28/09/2002 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Pazar
28.09.2002
Tarihi değiştirmek için hepimizin kötülükle mücadele etmesi şart
 

Reha ERUS

8 Aralık 1980 tarihinde ünlü 'The Beatles' topluluğunun efsane lideri John Lennon , New York'taki evinin kapısı önünde akli dengesi bozuk bir fanatik hayranı tarafından öldürüldü.

Japon eşi, müzisyen ve sanatçı Yoko Ono, o andan itibaren 'Dünyanın En Ünlü Dul'u kabul edilirken, Bayan John Lennon ünvanını da üstlendi. Yoko Ono her ne kadar ünlü topluluğun diğer elemanlarınca sevilmese de adının John Lennon ve The Beatles ile özdeşleşmesini başardı. Ünlü eşinin genç denecek yaşta bir cinayete kurban olmasından sonra metanetini

sürdürerek gerek kendi sanatını ve gerekse John Lennon'un eserlerini ve adını gündemde tutmayı bir görev bildi. Gelecek 18 Şubat'ta 70 yaşına basacak Yoko Ono, 59. Venedik Film Festivali sırasında Bienal tarafından düzenlenen 'Open-2001' açık hava sanat sergisinde '100 Tabut' adlı eseriyle savaşlara teröre meydan okurken yine barış için temennide bulundu. Adı Japonca ‘‘okyanus çocuğu' anlamına gelen Yoko Ono ile Lido Adasındaki Musevi Mezarlığı’nın hemen yanında sergilenen '100 Tabut' eserleri arasında görüştük.

Bayan Yoko Ono, burada tam 100 adet tabut var. Herbirinden zeytin ağacı fışkırmış. Belli ki çarpıcı sanatınızla dünyaya yine bir mesaj veriyorsunuz.

- Kocam John Lennon ile kalıplaşmış bir sloganımız vardı: ‘Savaşma, Seviş’, diye. Hatta 1969'un Mart ayında balayımız sırasında Amsterdam Hilton Otelindeki odamızda, barış uğruna yatakta fotoğrafçılara poz vermiştik. Barış için en güzel ilaç sevmek, sevişmek. Bu eserim de barışı simgeliyor. Zamanımızda birçok toplum terörle, soykırımla, katliamlarla, savaşlarla yok oluyor. Her ülkenin geçmişinde mutlak bir savaş var. İnsanlar ölüyor. İşte bu da ölümün metaforu. Ben kocamı trajik bir şekilde yitirdim. Bunun için geleceğe olumlu bakmak çok ama çok zor oldu. Yine de yılmadım. Tabutlardan çıkan zeytin ağacı reankarnasyonu simgeliyor. Her ölüm, yeni bir varoluşu tabuttan çıkartıyor. Bir Akdeniz bitkisi olan zeytin ağcı aynı zamanda iyileşmenin , sağlığın ve barışın da sembolü.

Böyle bir eseri yaratmak nasıl aklınıza geldi?

- Padova'daki muhteşem bir sarayın balo salonunun ortasındaydım. Bir an dans eden çiftlerin yerine boğazları kesilen, idam edilen, kurşuna dizilen kadınları, çocukları, çaresiz kalan erkekleri gözümün önüne getirdim. Kabus gibiydi. Sonra bu dev salonda geçmişte idam sehpaları ile cezaların infaz edildiğini öğrendim. O zaman yaşanan bu trajedilerin sorumlusu olarak unutmamamız gerektiğini sembolize eden bir eseri yaratmak gerekiyordu. Tarihi değiştirmek için hepimizin kötülükle mücadelesi şart.

Peki ya günümüzü nasıl değerlendiriyorsunuz ?

- 11 Eylül sonrası dünya değişti ama sorunlar hep eski sorunlar. Hálá 11 Eylül şokunu üzerimizden atamadık. Ama yine ılımlı düşünmemiz gerek. 11 Eylül sonrası sanki biraz daha dayanışma içerisine girdik. Şimdilerde ikamet ettiğim yaralı New York'ta çekingenlikle beraber daha dostane bir birliktelik seziliyor. Bir trajedi sonrası insanlık uğruna önemli bir adım. Dünyada yaşananlardan hepimiz sorumluyuz. Kendi kaderimizden de sorumluyuz. Tabii 60'lı yıllarda da bu böyleydi, şimdi de böyle. Katliamlar dolu dizgin devam ediyor. Savaşlar sürüyor. İnsanoğluna çok iş düşüyor. Bunları engellemek için her insan kendisine düşeni yapmalı. Siz gazeteciler, olayların üzerine gidin. Ben sanatımla gidiyorum. Siz kaleminizle, kameranızla gidin.

Eşiniz John Lennon ile hayali bir devlet kurmuştunuz. Özgür bir devlet. Adı Nütopya idi.

- Nütopya bizim içimizdeki zihnimizdi. Sınırsız, sonsuz, ülkesiz, hükümetsiz, savaşsız, tamamen barışın egemen olduğu bir cennet. Aslında hepimizin bir Nütopya pasaportu olabilir. Bakın, benim '100 Tabut' adlı eserimin tanıtım çerçevesinde Yoko Ono - Nütopya yazıyor. Örneğin Avrupa da bir adım attı. Birliği oluşturdu. Tek bayrak altında birçok ülke birlikte hareket ediyor. Nütopya'nın sabit bir bayrağı yok ama barışı simgeleyen beyaz rengi kullanıyoruz. Nütopya'nın bir ulusal marşı var. John Lennon'un en güzel eseri 'Imagine'. Bence John Lennon'un yeni nesillere en güzel armağanı 'Imagine' şarkısı. Evinize gittiğinizde bir kez daha Nütopya'yı düşünerek dinleyin

Yeni projeleriniz var mı?

- Ben günlük yaşıyorum. Bu da Nütopya'nın bir kuralı. Tek hedef aşk. Hep yaşayan ve asla ölmeyen aşk. Ama ifade etmekten çekiniyoruz. Sürekliliğini ne yazık ki kabul edemiyoruz.

Ben 1945’de Tokyo çevresinde bombalardan kaçan biri olarak ne olur savaşmayalım diyorum

Ben 1945 yılında Tokyo ve çevresine B-29 bombardıman uçaklarının bıraktığı bombalardan kaçan biri olarak, ‘‘Ne olur savaşmayalım, kan akıtmayalım, katliam yapmayalım, barışı, sevgiyi benimseyelim, gelecek nesillere aşılayalım’’ diyorum. Teşekkürler.'

Hippiliğin sosyal yaşama zararını ne yazık ki sonradan anladık

O dönemi (60'lı yıllar) özlemle, nostaljiyle aramanın yararı yok. Güzel düşünceler, güzel düşler, güzel de günler vardı. Olumlu işler de yaptık. Ancak ne yazık ki hesaplarımız tutmadı. Uyuşturucunun ne denli tehlikeli olduğunu göremedik. Hippiliğin sosyal yaşama zararını sonra anladık. Evet bir devrim oldu. Ama devrimi erkekler yaptı. Kadınlar safdışı kaldı. Kısacası, uyuşturucu ve maskülen akım 60'lı yıllara olumsuz damgasını vurdu. Öyleyse tabut içerisinden fışkıran zeytin ağacı daha olumlu bir eylem. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com