|
ALİ Temur Refah Partisi Giresun İl Başkanı idi. Necmettin Erbakan'ın başkanı olduğu bu parti Anayasa Mahkemesi kararıyla kapatıldı.
Bu partiye verilen Hazine yardımının ise buharlaştığı ortaya çıktı. Devletin trilyonlarca lirası sahte belgelerle, düzmece faturalarla uçurulmuş, yani birilerinin cebine hortumlanmıştı. Para geri alınamadı. Bu dava kamuoyunda ‘‘kayıp trilyon’’ davası olarak biliniyor.
Erbakan ve partinin sorumlularıyla birlikte Ali Temur da Ağır Ceza'da yargılandı. Erbakan ‘‘sahtecilik’’ suçundan 2 yıl 4 ay hüküm giydi.
Partinin Giresun İl Başkanı Ali Temur ise 1 yıl hapis aldı.
Fakat gelin görün ki, Temur'un kararı kendisine bir türlü tebliğ edilemedi... Çünkü beyefendi adresini şöyle göstermişti:
Boerhaves Tr 2516. Ezden-Hollanda.
***
Ali Temur geçtiğimiz mayıs ayından bu yana, yani mahkeme kararından sonra aranıyor (!) ama bulunamıyor. Hollanda'da adres veren Ali Bey'i konsolosluk da bulamıyor çünkü orada yaşamıyor.
İşin ilginç yanı, hapis cezası alan diğer bazı il başkanı sanıkların da aynı yola başvurdukları görülüyor. Afganistan, İran, Almanya gibi ülkelerde düzmece adresler veriyorlar. 3 Kasım öncesinde bunlardan Saadet Partisi ve AKP adayları çıkıyor.
AKP adayı Ali Temur 3 Kasım'da Giresun'dan milletvekili seçilmeyi başarıyor. Refah'ın Giresun il başkanı olan bu şahıs Hollanda'da yaşıyor (!) sonra AKP'den aday olup seçim kampanyası yapıyor ama ne hikmetse bir türlü bulunamıyor!
O şimdi milletvekili!
Dokunulmazlık zırhına büründü. Dosyası düşecek.
Bu somut örneği size iletmeyi görev biliyorum. O, milletvekilliği bitene kadar ceza almayacak.
***
Türkiye'de korkunç bir dokunulmazlık rezaleti yaşıyoruz. 3 Kasım sonrasında bu olay özellikle bazı AKP milletvekilleri için çok önemli duruma geldi.
Gerek Tayyip ve gerekse İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde birlikte çalıştığı ekibi hakkında açılmış 7 dava ve ayrıca çok sayıda soruşturma var.
Yolsuzluk, sahtecilik, ihaleye fesat karıştırma, yandaşlarını yasadışı yollarla zengin etme gibi.
Seçim öncesinde de belirttim. Tayyip bunları listesine koydu ve şu anda pek çoğu milletvekili seçilmeyi başardı.
Şimdi bu ekibin tamamı dokunulmazlık zırhına bürünmüş durumda.
Haklarında verilen ve verilecek bütün yargı kararları duracak, soruşturma dosyaları kapanacak ve çıkmaz ayın son çarşambasına ertelenecek.
Bu nasıl iştir?..
Ve bir şeye daha dikkat ediniz:
Bizim anlı şanlı medya Tayyip ya da ekibiyle yaptığı söyleşilerde bu somut olayları asla ve kesinlikle sormuyor, gündeme getirmiyor. Korku dağları mı bürüdü?
Bu nasıl gazeteciliktir?
***
Şimdi bazıları kafayı Jet Fadıl'a taktı. Ben bu Jet Fadıl'ı burada belki 50 kez yazdım, defalarca mahkemeye verdi. O zaman aday falan değildi, şimdi Siirt'ten bağımsız seçildi. Meclis açıldığında AKP ve CHP, (Merwe olayında olduğu) gibi Fadıl'ı protesto edecekmiş. Dokunulmazlığı hemen kaldırılacak ve yargıya sevk edilecekmiş.
Anlaşılan, bu dönemin günah keçisi sadece ve sadece Jet Fadıl olacak.
Yanlış olur, eksik olur, hatta ayıp olur. Fadıl'dan elbette hesap sorulmalı ama diğerleriyle birlikte.
Sen Jet Fadıl'ı aradan cımbızla çekeceksin, şimdi AKP'den seçilen ekibe -ve eğer varsa- diğerlerine dokunmayacaksın!
Olur mu böyle bir şey?
Adına ‘‘dokunulmazlık’’ denilen kepazeliğin derhal, bir an önce, ilk iş olarak -Anayasa değişikliği ile- kaldırılması gerekiyor.
Meclis suçluları koruma altına alan yer değildir. Meclis çatısı suç işleyenlerin, ya da işleyeceklerin sığınma yeri hiç değildir. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir kepazelik yok.
AKP ile CHP buyursunlar, şimdiden anlaşsınlar. Meclis'in bu aritmetik tablosunda bu değişikliği birkaç günde yaparlar ve toplumdan övgü alırlar.
Haydi, hodri meydan. |