|
Ölümüne açlık tutkusu, yani anoreksiya vakalarının nedeni, bir gen değişimi mi. Bazı kişilerin, özellikle de genç kadınların, kilo konusunda neden bu kadar takıntılı oldukları ve kimi zaman ölüme varan açlıklara başvurdukları henüz bulunamadı.
Anoreksiya adıyla bilinen bu olayın nedeni olarak büyümek istememek gösterildi veya Batı'daki ‘‘zayıf kadın tutkusu''yla ilişkili olduğu öne sürüldü.
Ancak, hastalığın diğer kültürlerde de ve aileler içinde ortaya çıkmasıyla bağlantılı kanıtlar bulundu. Bu da genetik bir etkinin olduğunu gösteriyor.
İki misli fazla
Sydney'deki Children's Hospital'dan Ruth Urwin ve Ken Nunn, bu kanıtı doğrulamak için 87 anoreksik kadını ve bu kadınların ailelerini inceledi. Araştırmacılar, NET adlı genin mutasyona (değişinime) uğramış bir şeklinin, kilolarını kusarak değil, aç kalarak kontrol eden anoreksiklerde bulunma olasılığının iki kat daha fazla olduğunu belirledi (Molecular Psychiatry, sayı 7, s.652).
New South Wales Üniversitesi'nden Philip Mitchell, ‘‘İlk kez, bir genin, anoreksiyayla bağlantılı olabileceğine ilişkin bir kanıt bulduk. Bu gerçekten inanılmaz'' diyor. Öte yandan Mitchell, genlerin psikiyatrik bozukluklarla bağlantılı olabileceğini öne süren incelemelerin doğrulanması gerektiğine dikkat çekiyor.
Bunun doğrulanması halinde anoreksik hastaların, antidepresanlarla tedavilerinin neden başarısız olduğu açıklanabilir. Bu çalışmalarda Prozac benzeri ilaçlar kullanılmıştı.
Bu hastalıkla ilgili yeni tedavilerin bulunması şart. Günümüzdeki tedaviler, besinlerin denetlenmesini ve davranış terapisini içeriyor, ancak anoreksikler arasındaki ölüm oranı, psikiyatrik hastalıklar arasında ilk sırada.
Urwin ve Nunn, gendeki mutasyonun, NET proteinini nasıl etkilediğini araştırıyor. Mutasyon, genin etkinliğinin denetlendiği bölgede gerçekleşiyor. Geni düzenleme girişimleri, bu bölgenin üçte ikisinde başarısızlıkla sonuçlandı. |