Öztrak, A.Ü Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde verdiği ''Türkiye'nin Borç Dinamikleri'' konulu konferansta, öğrencilerin sorularını yanıtladı.
Türkiye'nin önemli iki önceliğinin hem enflasyonu düşürmek hem de borçların sürdürülebilirliğini sağlamak olduğunu vurgulayan Öztrak, nihai amacın yüksek büyüme ve istihdam sağlamak olduğunu kaydetti.
IMF'den bu yıl sağlanacak kredinin son diliminin Kasım ayı içerisinde gelmesinin beklendiğini belirten Öztrak, ancak seçim nedeniyle geleceğe yönelik taahhüt verilmesi gereğinin ortaya çıktığını bildirdi.
Öztrak, 2002 yılı finansmanı içerisinde IMF'den gelecek 1.6 milyar dolarlık kredinin bulunmadığını vurguladı.
Programın rayında ilerlediğini ve raydan çıkmasının söz konusu olmadığını, ayrıca kredibilitesinin olduğunu anlatan Öztrak, yeni hükümet oluştuktan sonra, IMF İcra Direktörleri Kurulu'nun ek niyet mektubunu görüşebileceğini bildirdi.
TAHVİL BORÇ ÖDEMESİ
Bu arada Hazine'nin 2003 yılı için 6 milyar dolarlık tahvil borç geri ödemesi bulunduğuna işaret eden Öztrak, bu borcun 2.6 milyar dolarının IMF'den gelecek kaynak, 3 milyar dolarının piyaslardan borçlanarak, kalan kısmın da Dünya Bankası kaynaklarından ödeneceğini söyledi.
2003 yılında programın kararlılıkla ve disiplinle uygulanmasının önemini vurgulayan Öztrak, ''faiz dışı fazlanın yüzde 6.5 olması enflasyonunda aşağıya düşmesi lazım'' dedi.
Öztrak, mevduat güvencesinin uzun süre devam etmesinin yapısal sorunlara yol açacağını anlatırken, ''Yüzde 7'lik büyümenin sorun yaratıp yaratmayacağına'' ilişkin soruya karşılık, şunları söyledi:
''Her büyüme, mutlaka ödemeler dengesinde sorunlar gerektirmez. Bu büyemeyi nasıl yaptığına bağlı, büyümenin kalitesi önemli. Büyemeyip şişiyorsanız sıkıntı olur. Her büyüme, mutlaka cari işlemler dengesinde bozulmayı gerektirmez.''
Kamuoyunda, ''programın IMF tarafından dayatıldığına'' ilişkin görüşler bulunduğunu hatırlatan Öztrak, bunun doğru olmadığını, TBMM tarafından çıkarılan 6, 7 ve 8. Kalkınma Planlarına bakıldığında, uygulanan programlarda bu planların unsurlarının yer aldığını kaydetti.
Müsteşar Öztrak, ''zaman zaman Türk bürokratlarına ve bilim adamlarına haksızlık ediliyor diye düşünüyorum'' dedi.
Hazine'nin ihraç ettiği tahvillerin vergi dışı kalmasına ilişkin soru üzerine de Öztrak, ''hiç bir kazancın normalde vergi dışı kalmaması lazım. Ama vergi konulduğunda da karşınızdaki bunu faize yansıtıyor'' şeklinde konuştu.
Halka arz oranlarının düşük olduğunun hatırlatılması üzerine Öztrak, halka arz imkanı buldukları zaman bu fırsatı değerlendirdiklerini ifade etti.
Hazine'nin yüzde 20 ile 30 reel faiz ödeyerek borçlandığı, bu faiz ödemelerinin normalde yüzde 5-8 olması gerektiği ifade edilerek, ''imza atarken ne hissediyorsunuz'' sorusunu ise Öztrak, ''borçlanmalarda yüzde 70'lik faiz ortaya çıkıyor. Ama dış borçlanmalar için bu farklı, diğer borçlanmalar için farklı. O kadar paniklememek lazım. Zaten borç yönetimin amacı da, en düşük maliyeti ödemek ve en düşük riski almaktır'' şeklinde yanıtladı.