Bildacı, düzenlediği basın toplantısında, gaz fiyatlarının şimdiye kadar BOTAŞ bünyesinde her ay alınan kararlarla belirlendiğini, ancak gelecek aydan itibaren doğalgazın Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun(EPDK) denetimine gireceğini, bu yüzden de bu ayın 25'inde Kurul ile fiyat konusunu görüşeceklerini bildirdi.
İran gazındaki fiyat indiriminin ''tüketici fiyatlarına ne zaman yansıtılacağına'' ilişkin soru üzerine Bildacı, ''Bu indirimin fiyatlara yansıması için, gazın gelmeye başlaması lazım. Kurul ile yapacağımız toplantıda bu konuyu da ele alacağız'' dedi.
Son 7-8 ay içinde, BOTAŞ'ın gayretleri ve hükümetin desteği ile 2005-2006 yıllarına kadar ''al ya da öde'' tehlikesinden kurtulduklarını belirten Bildacı, Rusya ve İran ile yapılan ikili görüşmelerle alım fiyatını düşürdüklerini, al ya da öde yükümlülüğü oranını indirdiklerini söyledi.
''Hiç kimse rehavete kapılmasın'' diyen Bildacı, BOTAŞ'ın yapması gereken yatırımları zamanında yapmaması halinde, 2006 yılından sonra bu tehlikenin tekrar kapıya dayanacağını vurguladı.
Al ya da öde çerçevesinde paranın havaya gitmediğini, parası peşin verilen gazın daha sonraki yıllarda kullanılabildiğini hatırlatan Bildacı, şöyle devam etti:
''Buna rağmen niye verilim ki... Ülkemiz ekonomik krizdeyken... Altı iletim hattı ihalesini 2 yıldır bitiremedik. Ne kaybediyoruz. BOTAŞ gelir kaybediyor. Gaz satarak gelir sağlanacaktı. Sanayi gaz kullanarak LPG'ye oranla maliyetini 3'te bir düşürecekti. Bugün tekrar yapılacak projelerin ihalesini, daha önce bir takım iç prosedürleri yerine getiremediğimiz için iptal etmek zorunda kalmıştık. Bu projeleri zamanında yapsaydık, BTC pompa istasyonu doğal gazla çalışabilecekti. Çünkü en ucuzu doğalgaz.
Aksi halde, pompa istasyonu için 1 milyon dolar ilave yatırım ve her ay 270 bin dolar yakıt parası vereceğiz. Yunanistan'a yılda 500 milyon metreküp doğal gazı satamayacağız Aylık kaybımız 208 bin dolar. Mümkün olduğunca çabuk, Türkiye'nin her yerine yatırım yaparak, gaz satmamız lazım.''