|
11 Eylül'ün bir numaralı korsanı Muhammed Atta'nın saldırıdan birkaç ay önce Prag'da Iraklı bir ajanla görüştüğü söylentisi fos çıktı. Çek Devlet Başkanı Havel, bu bilgiyi bizzat Beyaz Saray'a iletirken, söylentinin ardından casus romanlarına taş çıkartan bir hikaye çıktı.
ÇEK Devlet Başkanı Vaclav Havel, Beyaz Saray'a 11 Eylül korsanlarının başı olan Muhammed Atta'nın saldırıdan birkaç ay önce Prag'da bir Iraklı yetkiliyle buluştuğu yolundaki söylentinin doğrulanamadığını bildirdi. Bu söylentinin ise Çek siyasi liderler ve gizli servisler arasındaki sürtüşmenin yol açtığı boşluktan kaynaklandığı ortaya çıktı.
Bu söylentinin kaynağını araştıran New York Times gazetesi, ilginç bir hikaye ortaya çıkardı. Gazeteye göre, 1989 yılında komünizmin son bulmasından sonra yeni yönetim, komünist istihbarat mekanizmasının yalnızca Arap muhbirleri de bulunan anti-terör birimini korudu.
KÖSTEBEĞİ KAÇIRDILAR
Çek istihbaratı, CIA ve İngiltere'nin dış istihbarat örgütü MI6 ile sıkı işbirliği kurdu. İngiliz ve Çek istihbaratının arası 1999 yılında MI6'in Prag büro şefi Chris Hurran, Irak Büyükelçiliği'ndeki bir yetkiliyi İngiliz köstebeği olarak bağlama çabasının fiyaskoyla sonuçlanması üzerine açıldı.
Hurran, Prag'daki 2 numaralı Irak diplomatı olan konsolos Cabir Salim'i muhbir olarak saflarına çekme planları yapıyordu. İngiliz, Çek iç istihbarat servisinden (BIS) Salim'i Prag'da izlemesini istedi. Hurran, tam Salim ile irtibata geçmeye hazırlandığı sırada, Iraklı birden bire ortadan kayboldu. Çek istihbaratını atlayan Cabir Salim ve altı çocuğu bir süre sonra sığınma hakkı istedikleri Almanya'da ortaya çıktılar.
EŞCİNSEL AJAN
Bunun üzerine İngilizler, BIS'in başkanına bir mektup yazarak, Çek istihbaratını şikayet ettiler. Ancak mektup Prag'da iyi karşılanmadı. Çek medyasında bir süre sonra İngiliz istihbarat şefinin eşcinsel olduğu yolunda haberler çıkmaya başladı. Bu haberleri İngilizleri daha da kızdırdı. Çünkü Hurran, Prag'a yollanmadan önce uygun bir uslüpla yeni büro şefinin eşcinsel olmasının bir sakıncası olup olmadığını sormuşlardı. İşin kötü tarafı da Atta, Prag'a gelmeden önce Irak büyükelçiliğinde neler olup bittiğini öğrenme ihtimali ortadan kalkmıştı.
11 Eylül saldırısından sonra bir Arap kaynağına dayanarak Muhammed Atta'nın aynı yıl Nisan ayında Prag'da Iraklı istihbarat ajanı Ahmed Halil İbrahim Samir el-Ani ile buluştuğu yolunda iddialar gündeme geldi. Çek Başbakanı Milos Zeman bu istihbaratı, alel acele, doğruluğu teyid edilmeden ABD'ye iletirken, Devlet Başkanı Vaclav Havel'in yaptırdığı araştırmada bu söylenti doğrulanamadı. |