09/11/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Gündem
09.11.2002
Fatih ALTAYLI
Alman Büyükelçi: Hukuka saygılıyız ama hızlı lütfen
  
 

ALMANYA'nın Türk hukukuna ‘‘siyasi müdahale’’ talebini eleştirdiğim yazıma, hem Almanya'nın Ankara'daki büyükelçisi Dr. Rudolf Schmidt'ten, hem de Konrad Adenauer Vakfı Türkiye temsilcisi Dr. Wulf Schönbohm'dan birer yanıt geldi.

Büyükelçi Dr. Schmidt yorumumu ‘‘üzülerek’’ okumuş.

Ve şöyle diyor:

‘‘İki konuya açıklık getirmek istiyorum. Birincisi Alman siyasi vakıflarına ilişkin Ankara DGM eski başsavcısı Yüksel'in dava gerekçesinde yer verdiği suçlamaları gerçekten haksız, mesnetsiz ve abes buluyorum. Ancak hiçbir zaman Türk hükümetine ‘davayı geri çekmesi' gibi bir talebim olmamıştır. Bu şekilde bir anlamaya sebebiyet verebilecek manşet, aynı gün hem büyükelçiliğin basın bildirisi, hem de gazete tarafından 29.10 tarihinde düzeltilmiştir.’’

Büyükelçi Schmidt ‘‘böyle bir talepte bulunmadıysa’’ zaten benim yaptığım eleştirinin de gerekçesi ortadan kalkıyor.

Bu yüzden de ‘‘eleştirime’’ üzülmelerine de gerek kalmıyor.

Yapılmamış bir eylemin eleştirisi yapmayanı bağlamaz.

Ancak Büyükelçi Dr. Schmidt’in bir de ‘‘ikinci’’ konusu var.

Onu da aktarayım:

‘‘Türk adaletinin bağımsızlığına pek tabii ki saygılıyız. Ancak aynı zamanda şunu da açık seçik belirtmeme izin veriniz: Bu bağımsızlık, mesnetsiz kanıtlarla abes suçlamaları birbiri ardına sıralayan bir dava için açık çek niteliğinde olamaz. Türk hukukunun bu davayı bir an önce sonuçlandırmasını ve Alman vakıflarının tümüyle aklanmasını bekliyoruz. Bu arada, Türkiye'deki Alman vakıflarının çalışmalarını bilen, en başta Başbakan Bülent Ecevit olmak üzere, çok sayıda Türk'ün onlara saygısını dile getirmiş olması beni mutlu kılmıştır. Diğerlerinin de bu örneğe uyması temennimizdir.’’

İkinci bölümdeki tespitleri için Büyükleçi Dr. Schmidt'in haksız olduğunu söylemek isterdim.

Ama haklı.

Dava açma konusunda da, davaları sonuçlandırma hızında da ‘‘insan haklarına’’ uygun davrandığımızı söylemek pek mümkün değil.

Kim bilir belki de bizi Avrupa Birliği'ne almakla, haklı olarak talep ettikleri bu ‘‘durumun’’ sadece Alman vakıfları için değil, tüm Türk vatandaşları için geçerli hale gelmesini sağlayacak süreci hızlandırabilirler.

Adenauer Vakfı: Delilsiz 15 yıl hapis istenir mi?


KONRAD Adenauer Vakfı Türkiye temsilcisi Dr. Wulf Schönbohm'un yanıtı da ilginç.

Diyor ki: ‘‘Her Alman ve tabii ki Alman elçisi de bir hukuk devletinde davalıya ulaşan bir dava metninin geri çekilemeyeceğini bilmektedir.’’ Ve hukuk devletine uymayan noktaları sıralıyor: ‘‘Türk gazetelerinden aleyhime dava açılacağını öğrenebildim ancak bugüne kadar herhangi bir dava metni elime ulaşmadı. Yürütülmekte olan bir önsoruşturmaya veya davaya ilişkin bilgilerin davalının eline resmi bildirim gelmeden gazetelerde okunabilmesi bir hukuk devletinin temel prensipleri ve uygulamaları ile bağdaşmamaktadır. Ayrıca iddianamede bu ağır suçlamalara ispat olabilecek tek bir delilin bulunmadığına dikkatini çekmek isterim. Bir hukuk devletinde 15 yıla kadar ağır hapis cezası olan bir suçtan dolayı savcının herhangi bir delil gösterme zorunluluğu olmadan, biri aleyhine dava açabilmesi sizce mümkün müdür?’’

Dr. Schönbohm'
a yanıtım kısa olacak. ‘‘Evet Türkiye'de bu mümkündür.’’

Soruyu ‘‘Mümkün olabilmeli midir?’’ diye sorsaydı, ‘‘Hayır’’ derdim.

Bu önemli sorunu Türkiye kendi başına 50 yılda çözer.

Ancak AB içinde bir Türkiye'de bu sorun 6 ayda çözülür.

Bizim Avrupa Birliği'ni istememizin de en temel nedeni budur.

Başka bir şey değil.

Ben de Rizeliyim


BİRKAÇ yıl önce Rize'de ramazan ayında ezan erken okununca bütün Rize halkı orucu erken açmıştı. Daha sonra müftülük bir açıklama yapmış ve ‘‘Rizeliler bayramdan sonra bir gün daha fazla oruç tutacak’’ demişti. Rize Müftülüğü'nün bu açıklaması üzerine Almanya'dan bir Rizeli müftülüğü aramış ve sormuş:

‘‘Ben Köln'de oturuyorum ama Rizeliyim. Ben de bir gün fazla mı tutacağım?’’

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?


Toplum gözündeki saygınlıkla, gerçekte hak edilen saygınlık birbirine eşit olduğu zaman.

Fatih ALTAYLI
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Rüşvetçi...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Bu temel üzerinde İslamcı inşaat olmaz
 
    Ayşe ARMAN
  Beynimin beton dökülmesi gereken yerleri
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Kokoreçi tam unutmuştuk, şimdi başımıza kına çıktı
 
    Bekir COŞKUN
  Duydun mu baba...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Çekilenler sahiden çekiliyorlar mı?
 
    Doğan HIZLAN
  Bana kel papatya dedirten röportaj
 
    Ege CANSEN
  Sen hep haklı çıktın
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Ali Bey'in davası
 
    Erdal SAĞLAM
  AKP'nin bankacılıkta asıl amacı ne?
 
    Erkan ÇELEBİ
  Genç Parti'den manken ve sanatçılara internet şoku
 
    Hadi ULUENGİN
  Ankara farkı
 
    İlter TÜRKMEN
  İslam ve demokrasi
 
    Kanat ATKAYA
  90’lı yılları özlemek
 
    Pakize SUDA
  Moral bozma çalışmaları
 
    Tufan TÜRENÇ
  Ecevit'in siyasi yaşamı böyle bitmemeliydi
 
    Tolga AKYILDIZ
  Ramazan bereketi
 
    Yalçın BAYER
  Alemdaroğlu’ndan ‘Kuzu’ açıklaması
 
    Bülent BOĞ
  Rüyada ikinci perde
 
    Korkut GÖZE
  Sergen Yalçın
 
    Vedat OKYAR
  Daha ne yapılır ki?
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Baykal çok doğru yapıyor
 
    Erman TOROĞLU
  Bilinçsiz seyirci
 
    Şükrü KIZILOT
  Emeklilerin Emlak Vergisi avantajı
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com