|
Erman TOROĞLU
‘‘Jancker neredeyse kapımızda yattı. Ama hoca almadı. Şimdi de sakın, ‘Transfer yapılmadı’ demesin. Alınan 13 futbolcuya ödenen çakıltaşı mı? Para değil mi?’’
FATİH Terim huzursuz. Onun huzursuzluğu, G.Saray'ın aldığı başarısız sonuçların yanında, Lucescu aşısının Beşiktaş'ta tutması.
Fatih, takımını UEFA Şampiyonu yaptı. Bu başarı onu İtalya'ya taşıdı. Ama buradaki şartlarla, İtalya'daki şartlar farklıydı. Mesela burada, Avrupa Kupası maçlarının biletlerini kulübün kasasından çıkararak yan yollara aktarabilirsiniz. 150-200 dolar gibi fahiş fiyatlarla sattırarak, bazı şahısları memnun eder ve seyircinin elebaşlarını ele geçirebilirsiniz. Ama Kopenhag'da, UEFA Finali'nde olduğu gibi bu uygulamadan, UEFA'dan ceza yiyebilirsiniz.
İtalya'da aynı şeyi yapamazsınız. Seyirci ile bir yere kadar oynarsın. O bir yerden sonra, o seyirci döner seninle oynar. Yani attığın silahla vurulursun. Aynen, salı akşamı Ali Sami Yen'de, ‘‘..ne basın bunu da yazın’’ senaryosunda olduğu gibi. Bu senoryoları acemi yönetmenler sahneler, haliyle acemi seyirciler amatörce oynar. Tabii burada amatörlüğün (!) sınırı tartışılır...
Rakip Beşiktaş
Lucescu, G.Saray'da çok başarılı oldu. Neye göre? Elindeki malzemeye, harcanan paraya, alınan neticeye göre. Bir düşünün Barcelona'nın attığı ofsayt gol sayılmasa, geçen yıl bu takım çeyrek final oynayacaktı. G.Saray yardımlaşıyordu, çok koşuyordu ve takımda rekabet vardı. Hakikaten oynuyordu. Lucescu'nun kovulup, Fatih Terim'in gelmesi aynen Fatih'in, Milan'a gittiği filmi anımsatıyordu. Terim'in şu andaki en büyük rakibi Lucesculu Beşiktaş. Ezeli rakip Fenerbahçe değil. Terim burada bir taktik hatası yaptı. Biraz bekleyecekti. Hatta Milli Takım’a danışman bile olabilirdi. Ama o acele etti. G.Saray camiasının şu anda büyük bir bölümü hala Lucescu'nun gönderilmesindeki haksızlığı konuşuyor. Organizasyonla bağırttırılan o amatör bir kısım seyirci, G.Saray taraftarının genelini yansıtmıyor. Bu işin bir yönü.
Gidenler, gelenler
Gelelim ikinci kısıma. G.Saray'ın geçen yılki ucuz, ama pahalı, iş yapan kadrosundan kimler gönderildi? Serkan, Capone, Perez, Victoria, Fleurquin, Radu, Bülent Akın, Sergen, Kingston ve Erhan Namlı. Acaba bunlardan kulübün kasasına ne girdi? Zaten ucuz futbolcular, üst üste koyup satsan ne getirirler ki?
Kimler alındı? Christian, Pinto, Felipe, Almaguer, Cihan, Mehmet Polat, Baliç, Duro, Müslim, Ümit Davala, Hakan Ünsal, Sarr ve İstanbulspor'dan Murat... Toplam maliyeti ne kadar? Resmi açıklamaya göre 10 milyon dolar.
G.Saray yönetiminden gazetecilere ve televizyonculara resmi konuşmayan ama tüyo verenler diyorlar ki, ‘‘Biz Terim'e Arsenal'dan Kanu'yu, Bayern Münih'ten Effenberg'i önerdik. Jancker neredeyse kapımızda yattı. Ama Terim istemedi. Şimdi de sakın ‘Transfer yapılmadı’ demesin. Yukarıda alınan 13 futbolcuya ödenen çakıltaşı mı? Para değil mi?’’ diyorlar.
Amiral gemisiydi
Resim çok net. Hiçbir şekilde yorumu kaldırmaz. Şampiyonlar Ligi'nde neredesin? Başkan Canaydın, tekzip etmediğine göre, Brugge denen bir köy takımına yeniliyorsun. L.Moskova'yı orada yendiğine ve grupta rakibinin İstanbul'a gelene kadar 1 puanı olduğuna göre, Ruslar da mahalle takımı. Ve sen ona da, İstanbul'da yeniliyorsun. Şimdi geriye bir şık kalıyor. Barcelona'ya gidip şehir takımı Barça'yı yeneceksin. Ve bekleyeceksin. Belki de UEFA'ya bile gidemeyeceksin. Annenin ligine döneceksin.
G.Saray camiası bu tarz bir olayı kaldıramaz. Çünkü sarı kırmızılılar Türkiye'nin amiral gemisiydi. Aldığı puanlarla ve başarılarla Türkiye'yi dünyaya tanıttı. Başarısız olmasını kimse istemez. Ama başarılıyken, ‘‘Ben yaptım’’ deyip de, başarısızken, ‘‘..ne basın bunu da yazın’’ dersen ve dedirtirsen, bunu da bu saatten sonra kimse yemez. |