|
Aspirin 1890'lı yıllarda, babasının arterit (eklem iltihabı) ağrılarını dindirmeye çalışan Alman kimyacı Felix Hoffmann tarafından geliştirildi. Bu tarihi izleyen 100 yıl boyunca aspirin -veya kimyacı deyimiyle asetilsalisilik asit- dünyanın en fazla kullanılan ilaçlarından biri oldu. Ancak son günlere dek aspirinin nasıl etki ettiği konusunda çok büyük bir bilgi eksikliği söz konusuydu.
1970'li yıllarda bilim adamları, insan dokusunun zedelenme durumunda, ateş ve iltihaplanmaya yol açan ve adına prostaglandin denilen hormon benzeri moleküller salgıladığını keşfetti. Bu arada aspirinin bu moleküllerin üretimini bloke ettiği de ortaya çıktı. Bu mekanizmanın nasıl işlediğini ortaya çıkartmak için bir grup bilim adamı prostaglandin üreten enzimi -PGHS- incelemeye aldı.
PGHS kristallerinin X-ışını analizleri, enzimin iki adet protein alt ünitesi içerdiğini ortaya koyuyor. Bu iki alt ünitenin içinde uzun bir kanal bulunuyor. Araşidik asidin molekülleri -önemli bir yağ asidi- bu kanallara girerek enzimin içinde kimyasal bir dönüşüm geçiriyor ve prostaglandin H2 molekülleri haline geliyor. Aspirin işte bu noktada devreye giriyor: kanalları kapayarak bu dönüşümü engelliyor. Aspirin molekülünün asetil grubu, kanalın içinde bir noktaya bağlanıyor ve araşidik asidin önünü kesiyor. İbuprofen ve naproxen gibi diğer anti-enflamatuar ilaçlar, enzimin kanallarını kimyasal olarak değiştireceklerine fiziksel olarak tıkarlar.
PGHS enzimleri ateş ve iltihaba neden olan prostaglandinleri üretir. Endoplasmik retikulum'dan -bir iç hücre zarı- gelen araşidik asit kanaldan ilerleyerek enzimin özüne ulaşır ve burada prostaglandir H2'ye dönüşür.
Aspirin molekülü, salisilik aside bağlı bir asetil grubu içerir. Bu grubun içinde karbon ( ), oksijen ( ) ve hidrojen ( ) atomu bulunur. Aspirin PGHS enziminin içindeki kanala girdiği zaman moleküller ikiye ayrılır. Bu arada asetil grup kanalın içindeki bir noktaya bağlanır ve salisilik asit genellikle akar gider.
PGHS enziminin yeni türü -asetil grubunun ''serine 530'' denilen noktaya bağlanmış şekli- araşidik asidin yolunu keser ve prostaglandin H2 haline dönüşmesine engel olur. Ne var ki aspirin PGHS enziminin varolan türlerini engellerken, midenin iç çeperini koruyan türünü de bloke eder. İlaç şirketleri artık, yalnızca iltihabi durumlara yol açan PGHS türünü hedef alan yeni bir ağrı kesici sınıfı üzerinde çalışıyor. |