10/10/2002 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Avrupa Birliği Son Güncelleme 05:16
10.10.2002
AB'den övgü var tarih yok

AB Komisyonu, aday ülkelere ilişkin ilerleme raporlarını resmen açıkladı. Raporda reformlardan övgüyle sözedilirken, Türkiye'nin siyasi kriterleri henüz tam olarak yerine getirmediği belirtiliyor. Raporda "Türkiye'nin reformlara devamı halinde AB hedefine ulaşacağının görüldüğü" mesajı veriliyor. 10 ülkenin 2004, Bulgaristan ve Romanya'nın ise 2007'de katılımı destekleniyor. Türkiye'ye tarih verilmiyor.

Türkiye'nin, AB'nin siyasi ve ekonomik kriterlerine uyumuna ve üyelik sürecinin geleceğine ilişkin değerlendirmeler içeren 144 sayfalık raporda, ''siyasi kriterleri tam olarak yerine getirmeyen ancak önemli ilerlemeler kaydeden'' Türkiye'nin tam üyelik müzakereleri ve bu müzakerelerin başlangıç tarihi konusuna değinilmedi. 
Rakamlarla 25 üyeli yeni AB

AB Komisyonu'nun bugün tam üyeliklerine yeşil ışık yaktığı 10 yeni adayla genişleyerek 25 üyeye sahip olacak AB, 455 milyona ulaşacak nüfusuyla, Çin ve Hindistan'ın ardından üçüncü büyük toplum olacak.

''Büyük Patlama'' (Big Bang) olarak adlandırılan genişlemeyle, AB'ye 75 milyon kişi katılıyor. 39 milyon nüfuslu Polonya, 390 bin nüfuslu Malta'dan tam 100 kat daha kalabalık bir ülke.

Nüfusun yanı sıra ''yeni Avrupa''yı önemli boyutta ekonomik farklılılar bekliyor. Avrupa Komisyonu'na göre, 2004 için adaylığı öngörülen 10 ülkenin toplam zenginliği, yurt içi gayrisafi hasılalarının kümülatif toplamı 404,1 milyar euro ile, 15 üyeli AB'nin zenginliğinin yüzde 4,6'sına karşılık geliyor.

10 yeni üyenin kişi başına düşen yurt içi gayrisafi hasılasının toplamı, 2001 rakamlarına göre 15 üyeli AB'nin ortalamasının yüzde 45'ini oluşturuyor.

Aynı farklılık enflasyon planında da görülüyor: Yine 2001 yılı rakamlarına göre, Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde enflasyon yüzde 2, Malta'da yüzde 2,5, Macaristan'da yüzde 9,1 ve Slovenya'da yüzde 10,8.

İşsizlik oranına gelince, Slovenya'da ve Macaristan'da aktif nüfusun yaklaşık yüzde 5,7'si işsiz. Bu oran Litvanya'da yüzde 16,5 ve Slovakya'da yüzde 19,4 olarak açıklanıyor. 

Genişlemenin Avrupa Komisyonu'na maliyetinin ise 2004 ila 2006 yıllarında 40,1 milyar euro olacağı hesaplanıyor.



AB Komisyonu'nun ilerleme raporunda en önemli mesajın, ''Türkiye'nin reformlara devamı halinde AB hedefine ulaşacağının görüldüğü'' ifadesi dikkat çekiyor. 

Türkiye'nin siyasi kriterlere uyum konusunda attığı adımlar hakkında ayrıntılı bilgiler verilen raporda, gerçekleştirilen anayasal ve yasal reformlarla, AB tarafından hazırlanan Katılım Ortaklığı Belgesi'nde belirlenen birçok temel beklentiye yanıt verildiği, bu reformların çok olumlu karşılandığı ifade edilerek, yapılan Anayasa ve Medeni Kanun değişiklikleri ile 2002 yılının Şubat, Mart ve Ağustos aylarında onaylanan reform paketlerinin, ''zor siyasi ve ekonomik koşullara rağmen onaylanmasının anlamlı olduğu'' kaydedildi.

Komisyon, Türkiye'nin, 1999 sonunda Helsinki zirvesinde adaylığının resmen tanınmasıyla temel reformları gerçekleştirmek yolunda cesaretlendirildiğini, son bir yılda önemli ve kapsamlı reformlar yapıldığını ifade etti.

Barış zamanında ölüm cezasının kaldırılması, Güneydoğu bölgesinde OHAL uygulama alanının daraltılması gibi örnekler üzerinde durulan raporda, ''Bu reformların yapılması, Türk siyasi liderlerin büyük bir bölümünün AB değer ve standartlarına ulaşma iradesini yansıtıyor'' denildi. 

