|
Light Kasımpaşalı
CNN-Türk, seçim öncesinde TBMM'de grubu bulunan bütün siyasi partilerin liderlerini yaklaşık iki buçuk saat süren programlarla 4 ya da 5 kişilik gazeteci gruplarının karşısına çıkartıyor.
Bütün liderler CNN-Türk'ün davetini kabul ettiler. Ancak bu liderlerden biri önce kabul ettiği halde sonradan yan çizdi.
Aslında 8 Ekim Salı akşamı programa katılması için prensip anlaşması sağlanmıştı.
Ancak, son anda seçim kampanyasının yoğunluğunu mazeret göstererek programdan çekildi, bütün ısrarlara rağmen başka bir gün için de tarih vermedi.
Çıksaydı, bu lider karşısında Milliyet'ten Hasan Cemal, Radikal'den İsmet Berkan ve Enis Berberoğlu ile Hürriyet'ten Sedat Ergin'i bulacaktı.
Bu gazetecilerin her biri de genellikle o liderin değişim söylemini sorgulayan çizgileriyle tanınıyorlar.
Liderin adını mı merak ettiniz?
Söyleyelim; o çok sert çıkışlarıyla ünlü AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan...
Anlaşılan Erdoğan, o sert çıkışları gazetecilerin kendisini sorgulamadığı emniyetli sularda yapmayı tercih ediyor.
Belli ki, Kasımpaşa'yı Kasımpaşa yapan gelenekler de mazide kalmış...
Baykal’ın gözyaşları
CHP mitinglerinde en çok öne çıkmaya başlayan isimlerden biri de İstanbul 3. bölgeden birinci sıra adayı olan ilahiyat profesörü Yaşar Nuri Öztürk. Usta bir hatip olan Prof. Öztürk, kürsüde ne zaman söz alsa CHP lideri Deniz Baykal için de kısa bir tanıtım konuşması yapmaktan geri kalmıyor. Örneğin, Trabzon'da Baykal'ı şöyle anlattı: ‘‘Kursağında haram lokma bulunmayan, İstanbul'a geldiğinde lüks otellerin kral dairelerinde konaklamayan, 6-7 milyon liralık devlet misafirhanelerini tercih eden lider...’’ Baykal, Prof. Öztürk'ün bu sözlerinden çok duygulandı. Miting sonrası uçakla Ankara'ya dönerken Prof. Öztürk'e, şöyle teşekkür etti: ‘‘Yaşar Bey, beni çok duygulandırdınız. Siz konuşurken bir ara boğazım düğümlendi, ağlamamak için kendimi zor tuttum...’’ Öztürk'ün yanıtı şu oldu: ‘‘Keşke ağlasaydınız sayın genel başkanım. Çünkü Allah, gözyaşını sevdiği kullarının gönlüne koyar...’’ Bir ilahiyat profesöründen geldiğine göre, bu sözlerin üzerinde durmak gerekiyor.
Köylülerin UFO sandığı helikopterden Çiller çıktı
SANKİ gök yarılmış ve içinden çıkan bir UFO tarlanın üzerine konuvermişti.
Anadolu'nun yüce bir dağı olan Ilgaz'ın eteklerindeki Mülayim Köyü sakinleri, ağacın dibinde toplanmışlar, tarlaya inen helikoptere bakıyorlardı.
Helikopterin içinden çıkan bir kişi yol kenarına gidip, tek tük gelip geçen araçlara bakmaya başladı.
Bunun dışında helikopterin çevresinde en ufak bir hareketlilik yoktu.
Köylülerin merakı iyice arttı.
Ürkek adımlarla helikopterin yanına sokuldular.
Yanına geldiklerinde, içinde DYP lideri Tansu Çiller'in oturduğunu görünce şaşkınlıkları iyice arttı.
Durum sonradan anlaşıldı.
Çiller, geçen çarşamba günü Çankırı'daki mitinginin ardından helikopterle, gezisinin ikinci durağı olan Kastamonu'ya havalanmıştı.
Gelgelelim helikopter Ilgaz'ı kaplayan bulutların içinden geçememişti.
MÜLAYİM KÖYÜ’NÜN OYLARI ÇANTADA GİBİ
Çiller, pilotlara iki kez ‘‘Dalın’’ demiş, pilotlar bulutun içine daldılarsa da, durumu riskli görüp hemen geri dönmüşlerdi.
Ilgaz'ı iki ayrı koridordan geçme girişimi başarısızlıkla sonuçlanınca, pilotlar son çare olarak Ilgaz'ın hemen eteklerinde Çankırı'yı Kastamonu'ya bağlayan yolun kenarında gözlerine kestirdikleri bir tarlaya inmişlerdi.
Kastamonu'dan yola çıkan bir otomobil gelip Çiller'i alacaktı.
Pilotlar aslında doğru bir seçim yapmışlardı.
Çünkü, Mülayim Köyü Demokrat Parti döneminden beri Kırat'a oy veren bir köydü.
Köyün önde gelen yaşlılarından Hamdi Usta, Çiller'in elini sıkıp, ‘‘Allah nasip ederse oyumuz yine Kırat'a’’ derken, DYP lideri kısa günün kárı olarak Mülayim Köyü'nün oylarını da cebine atmış görünüyordu. |