|
SEÇİMDEN birkaç gün önceydi. DSP'li bakanla konuşurken acı sonu görmüş olduğunu hüzünlü ses tonundan anladım.
Hem üzgün, hem de kırgın bir ruh hali içinde medyaya sitem ediyordu:
- Ecevit'e bunu yapmamalıyız. Ona kötü bir final hazırlamamalıyız. Ülkeye bu kadar hizmet etmiş bir insanın siyasi yaşamı dramatik bir sonla noktalanmamalı.
DSP'li dostumun endişesini, hatta paniğini anlıyordum ama artık iş işten geçmişti. Yapılacak pek bir şey yoktu.
Bunu hatırlattım. İtiraz etti:
- Hayır, hálá var. İnanın medya destek verse Ecevit'e yakışır bir final hazırlayabiliriz. Kendi de açıkladı, bu onun son seçimi olacak.
DSP'li bakan bu kampanya süresince Ecevit'e medyanın büyük haksızlık, hatta vefasızlık yaptığına gönülden inanıyordu.
Ben aynı kanıda olmadığımı söyledim. Tartıştık.
Ecevit'i halkın sildiğini, medyanın gücünün bunu düzeltmeye yetmeyeceğini dilimin döndüğü kadar kendisini kırmadan anlatmaya çalıştım.
Ama konuya çok duygusal yaklaşıyordu. Onu ikna edemedim.
İkimiz de ülke için seçimin hayırlı olmasını dileyerek karşılıklı kapattık telefonları.
Sandıktan çıkan sonuç gerçekten de çok dramatik bir son oldu Ecevit için.
Buna layık mıydı? Kuşkusuz değildi.
* * *
Bu konuşmadan sonra yıllar, yıllar ötesine gittim istemeden.
Ecevit'in adını ilk duyduğumda lise öğrencisiydim.
Gizemli bir ses tonu ile o güne kadar hiç duymadığımız şeyleri söylemesi bizi etkiliyordu.
- Emek, diyordu, işçi hakları, lokavt ve grev hakkı, hakça paylaşım, daha çok demokrasi, özgürlük diyordu...
Düzeni eleştiriyor, insanın insanı sömürmediği, insanın insanca yaşadığı bir düzen vaat ediyordu.
Bunlar kanımızı kaynatan, bizi heyecanlandıran sözlerdi.
Ecevit yağmur çamur demeden dağ bayır yıllarca Anadolu'yu adım adım dolaştı.
Dili damağı kuruyana, sesi kısılana, gözleri kan çanağına dönene kadar bunları halka anlattı. (Gazeteci olarak zaman zaman onu izleme olanağı bulmuştum.)
O yıllarda sol sözcüğü Anadolu’da insanların tüylerini diken diken ediyordu.
İşte böyle bir koşullanmışlık içindeki insanlara solu sevdirmeyi başardı Ecevit.
Bu nedenle onun demokrasi tarihimizdeki ağırlıklı yeri yadsınamaz.
* * *
İşte bu kadar önemli bir görevi yerine getirmiş, Anadolu insanının kafasında köklü bir düşünce reformu yaratmış olan Ecevit'in böyle bir finalle uğurlanması hazin oldu.
Ama bu sonu biraz da kendisi hazırladı.
Oysa bu dramatik sonun geleceği konusunda medya kendisini yıllarca uyardı.
Ecevit gibi bilge bir insan bunları değerlendireceğine bunu yapanlara küsmeyi tercih etti.
Eğer uyarıları değerlendirebilseydi, merkez solu birleştirip bütünleştirebilseydi bu dramatik sonu yaşamazdı Ecevit.
Kim ne derse desin Ecevit'in uzun siyasi geçmişi Türk demokrasisine çok önemli kazanımlar sağlamıştır.
Yaşamını ülkesine adamış, dürüst bir politikacının siyasal yaşamı böyle noktalanmamalıydı.
Böyle bir dram yaşanmamalıydı. |