|
LE Monde Gazetesi'nin müthiş karikatüristi Plantu bundan iki yıl önce Türkiye'ye geldi. Masamın ucunda onun bizim için özel olarak çizdiği Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel karikatürleri duruyor.
İkisi de çok şirin.
Belli ki sevgiyle çizilmiş.
Şimdi önümde Plantu'nun bu haftaki l'Express dergisi için çizdiği karikatür duruyor.
Düşünüyorum.
Acaba 3 Kasım seçimini bundan daha güzel anlatabilecek bir çizgi olabilir mi?
Dekorda bir cami.
Yan tarafta yukarı doğru fırlamış bir füze.
Biri dini ve Doğululuğu, öteki Batı'yı ve gelişmeyi simgeliyor.
Ve insanlar... Bir başörtülü kadın, biri kara sakallı öteki kravatlı iki erkek. Onların yanında başı açık, göğsü dekolte bir kız.
Hemen yanı başında modern kıyafetli iki erkek.
Ön tarafta resmen kara çarşaflı bir başka kadın.
Ve bir oy sandığı...
Herkes memnun, herkes zafer işareti yapıyor.
Herkesin yüzünde mutluluk ve memnuniyet ifadesi.
Önceki akşam Conrad Oteli'nde, ‘‘Radikal’’ gazetesince düzenlenen bir yemek vardı.
Yemekte Tarhan Erdem, 3 Kasım'da AKP'nin aldığı oyların nereden geldiğini anlatan bir konuşma yaptı.
Ben başka bir işim dolayısıyla yemekten erken ayrıldım.
Ancak Erdem'in yaptığı sunumun tablolarına baktım.
Bu tablolar bugünkü Hürriyet'te de var.
Şimdi bir deney yapın.
Tarhan Erdem'in sunduğu tablo ile, Plantu'nun çizdiği karikatürü üst üste koyun.
Bakın ikisi ne kadar çakışıyor.
3 Kasım günü, AKP'ye oy vermiş ne kadar insan profili varsa, hepsi Plantu'nun karikatüründe boy gösteriyor.
Seçim öncesinde yazdığım yazılardan dolayı bana çok kızan oldu.
Bazıları, ‘‘AKP'nin iktidara gelmesinden korkmuyor musun’’ diye soruyordu.
Hepsine verdiğim cevap aynıydı.
Ben Tayyip Erdoğan'la daha İstanbul Belediye Başkanlığı'ndan beri görüşüyorum.
Birlikte İstanbul üzerinde helikopter turları attık, Yıldız Köşkü'nde öğle ve akşam yemekleri yedik.
Dünya görüşünü aşağı yukarı biliyorum.
Ama sadece Tayyip Erdoğan'ın kişiliğine bakıp bir değerlendirme yapmadım.
Kendi kendime şu soruyu sordum:
Bu parti nereden ve kimden oy alacak?
Bu ülkenin halkından değil mi? O halk da daha önce merkezdeki öteki partilere oy veren insanlar değil mi?
İşte tablo ortada.
AKP'nin aldığı oyların üçte ikisinden fazlası geçen seçimde merkezdeki öteki partilere oy verenlere ait.
Onların bir günde ‘‘dinci’’ olduğunu söyleyebilecek bir sosyolojik delil var mı?
Ayrıca AKP'nin aldığı oya da şaşırmamak gerekir.
Böyle toplumsal patlama dönemlerinde çok daha fazla oy alan partiler ve liderler de gördük.
1950'lerde Menderes, 1960'larda Demirel, 1970'lerde Ecevit ve 1980'lerde Özal yüzde 40'ları aşan oy almıştı.
Demek ki Erdoğan'ın daha alabileceği oylar bile var.
AKP'ye oy veren insan profili bu kadar renkli ve çeşitli olursa, onun seçim zaferine sevinen insan profili de o kadar renkli ve çeşitli olur.
Zaten bunların toplamı da Türkiye değil midir?
Bu karikatürde tek katılmadığım taraf, seçim sandığının üzerinde yazılı olan ‘‘İslamcı partinin zaferi’’ ifadesi.
O da bir gerçeği değil, imajı ifade etmektedir.
Çizilen o sevinç profillerinin üzerine İslamcı bir inşaat yapmak mümkün değildir.
Çünkü temeli tutmaz... |
|