|
BEN kim bilir kaç kez memleketin kurtulduğuna tanık olmuşumdur...
O gece yarısı ‘‘Süleyman Demirel gitti, asker geldi, memleket kurtuldu...’’ diye çok sevindik...
Gazeteler ‘‘Sağol paşam..’’ diye manşetler attılar...
Urfa'ya telefon açıp kendi babama ‘‘Memleket kurtuldu baba...’’ diye haber verdim, babam bana hayır duaları okudu...
Çok geçmedi, bu sefer bir sabah kalkıp ‘‘Süleyman Demirel geldi memleket kurtuldu...’’ diye çok sevindik...
Gazeteler-televizyonlar manşetler attılar:
‘‘Demokrasinin zaferi...’’
‘‘Demirel iyi başladı...’’
‘‘Baba'ya evet...’’
Telefon açıp babama ‘‘Memleket kurtuldu...’’ diye haber verdim... Babam ‘‘Sağol oğlum...’’ diyerek bana hayır duaları okudu...
Çok geçmedi...
O gün ‘‘Tansu Çiller geldi memleket kurtuldu...’’ diye çok sevindik...
Gazeteler manşetler attılar:
‘‘Demir topuklu leydi...’’
‘‘Çiller rüzgárı esti...’’
‘‘Leydi'nin ayak sesleri...’’
‘‘Çiller'e evet...’’
Telefon açıp babama ‘‘Memleket kurtuldu baba...’’ diye haber verdim... Babam bana hayır duaları okudu...
O sabah kalkınca ‘‘Tansu Çiller gitti, Ecevit geldi memleket kurtuldu...’’ diye çok sevindik...
Gazeteler-televizyonlar haber verdiler:
‘‘Karaoğlan'ın dönüşü...’’
‘‘Büyük zafer...’’
‘‘Moral bulduk...’’
‘‘Ecevit'e evet...’’
Telefona koşup babama ‘‘Memleket kurtuldu...’’ diye haber verdim...
Babam:
‘‘Başlarım senin kurtulmandan...’’ dedi...
*
Birkaç gün önce ‘‘Tayyip geldi memleket kurtuldu...’’ diye çok sevindik..
Televizyonlar-gazeteler haber veriyorlar:
‘‘Tayyip Türkiye'nin şansı...’’
‘‘Hem Allah, hem Avrupa diyor...’’
‘‘Piyasa coştu...’’
‘‘Tayyip'e evet...’’
Babama söyleyeceğim... |