21/10/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Politika
21.10.2002
Fatih ALTAYLI
200 milyon doları siyasete yatıran işadamı ne bekler?
  
 

DEMOKRATİK rejimler ‘‘şeffaf’’lık üzerine kurulur. Yeterince ‘‘saydam’’ olmayan demokrasiler, bazen az, bazen de çok ‘‘bulanık’’ olurlar.

Bizim demokrasimiz de öyle.

Bazen az, bazen çok bulanık.

Türkiye'nin seçime gittiği bu günlerde ortalık her zamankinden biraz daha bulanık.

Siyasetten intikam almayı planlayan ama asıl intikamı kendinden alacağının farkında olmayan geniş halk kitleleri ‘‘bulanık suda’’ balık avlayanların oltasına takılmak için uygun görünüyorlar.

‘‘Bulanık su balıkçıları’’nın oltalarında taktıkları yemler çok parlak.

Ama aslında plastik.

Olmayacak şeyler vaat edip, bulanık sudan gözü kararmışları kandırmaya çalışıyorlar.

Bunların başında Cem Uzan'ın partisi geliyor.

Şirket kadrolarını ve bayilerini siyasi parti havasına sokup, çengili, yemekli şölenlerle oy avcılığı yapılıyor.

Sadece bu kadarla kalsa iyi.

Başta Adapazarı olmak üzere neredeyse tüm illere büyük paralar gönderiliyor.

Oy satın alınıyor.

Hadi bu paralar kayıt dışı ve gizli diyelim.

İşin şölen kısmı apaçık ortada.

Her konserinde on binlerce dolar alan sanatçılar Uzan'la beraber sahnede.

Bir yandan da halka yemek dağıtılıyor.

Televizyonlarda, gazetelerde çarşaf çarşaf reklamlar.

Peki bu değirmenin suyu nereden geliyor?

Siyasi Partiler Yasası partilerin gelir kaynaklarını belirliyor ve sınırlıyor.

Partilerin bilançoları da ‘‘şeffaf’’ olmak zorunda ki, Anayasa Mahkemesi de bu durumu denetliyor.

Yani ortada bir yasa var.

Yasa var ama takan yok.

Cem Uzan'ın partisinin seçim için 200 milyon dolar bütçe ayırdığı söyleniyor.

İçerde ve dışarda herkese borç takan Uzanlar'ın 200 milyon dolar harcadığı seçimden ne beklediği malum.

Bunu bir yatırım gibi görüyorlar.

200 milyon dolar yatır, işi kaparsan devlet kaynaklarından 20 milyar dolar götürürsün.

Bir yandan da geçmiş rezaletlerinin üzerini örtersin.

Onlar böyle düşünebilir. Onlar Uzan ama bu devlet ne yapıyor.

Bu yasalar uygulamak için değil mi?

Kimse Cem Uzan'a ‘‘Kardeş bu partinin bu paraları nereden geliyor. Şu hesaplara bir bakabilir miyiz?’’ demeyecek mi?

Yanıtı belli.

Demeyecek.

Baksanıza YSK bile ‘‘Seçime kadar ceza yok’’ demiş.

Eeee, bu ülkede harcayacak 200 milyon doların var ise hesap soracak kimsen de olmaz.

Maliye Bakanı'na yönelik yalan haberin nedeni


GEÇEN hafta Maliye Bakanı ile ilgili bir haber vardı bir gazetede.

Maliye Bakanı Sümer Oral, çoğunluğu öğretim üyesi olan bir kooperatife üye yapılmış.

Kooperatif vilları yapmış.

Ancak kooperatifin arazisinin bir bölümü orman arazisiymiş.

Orman Bakanlığı da kooperatife dava açmış.

Gazete de bu durumu ‘‘Bakan Sümer Oral'ın rezaleti’’ diye vermiş.

Haberi okuyunca şaşırdım.

Çünkü ortada Oral'ın bir rezaleti yoktu.

Tam aksine Maliye Bakanı Sümer Oral, eğer bakanlığını kullanıp Orman Bakanı'na baskı kursa ve bu davayı engellese o zaman rezalet olurdu.

Ama Sümer Oral böyle bir şey yapmamış, yasaların uygulanmasına sıradan bir vatandaştan daha seyirci kalmıştı.

Yani durum aslında Oral için ‘‘rezalet’’ değil, ‘‘şeref madalyası’’ idi.

Oysa Bakan'ın bir ayıbı var ise o bu villayla ilgili değil.

Batırdığı bankayla Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne vergi ödeyenlerin sırtına 600 küsur milyon dolar yük bindiren bir grubun yaptıklarına seyirci kalması.

Bu grubun yaklaşık 60 trilyon lirayı bulan vergi borcu var.

Bu grup bu borcu yıllardır ödemiyor.

Maliye Bakanlığı geçtiğimiz günlerde bu borcu tahsil edebilmek için girişimler başlattı. Ancak bu girişimler sadece görüntüde.

Çünkü vergi daireleri bu grubun gelirlerine sözde haciz uyguluyorlar. Ancak şirketlerin adlarını değiştirerek hem Maliye'den vergi, hem de BDDK'dan mal kaçırıyorlar.

Maliye Bakanlığı ise bilerek veya bilmeyerek bu yağmadan mal kaçırma operasyonuna seyirci kalıyor.

Bakan Oral, eğer bir ayıp yapıyor veya bir ayıba ortak oluyorsa o ayıp bu ayıptır.

Villasını kurtarmak için nüfusunu kullanmamış olması değil.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?


Adından başka hiçbir yerinde doğruluk olmayanlar cephe genişletmek için yalana başvurmadığı zaman.

Fatih ALTAYLI
Tüm yazıları
    Cüneyt ÜLSEVER
  Hukuk herkese lazım!
 
    Doğan HIZLAN
  Turhan Selçuk'un çizgide 60'ıncı yılı
 
    Erdal SAĞLAM
  Partilerin ekonomik vaatleri
 
    Erkan ÇELEBİ
  İETT'den taksi plakası gibi ihale
 
    Ferai TINÇ
  Irak muhalefeti içinde Kürtlerin ağırlığı azalıyor
 
    Dr. Gündüz TEZMEN
  Bir biyoloji öyküsü...
 
    Nurten ERK
  Köyde doğdu, pompada 1.1 milyar dolarlık oldu
 
    Tufan TÜRENÇ
  Göreceksiniz, kadınlar sandıkta patlama yapacak
 
    Güzin  Abla
  Ayrıldığım eşim bana dönmek istiyor
 
    Korkut GÖZE
  Usta işi
 
    Vedat OKYAR
  Zordu, öyle de oldu
 
    Vahap MUNYAR
  Mr. Linn, Ankara'yı bırak fabrikaya git
 
    Yener SÜSOY
  Kralların faytoncusu
 
    Serdar TURGUT
  Mucize olay dün oldu
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com