28/10/2002 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Avrupa Birliği Son Güncelleme 07:56
28.10.2002
"Fischer, Türkiye'ye tarih verilmesini istiyor"

Almanya'da yayımlanan bazı dergi ve gazeteler, bugünkü sayılarında, Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin çeşitli yorumlarda bulundu. Der Spiegel dergisi, ''Türkiye yarım AB üyesi mi?'' başlığıyla verdiği haberde, bir süre öncesine kadar Türkiye'ye verilen adaylık statüsünün geri alınmasını isteyen Dışişleri Bakanı Joschka Fischer'in şimdi fikir değiştirerek, üyelik müzakerelerine başlanması için Türkiye'ye takvim verilmesinden yana olduğunu yazdı.

Fischer'in fikir değiştirmesinde, Washington'un baskısı ve Avrupalıların kendi güvenlikleri için Türkiye'ye bir perspektif sunmaları gerektiği bilincine varmasının önemli rol oynadığını belirten dergi, Fischer'in Ortadoğu bölgesinin gözardı edilemeyeceği, bu krizin aşılmasında Türkiye'nin köprü vazifesi görebileceği düşüncesinde olduğunu yazdı.

Dergi, ''Aslında Fischer, milliyetçi bilince sahip Türklerin, yenibir hükümet altında, egemenliklerini büyük ölçüde yitirecekleri düşüncesiyle, AB'ye tam üyelik isteklerini zaman içinde kaybedeceklerini düşünüyor. Bu durumda Türkiye'ye bir çeşit 'yarım üyelik verilebileceği' görüşünde'' ifadelerini kullandı.

FINANCIAL TIMES DEUTSCHLAND

Financial Times Deutschland gazetesi de, ''Türkiye üyelik şansını düzeltiyor'' başlığıyla verdiği haberde, AB liderlerinin son Brüksel zirvesinden Türkiye'ye farklı sinyaller gönderdiklerini yazdı.

AB Konseyi sonuç bildirgesinde ''Türkiye, aldığı reform kararlarıyla katılım müzakerelerine başlama sürecini yakınlaştırdı'' ifadesine yer verildiği ancak Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın,Türkiye'de atılan adımları yetersiz bulduğu belirtilen haberde, ''AB içinde Türkiye'nin AB perspektifiyle ilgili ihtilafın hala sürdüğü ortaya çıkıyor. Fakat somut müzakerelerin başlatılması şansı, Türkiye açısından artmış bulunuyor'' denildi.

Federal hükümetin son günlerde Türkiye ile müzakerelerin başlatılması yönünde destek verdiği için muhalefet tarafından eleştirildiği, Avusturya ve Lüksemburg başbakanlarının da, Türkiye'ye katılım vaadinde bulunulmasına karşı oldukları öne sürülen haberde, ''(Almanya Başbakanı Gerhard) Schröder'den bu konuda gelen yanıt ise bilinçli olarak bazı endişelerin uyandırılmaya çalışıldığı şeklindeydi'' görüşü savunuldu.

Türkiye'ye AB perspektifi verilmesinde, Yunanistan ile ilişkilerin yumuşamasının da etkili olabileceğine dikkat çekilen haberde, ''Gerek Yunanistan, gerekse İngiltere, Türk hükümetinin AB katılım müzakerelerinin başlatılması yönündeki ısrarcı tutumunu destekliyorlar'' denildi.

DIE WELT: ''TÜRKİYE, AB ÜYELİĞİNİ ZORA SOKUYOR''

Die Welt gazetesi ise, konuyla ilgili yorumunda, Türkiye'nin AB üyeliğini kendisinin zora soktuğu görüşünü savundu.

''Siyasi bakımdan kendi kalesine gol atma şeklinde bir olimpiyat yarışması düzenlenseydi, Türkiye altın madalyanın değişmeyen adayı olurdu'' ifadesini kullanan gazete, ''Türkiye'nin olumlu gelişmeleri olumsuza çevirdiğini'' savunurken, buna örnek olarak AK Parti'nin kapatılması yönündeki girişimleri gösterdi.

Türkiye'deki Alman vakıf temsilcilerinin casuslukla suçlandıklarını belirten gazete, ''Bu suçlamaların, Berlin'deki federal hükümetin Kopenhag'da Aralık ayı ortasında yapılacak bundan sonraki AB zirvesinde Türkiye'yi daha fazla destekleyeceğini açıkladığı gün yapılmış olması, Türk devlet sistemi içindeki iflah olmaz Avrupa karşıtlarının ne derece kontrolden uzak olduklarının yenibir işaretidir'' görüşünü savundu.

TAGESSPIEGEL GAZETESİ

Türkiye'nin AB üyeliğine henüz hazır olmadığını öne süren  Tagesspiegel gazetesi de, ''6 Alman vakfını devleti bölmek istemekle suçlayan bir ülke, bunu üzücü bir şekilde ortaya koymaktadır. Ancak, Ankara'nın attığı önemli adımlar da görmezlikten gelinmemelidir. Türkiye'nin nereye gittiği ortadadır. Fakat yolunda gitmeyen şeyin ne olduğu ortaya çıkarılmalıdır'' ifadelerini kullandı.

Avrupa'nın 21. yüzyılda bir ''Hıristiyan Birliği'' olarak görülmesinin kabul edilemeyeceği kaydedilen haberde, ''Sonuçta, Avrupa'nın Ankara'ya gönderdiği mesaj, yıllardan beri aynıdır. Burada söz konusu olan, değenlendirmenin nasıl yapıldığıdır. Daha ziyade frenleyici koşullar mı vurgulanmalıdır, yoksa hedef, yani üyelik mi? Ankara'ya açık ve olumlu bir perspektif ile aynı şekilde somut kriterler verilmesi herkese yarar sağlayacaktır'' denildi. 
(aa)



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com