEREL SEÇİMLE BİRLEŞİR
AKP, burada doğabilecek tepkileri bertaraf etmek için ara seçimi 2004 nisan ayında yapılacak olan yerel seçimlerle birleştirme yoluna da gidebilir.
% 35'İN ALTINA DÜŞERSE
Bu durumda beliren en önemli risk ise gerek yerel seçimde gerek yapılacak ara seçimde AKP'nin yüzde 35'i koruyup koruyamayacağı sorusunda düğümleniyor. AKP, yüzde 35 oranını yeniden yakaladığı takdirde bir sıkıntıyla karşılaşmaz. Ancak, AKP oylarının yüksek bir oranda yüzde 35'in altına inmesi ve milli iradenin 3 kasım seçimindeki dağılımdan farklı bir şekilde tecelli etmesi halinde AKP, bu kez kendisini erken seçim baskısı altında bulabilir. |