AB Komisyonu yetkilileri, daha önce, basında yer alan çeşitli spekülasyon ve yanlış değerlendirmeler nedeniyle yaptıkları açıklamalarda, Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi konusunun, Kopenhag zirvesinde ele alınacak siyasi bir karar olduğunu, raporda, bu konuda bir öneri veya görüş bulunmayacağını bildirmişlerdi. Yetkililer, bu yönde bir karar alınmasından önce, Türkiye'de, 3 Kasım'da yapılacak seçimlerin sonuçlarının görülmesinin önemini de kaydetmişlerdi. 

Reformların pratik uygulamasının önemine değinen Komisyon, bir 'eksikler ve ihtiyaçlar listesi' görünümündeki ayrıntılı değerlendirmelere yer verirken, eleştirilerinde çok 'yumuşak' bir lisan kullandı. 

Komisyon, değerlendirme ve ifadelerinde, Türkiye'nin AB açısından önemini vurguluyor ve engellerin aşılması için AB'nin artırması gereken maddi ve manevi destek üzerinde ısrarla duruyor.

SİYASİ KRİTERLER EKSİK

Türkiye'nin, Kopenhag kriterlerine uyum yönünde bariz ve önemli ilerlemeler kaydettiği belirtilen raporda, bununla birlikte ''siyasi kriterleri tam anlamıyla yerine getirmediği'' de ifade edildi.

Bu bölümde, temel hak ve özgürlükler alanında bazı kısıtlamaların gündemde kaldığı anlatılarak, bunların özellikle ifade, toplantı, dernekleşme özgürlüğü gibi alanlarda olduğu belirtildi. Raporda, ''fikir suçlularının'' hapislerde kalmasından duyulan endişe yansıtıldı.

Türkiye'de benimsenen reformların gerçek anlamını kazanmasının ancak somut uygulama ile mümkün olduğunun belirtildiği raporda, YüksekSeçim Kurulu'nun, bir parti liderine yönelik yasaklamasının, ''reform ruhu yansıtmadığı'' ifade edildi.

Hapishane sistemine ilişkin reform sürecinin devam ettiği, ilerlemeler kaydedildiği, F tipi cezaevlerinde tutukluluk koşullarına ilişkin bazı sorunların devam ettiği belirtilen raporda, gözaltı süresinin kısıtlanmasının, işkenceye karşı mücadele açısından etkili bir önlem olduğu üzerinde duruldu.

Ele alınması gereken konular arasında, işkence ve kötü muamele ile mücadele, ordu üzerinde sivil denetimle ilgili bazı sorunlar, şiddet içermeyen görüşlerini dile getirmeleri sonucunda hapiste bulunan kişilerin durumları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyumun da bulunduğu belirtilen raporda, reformların devamı ile Türkiye'nin Kopenhag siyasi kriterlerine tam uyuma ulaşabileceği mesajı verildi. 

Ceza Kanunu'nun 159. ve 312. maddelerindeki değişiklikleri de olumlu yorumlayan Komisyon, düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması için gereken bazı düzenlemelerin yapılmış olmasına rağmen, bu alanda kısıtlamalar kaldığını ve sorunların tamamen aşılmadığını belirtti.

Atılan şeffaflaşma adımlarına rağmen ''yolsuzluğun Türkiye'de ciddi bir sorun olarak kaldığını'' ifade eden Komisyon, Avrupa Konseyi'nin bu konudaki sözleşmelerinin Türkiye tarafından henüz imzalanmamış olduğunun altı çizildi.

Komisyon, MGK'nın rol ve yapısına ilişkin değişikliklere rağmen, bunların etkisinin pratik uygulamada görülmediğini öne sürdü.

KIBRIS VE YUNANİSTAN

Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik olarak sürdürülen doğrudan müzakerelere Türkiye'nin katkıları üzerinde durulan raporda, Türkiye'nin, Kıbrıs Türklerini çözüme giden adımlar atmak konusunda cesaretlendirmesi istendi ve Kıbrıs Rum kesiminin tam üyelik müzakerelerinin sonuçlanacağı bu yıl sonuna kadar adada bir çözüme ulaşılması temenni edildi.

Türk-Yunan ilişkilerinde olumlu gelişmelerden ve iki ülke arasındaki sorunların çözümüne yönelik çabalardan söz edilen raporda, Türkiye'de reform sürecine devam edilmesinin, ülkeyi Kopenhag siyasi kriterlerine tam uyuma doğru götüreceği belirtilerek, çabaların sürmesi istendi. 

