|
ÇOĞUNLUK her zaman haklı değildir.
Üstelik, azınlığın hakları bakidir.
Buna göre de demokrasinin temel görevlerinden birisi denetleme ve dengelemedir.
Denetleme ve dengeleme işlevini göremeyen bir demokrasi kısa zamanda zıvanadan çıkar ve demokrasi dışında her türlü yola sapar.
Denetleme ve dengeleme görevi Meclis'te muhalefete verilmiştir.
Ayrıca, basın ve sivil toplum kuruluşları da bu görevin asli aktörleridir.
Herkesin iktidarı seçme yarışı verdiği bir seçim ortamında iktidar kadar hangi kalitede bir muhalefet seçileceği de çok önemlidir.
Bizim gibi ülkelerde muhalefetten çok iktidara kilitlenmemizin nedeni, iktidarı arpalık kapısı olarak görmemizdir.
Yoksa, muhalefet de çok keyifli ve erdemli bir siyaset yöntemidir.
* * *
Demokrasinin denetleme ve dengeleme görevini görebilmesi için milletin üç noktayı hazmetmesi gerekir:
1) Ayrı görüşteki partiler/insanlar birbirlerinin hasmı değil rakibidir.
2) Demokrat olmanın turnusol káğıdı; kendi haklarına değil, başkalarının haklarına sahip çıkmaktır.
3) Özgürlüklerin de bir sınırı vardır ve bu sınır başkalarının özgürlüklerinin başladığı noktadır.
* * *
Sağcının solcunun hakkına; Kürt'ün Türk'ün; Laz'ın Çerkez'in; mini eteklinin tesettürlünün; tesettürlünün İsrail vatandaşının; Sarı Kanaryalının Cimbom'un hakkına sahip çıkacağı bir toplum demokrasiyi gerçekten hazmetmiş bir toplumdur.
Kemalist'in tesettürlüye eğitim hakkı tanımadığı, İslamcının Müslüman kökenli terör örgütlerini görmezden geldiği, Türk'ün Kürt'ü yok saydığı, askerin seçilmişlerin sınırını belirlediği, siyasilerin seçimleri sandıkta değil mahkemede kazanmaya çalıştığı, rakibe verilen haksız penaltıya ‘‘oh olsun!’’ diyen, vergi kaçırmayı erdem sayan, kopya çeken oğluna övgü düzen, rakibini hálá hasmı sanan insanlar ancak birer sahte demokrat olabilirler.
Onlar da haliyle, kendileri gibi sahte demokratları seçerler, devletten çalıp kendilerine ulufe dağıtacağına inandıklarının peşine düşerler.
Böyle bir toplum da hiçbir zaman muasır medeniyet seviyesine ulaşamaz.
* * *
Alman vakıfları davası nedeniyle adalete karışılmaması gerektiğini belirten, ancak kendisini savcının kaseti hakkında hüküm beyan etmekten men edemeyen komutanların ülkesinde demokrasi kolay kolay kök salamıyor.
Böyle ülkelere sadece demokratmış gibi davranıyorlar!
* * *
Demokrasinin insanlığa en büyük hediyesi olan seçme hakkını kullanmadan evvel her bir vatandaşın kendi kendisine bu hakkı ne kadar hak ettiğini sorması gerekiyor.
Demokratlık vatandaşlardan büyük özveriler isteyen çok ama çok zor bir zenaattır.
Sahi siz ne kadar demokratsınız? |