09/11/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Gündem
09.11.2002
Emin ÇÖLAŞAN
Ali Bey'in davası
  
ecolasan@hurriyet.com.tr
 

ALİ Temur Refah Partisi Giresun İl Başkanı idi. Necmettin Erbakan'ın başkanı olduğu bu parti Anayasa Mahkemesi kararıyla kapatıldı.

Bu partiye verilen Hazine yardımının ise buharlaştığı ortaya çıktı. Devletin trilyonlarca lirası sahte belgelerle, düzmece faturalarla uçurulmuş, yani birilerinin cebine hortumlanmıştı. Para geri alınamadı. Bu dava kamuoyunda ‘‘kayıp trilyon’’ davası olarak biliniyor.

Erbakan ve partinin sorumlularıyla birlikte Ali Temur da Ağır Ceza'da yargılandı. Erbakan ‘‘sahtecilik’’ suçundan 2 yıl 4 ay hüküm giydi.

Partinin Giresun İl Başkanı Ali Temur ise 1 yıl hapis aldı.

Fakat gelin görün ki, Temur'un kararı kendisine bir türlü tebliğ edilemedi... Çünkü beyefendi adresini şöyle göstermişti:

Boerhaves Tr 2516. Ezden-Hollanda.

***

Ali Temur geçtiğimiz mayıs ayından bu yana, yani mahkeme kararından sonra aranıyor (!) ama bulunamıyor. Hollanda'da adres veren Ali Bey'i konsolosluk da bulamıyor çünkü orada yaşamıyor.

İşin ilginç yanı, hapis cezası alan diğer bazı il başkanı sanıkların da aynı yola başvurdukları görülüyor. Afganistan, İran, Almanya gibi ülkelerde düzmece adresler veriyorlar. 3 Kasım öncesinde bunlardan Saadet Partisi ve AKP adayları çıkıyor.

AKP adayı Ali Temur 3 Kasım'da Giresun'dan milletvekili seçilmeyi başarıyor. Refah'ın Giresun il başkanı olan bu şahıs Hollanda'da yaşıyor (!) sonra AKP'den aday olup seçim kampanyası yapıyor ama ne hikmetse bir türlü bulunamıyor!

O şimdi milletvekili!

Dokunulmazlık zırhına büründü. Dosyası düşecek.

Bu somut örneği size iletmeyi görev biliyorum. O, milletvekilliği bitene kadar ceza almayacak.

***

Türkiye'de korkunç bir dokunulmazlık rezaleti yaşıyoruz. 3 Kasım sonrasında bu olay özellikle bazı AKP milletvekilleri için çok önemli duruma geldi.

Gerek Tayyip ve gerekse İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde birlikte çalıştığı ekibi hakkında açılmış 7 dava ve ayrıca çok sayıda soruşturma var.

Yolsuzluk, sahtecilik, ihaleye fesat karıştırma, yandaşlarını yasadışı yollarla zengin etme gibi.

Seçim öncesinde de belirttim. Tayyip bunları listesine koydu ve şu anda pek çoğu milletvekili seçilmeyi başardı.

Şimdi bu ekibin tamamı dokunulmazlık zırhına bürünmüş durumda.

Haklarında verilen ve verilecek bütün yargı kararları duracak, soruşturma dosyaları kapanacak ve çıkmaz ayın son çarşambasına ertelenecek.

Bu nasıl iştir?..

Ve bir şeye daha dikkat ediniz:

Bizim anlı şanlı medya Tayyip ya da ekibiyle yaptığı söyleşilerde bu somut olayları asla ve kesinlikle sormuyor, gündeme getirmiyor. Korku dağları mı bürüdü?

Bu nasıl gazeteciliktir?

***

Şimdi bazıları kafayı Jet Fadıl'a taktı. Ben bu Jet Fadıl'ı burada belki 50 kez yazdım, defalarca mahkemeye verdi. O zaman aday falan değildi, şimdi Siirt'ten bağımsız seçildi. Meclis açıldığında AKP ve CHP, (Merwe olayında olduğu) gibi Fadıl'ı protesto edecekmiş. Dokunulmazlığı hemen kaldırılacak ve yargıya sevk edilecekmiş.

Anlaşılan, bu dönemin günah keçisi sadece ve sadece Jet Fadıl olacak.

Yanlış olur, eksik olur, hatta ayıp olur. Fadıl'dan elbette hesap sorulmalı ama diğerleriyle birlikte.

Sen Jet Fadıl'ı aradan cımbızla çekeceksin, şimdi AKP'den seçilen ekibe -ve eğer varsa- diğerlerine dokunmayacaksın!

Olur mu böyle bir şey?

Adına ‘‘dokunulmazlık’’ denilen kepazeliğin derhal, bir an önce, ilk iş olarak -Anayasa değişikliği ile- kaldırılması gerekiyor.

Meclis suçluları koruma altına alan yer değildir. Meclis çatısı suç işleyenlerin, ya da işleyeceklerin sığınma yeri hiç değildir. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir kepazelik yok.

AKP
ile CHP buyursunlar, şimdiden anlaşsınlar. Meclis'in bu aritmetik tablosunda bu değişikliği birkaç günde yaparlar ve toplumdan övgü alırlar.

Haydi, hodri meydan.


Emin ÇÖLAŞAN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Rüşvetçi...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Bu temel üzerinde İslamcı inşaat olmaz
 
    Ayşe ARMAN
  Beynimin beton dökülmesi gereken yerleri
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Kokoreçi tam unutmuştuk, şimdi başımıza kına çıktı
 
    Bekir COŞKUN
  Duydun mu baba...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Çekilenler sahiden çekiliyorlar mı?
 
    Doğan HIZLAN
  Bana kel papatya dedirten röportaj
 
    Ege CANSEN
  Sen hep haklı çıktın
 
    Erdal SAĞLAM
  AKP'nin bankacılıkta asıl amacı ne?
 
    Erkan ÇELEBİ
  Genç Parti'den manken ve sanatçılara internet şoku
 
    Fatih ALTAYLI
  Alman Büyükelçi: Hukuka saygılıyız ama hızlı lütfen
 
    Hadi ULUENGİN
  Ankara farkı
 
    İlter TÜRKMEN
  İslam ve demokrasi
 
    Kanat ATKAYA
  90’lı yılları özlemek
 
    Pakize SUDA
  Moral bozma çalışmaları
 
    Tufan TÜRENÇ
  Ecevit'in siyasi yaşamı böyle bitmemeliydi
 
    Tolga AKYILDIZ
  Ramazan bereketi
 
    Yalçın BAYER
  Alemdaroğlu’ndan ‘Kuzu’ açıklaması
 
    Bülent BOĞ
  Rüyada ikinci perde
 
    Korkut GÖZE
  Sergen Yalçın
 
    Vedat OKYAR
  Daha ne yapılır ki?
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Baykal çok doğru yapıyor
 
    Erman TOROĞLU
  Bilinçsiz seyirci
 
    Şükrü KIZILOT
  Emeklilerin Emlak Vergisi avantajı
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com