EKSİKLER LİSTESİ

AB Komisyonu, Türkiye'de yapılan yasal düzenlemeleri değerlendirirken, çeşitli eksikliklere dikkat çekti. Bu kapsamda, gerçekleştirilen iyileştirmelere rağmen, F tipi cezaevlerindeki koşullarla ilgili sorunların sürdüğü, Basın Kanunu'na rağmen yazar, gazeteci ve yayıncılar hakkında yasal soruşturma uygulamalarının devam ettiği, derneklerin etkinliklerinin yasaklanması için yasal zeminin halen mevcut olduğu, Dernekler Yasası'nın kısıtlayıcı yapısının korunduğu, Vakıflar Kanunu'ndaki değişikliklere rağmen dini azınlıklar, tüzel kişilik, mal edinme hakkı, din adamlarının eğitimi konularında kısıtlamaların gündemde kaldığı, sendikalara karşı kısıtlamalar ile çocuk işçi çalıştırma uygulamalarının sürdüğü, namus davalarının cezalandırmalarda hafifletici sebep olmasına olanak veren yasanın yürürlükte kaldığı not edildi.

Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin işleyişinin uluslararası standartlara uygun olmadığının ileri sürüldüğü raporda, yargının her zaman bağımsız ve tutarlı işlemediğine yönelik duyumlara değinildi.

EKONOMİ

Türkiye'nin, pazar ekonomisinin işleyişi alanında kaydettiği ilerleme ile dış rekabet baskısına karşı direncini güçlendirmekte olduğunu kaydeden komisyon, ekonomik gerileme ve mali krizlerin etkisinin sürdüğünü belirtti. 

AB müktesebatına uyumda, Gümrük Birliği'nin kapsadığı konular ve bankacılık, telekomünikasyon, enerji ve tarım gibi alanlarda uyuma yönelik ilerleme kaydedildiği, ancak pek çok alanda AB mevzuatı ve Türk yasaları arasında önemli farlılıklar bulunduğu not edildi. 

Enflasyonun düşüşünün devam etmesi, vergi disiplini sağlanması, bankacılık sektöründeki kuralların uluslararası standartlar düzeyine getirilmesi, kamu bankaları ve işletmelerinin özelleştirmesinin hızlandırılması ve piyasaların işleyişindeki devlet kontrolünün kaldırılmasının tamamlanması, eğitime daha fazla önem verilmesi, bürokratik işlemlerin kolaylaştırılması ve diğer teknik engellerin kaldırılmasıyla yabancı sermaye girişi sağlanması gibi gerekler üzerinde durulan raporda, çeşitli öneriler yer aldı. 

Komisyon, kamu ihaleleri, enerji, adalet ve içişleri alanlarında AB müktesebatının uygulanması yönünde idari kapasitenin arttırılmasında ilerlemenin sınırlı kaldığını, Gümrük Birliği çerçevesinde AB müktesebatının uygulanmasında idari yeteneklerin güçlendirilmesi gerektiğini, iç pazarda malların serbest dolaşımı çerçevesinde önemli teknik engellerin sürdüğünü, uygun bir piyasa denetleme sistemi kurulmasına ihtiyaç olduğunu, sermayenin serbest dolaşımı konusunda yabancı yatırımlar üzerinde önemli kısıtlamaların halen yürürlükte kaldığını, kara para aklamaya karşı çıkarılan yasalarınuygulamasına daha fazla önem verilmesinin önem taşıdığını, şirketler hukuku alanında korsan yayın ve taklitçilikle mücadele yasalarının uygulanmasının sürmesi gerektiğini belirtti. 

Raporda, Türk Patent Enstitüsü'nün bağımsız olması gereği üzerinde durulurken, rekabet politikası alanında devlet yardımları konusunda AB müktesebatına uyumda hiçbir ilerleme sağlanamadığı, öncelikle bağımsızbir devlet yardımları kurulu oluşturulması gerektiği ifade edildi.

Tarım alanında AB müktesebatına uyum çabalarının sınırlı kaldığı anlatılan raporda, Türkiye'nin veterinerlik ve hayvan sağlığı ile ilgili AB yasalarını benimsemesi ve uygulaması gerektiği not edildi.

Ulaştırma politikasında AB müktesebatını uygulamak için yasal çalışma yapılması, doğrudan vergi toplama kapasitesinin artırılması,  şirketler vergisi ahlakı ilkelerine uyacak düzenlemeler yapılması ve ayrımcı uygulamaların kaldırılması gibi gereklerin de not edildiği raporda, Türkiye ve AB'nin istatistik kurumlarının altyapılarının çok farklı kaldığı belirtildi.

Türkiye'nin sosyal politikalar ve istihdam yasalarının da AB müktesebatından uzak kalmaya devam ettiği vurgulandı.

