Anayasa Mahkemesi heyetinin yaklaşık 2.5 saat süren toplantısının ardından alınan kararı, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Haşim Kılıç açıkladı. Kılıç'ın açıklaması şöyle:
"Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kapatılmasına ve Genel Başkanı'nın başkanlığının durdurulmasına ilişkin tedbir kararı verilmesine ilişkin istemi görüşüldü ve şu karara varıldı:
Tedbir isteminin davalı partinin savunması alındıktan sonra ele alınmasına,
Bu konudaki savunmanın verilebilmesi için esasa ilişkin savunma hakkı saklı kalmak üzere davalı partiye 15 gün süre verilmesine, Enis Tunga ve Mehmet Erten'in karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verilmiştir."
Kılıç, kapatma davasının esasına yönelik olarak ne karar verildiğinin sorulması üzerine de bu konuda ön incelemenin yapıldığınıve kapatma davasındaki süreci gösteren tensip tutanağının hazırlanmayabaşlandığını bildirdi.
Kapatma davasına ilişkin olarak Ak Parti'nin ön savunmasını yapması için tensip tutanağı ile birlikte iddianame, AK Parti'ye iletilecek. Ak Parti de yasanın öngördüğü süre içinde kapatmaya ilişkin olarak bir ay içinde ön savunmasını verecek, eğer Ak Parti bu sürenin uzatılması isteminde bulunursa, bu istem de Anayasa Mahkemesi tarafından karara bağlanacak.
Anayasa Mahkemesi'nin bu kararıyla, Erdoğan Ak Parti Genel Başkanıolarak seçimlere girecek. Böylece seçimlerde kullanılacak birleşik oy pusulasına yönelik değişiklik yapılması yönündeki tartışmalar da son bulmuş oldu.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Ak Parti'nin kapatılması istemiyle açtığı davanın iddianamesinde Yüksek Mahkeme'nindaha önce Ak Parti'ye verdiği ihtarın gereğini yasanın öngördüğü şekilde yerine getirmediğine işaret etmişti.
Erdoğan'ın kurucu üyelikten çıkarılmasının yeterli olmadığını, mevcut sabıkası nedeniyle partiye üye olamayacağını da ileri süren Kanadoğlu, Ak Parti'nin yaptığını ''Yasaya karşı hile'' ve ''hukukun dolandırılması'' olarak nitelemişti.
Kanadoğlu, Ak Parti'nin Siyasi Partiler Yasası'nın 104. maddesinin2. fıkrasına göre kapatılmasını isterken, Erdoğan'ın Genel Başkanlık görev ve yetkilerinin de tedbiren önlenmesini talep etmişti.