Elektrik ve gaz sektörlerinde önemli ilerleme sağlandığı, telekomünikasyon sektöründe, Türk Telekom'un özelleştirilmesi konusunda bir ilerleme kaydedilmediği, Basın Yayın Yasası'nın AB müktesebatına uyumlu olmadığı, bölgesel politikalarda AB standartları ile uyumlu ve etkili bir strateji oluşturulmadığı, çevre alanında müktesebata uyumun sınırlı kaldığı, tüketici hakları ve sağlığı politikasında uyumun yetersiz olduğu, adalet ve içişleri alanında, özellikle yasadışı göçe karşı alınan önlemlerin artırılması gerektiği,Türk kamu idaresinde bütçe ve mali denetim mekanizmalarının geliştirilmesine ihtiyaç olduğu gibi unsurlar da raporda not edildi.  

DESTEK

AB Komisyonu, üyelik öncesi hazırlıklarda AB'nin Türkiye'ye verdiği desteğin, Türkiye'nin adaylığının gelecek aşamasını da göz önünde bulundurarak, artırılmasını önerdi.  

Katılım Ortaklığı Belgesi'nin güncelleştirilmesi gereğinden söz edilen raporda, siyasi reformlar, insan hakları, Kıbrıs ve sınır anlaşmazlıklarının barışçı çözümü gibi konularda, Türkiye ve AB arasında genişletilmiş siyasal diyaloğun yoğunlaştırılarak sürdürüleceği ifade edildi. 

Gümrük Birliği'nin güçlendirilmesi, hizmet sektörü ve kamu alımlarının da bu çerçeveye dahil edilmesi ve malların serbest dolaşımı önündeki engellerin kaldırılması için çaba gösterildiği, Türkiye ile ikili ve üçüncü ülkeleri de içeren ticari ilişkilerin derinleştirilmesine devam edilmesi gerektiği, yatırımları teşvik etmekamacıyla önlemler alınmasına ihtiyaç olduğu belirtilen raporda, yasadışı göç, Şengen müktesebatının benimsenmesi ve uygulamasının yanısıra kişilerin serbest dolaşımı ve deniz taşımacılığı güvenliğini de içeren adalet ve içişleri konularında Türkiye ile işbirliğinin artırılması önerildi. 

Türkiye'nin değişik AB programlarına ve ajanslarına katılacağını belirten komisyon, AB'nin Türkiye'ye taahhüt ettiği geciktirilmiş mali desteğin uygulamaya geçirilmesine başlandığını belirterek, ''güçlendirilmiş üyelik öncesi stratejiyi'' uygulamak için gerekli girişimlerde bulunacağını anlattı. 

2003 yılı başında, kaydedilen ilerlemeleri ve üzerinde çalışılması gereken konuları içeren, ''gözden geçirilmiş bir Katılım Ortaklığı önerisi'' sunacağını bildiren komisyon, Türkiye'nin üyelik öncesi stratejiyi uygulamasını hızlandırmak amacıyla 2004 yılından itibaren mali desteğin artırılacağını kaydetti. 

Artan mali destekle Türkiye'de kamu idaresinin güçlendirilmesi, AB müktesebatının benimsenmesinin desteklenmesi ve Türkiye'nin Avrupa ekonomisiyle bütünleşmesinin kolaylaştırması gibi hedeflere yönelineceği ifade edilirken, AB Komisyonu'nun, Türkiye'ye verilecek mali desteğin 2004'ten 2006'ya kadar düzenli olarak artırılmasını önereceği bildirildi. 

12 ÜLKEYE TARİH

Raporlarda Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Litvanya, Letonya, Estonya, Slovenya, Malta ve Kıbrıs Rum kesiminin bu yıl üyelik görüşmelerini tamamlayabilecekleri ve AB'ye 2004 yılında tam olarak katılabilecekleri kaydedildi.

Komisyon, Bulgaristan ve Romanya'nın da Birliğe 2007'de giriş çabalarını desteklediğini belirtti.

KOMİSYON'UN TAVSİYELERİ EKİM ZİRVESİNDE ELE ALINACAK

AB Komisyonu'nun, aday ülkelere ilişkin bugün açıkladığı ilerleme raporlarındaki tavsiyeler, AB liderlerinin 24-25 Ekim'de Brüksel'de düzenlenecek zirvesinde görüşülecek. 

Türkiye'nin AB'ye üyelik görüşmelerine başlaması için bir tarihten söz etmeyen Komsiyon'un yıllık genişleme raporunda yer alan öneriler, Ekim'deki zirvede görüşüldükten sonra, genişlemeye ilişkin nihai karar, aday ülkelerle yapılacak maraton görüşmelerin ardından AB'nin 12-13 Aralık'ta Kopenhag'da yapılacak zirvesinde alınacak. 

Komisyon, 10 ülkenin (Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Litvanya, Letonya, Estonya, Slovenya, Malta ve Kıbrıs Rum kesimi) 2004 yılında Birliğe katılımını tavsiye ederken, Bulgaristan ve Romanya'nın 2007 yılında katılımına destek verdi. 

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com