|
Sadi ÖZDEMİR
AKP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Coşkun, AKP iktidara gelince ilk iş olarak Tasarruf Teşvik Fonu'ndaki 11 katrilyon liranın dörtte birini hak sahiplerine ödeyeceklerini ve esnaftan 3 yıl vergi almayacaklarını açıkladı.
Kamuoyunda daha çok siyasi tavrı ile ilgi ve tepki gören Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) ekonomi politikalarının mimarı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) eski başkanı Ali Coşkun, hükümeti kurar kurmaz ekonomi alanında büyük icraatlar vaad etti. Kriz içindeki ekonomiyi hemen canlandırmak için ilk etapta iki konuda karar alıp uygulayacaklarını söyleyen Coşkun, bu iki konuyu şöyle anlattı:
‘‘Piyasayı canlandırabilecek çok büyük bir kaynak şu anda Ziraat ve Merkez Bankası hesaplarında öylece duruyor. Bu Tasarrufu Teşvik Fonu'ndaki 11 katrilyon liradır. Bizim ilk yapacağımız iş bu 11 katrilyonun dörtte birini hak sahiplerine hemen ödemek olacak. Böylece piyasa canlanma için bir ivme kazanacak. Bu ödemeler ekonomiye bir anda cansuyu katacak. İkinci önemli işimiz ise vergi sorununa eğilmektir. İlk etapta esnafımızdan 3 yıl vergi almamayı düşünüyoruz. Çünkü krizde 420 bin esnaf kepenk kapatmış durumda.’’
Coşkun, ‘‘Ancak tabii ki serbest piyasa ekonomisinin sosyal adalet ilkesi de olacak. Bunun için de hayat pahalılığı, gelir dağılımındaki dengesizlik ve işsizlik ile en etkin şekilde mücadele edeceğiz’’ dedi.
KÁR ORTAKLIĞI
Coşkun, AKP'nin özelleştirme konusunda yeni bir model uygulayacağını bildirdi. Coşkun bu yeni modeli şöyle anlattı:
‘‘Özelleştirme için özel bir modelimiz olacak. Kár otaklığı pay senetleri çıkaracağız. Bunlardan alan vatandaş 3-5 yıl sonra isterse bu kár ortaklığı pay senetlerini hisse senedine dönüştürebilecek. Böylece yastık altındaki tasarrufları ve yurt dışındaki işçilerimizin tasarruflarını özelleştirmeye çekeceğiz.’’
Coşkun, kár ortaklığı pay senetlerinin cazip olabilmesi için de 3-5 yıl enflasyon üzerinde kár garantisi verileceğini kaydetti.
PARA BASMAYIZ
Bazı çevrelerin AKP'nin ekonomi politikaları gereği iktidara gelir gelmez para basacağından bahsettiğini hatırlatan Ali Coşkun bu konuda yapacaklarını ‘‘Hayır, Merkez Bankası özerktir. Bu yapı bizce de doğrudur ve şu anda doğal olarak Hazine'ye kısa vadeli avans bile veremez. Para basmanın kaynak yaratmayacağını çok iyi biliyoruz’’ diye açıkladı. Coşkun piyasadaki asıl parasal sorunu da şöyle tanımladı:
‘‘Kriz ve yanlış borçlanma ile ülkede müthiş bir dolarizasyona yol açıldı. Düşünün ki şu anda TL emisyonu GSMH'nin yüzde 2'si seviyesindeyken ülkedeki ABD Doları emisyonu GSMH'nin yüzde 10'unu aşmış durumda. Elbette bu dolar ticarette kullanılmıyor olsa o bile piyasanın canlanması için bir çözüm olurdu. Ancak dolara dönüşen para yastık altına giriyor. Ya da kullanılmaz şekilde tasarruf halini alıyor. Önemli olan bu dolarizasyon sorununu aşmak. Uygulanan programdan bunlar düşünülmemiş. Biz 4 Kasım sabahı halkın desteğini almış bir iktidar çıkaracağız.’’
ALİ COŞKUN
AKP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Coşkun, 1939 Kemaliye Başpınar'da doğdu. Mühendis, İşletme ekonomisti, sanayici ve yeminli mali müşavir olarak ekonomide hem iyi bir eğitime hem de tecrübeye sahip. Çanakkale Seramik, Kaleporselen, Kalebodur, Türk Suudi Yatırım Holding, Türkiye Şeker Fabrikaları, Bisan Bisiklet ve İhlas Finans gibi kuruluşlarda en üst yönetimlerde görev aldı. TOBB Başkanlığı, İSO Başkan Vekilliği, İş Dünyası Vakfı Başkanlığı, Aydınlar Ocağı Başkan Yardımcılığı gibi önemli görevlerde bulundu.
AKP'nin ekonomi ilkeleri
Ekonomik gelişmenin kaynağı da hedefi de insan olacak.
Tüm kurumları ve kurallarıyla piyasa ekonomisi işleyecek.
Özelleştirme rasyonel ekonomi için araç.
Yabancı sermaye Türkiye için çok önemli.
AB, Dünya Bankası ve IMF gibi kuruluşlarla ilişkiler sürdürülecek.
Devlet ekonomik faaliyetten çıkmalı.
Devlet ekonomide düzenleyen ve denetleyen olacak.
İsrafı önlesek yeter
AKP Genel Başkan Yardımcısı Ali Coşkun, makro ekonomik dengeleri iyileştirecek en önemli kaynağın kamu harcamalarındaki ısrafın önlenmesiyle ortaya çıkacağına inanıyor. Coşkun bu konudaki görüşlerini de şöyle açıkladı: ‘‘Bütçe açıkları artık sadece parasal politikalarla kapatılamaz. Acilen devleti yeniden yapılandıracağız. Asli görevlerine döndüreceğiz. Bunun için yerel yönetimler reformu ile ülkeyi yerinden yönetime geçireceğiz. Odalar Birliği'nin araştırmasını hatırlayın; 195 milyar dolarlık kaynak ısrafı var. O ısrafı bitirmekzorundayız. ’’
IMF'ye yanlışını anlatırız
Ali Coşkun, IMF ile ilişkiler ve ekonomik programın geleceği konusunda ılımlı mesajlar verdi. Coşkun, ‘‘Elbette biz IMF'ye karşı değiliz. Ayrıca devlette de devamlılık esastır. Ancak, ülke gerçeklerini anlatarak daha gerçekçi politikalar izleyeceğiz. IMF hedefler koyar, bunun nasıl yapılacağını konuşuruz’’ dedi.
Şu andaki IMF reçeteli programın en önemli sorununun programı destekleyecek sürdürülebilir siyasi otorite bulunmaması olduğunu söyleyen Ali Coşkun, ‘‘Bu yüzden ülke ekonomisi için yararlı olan hususlar gerçekleştirilemedi. Bazı konular ise kısa vadede Türkiye gerçeklerine uymadığı için ters etki yaptı. Doğal olarak halkın nazarında da bu olumsuzluğun sorumlusu IMF gözükmeye başladı. Halbuki ne IMF ne de Kemal Derviş sorumludur. Asıl sorumlu hükümettir. Programın eleştirilecek yönü ise sadece parasal politikaların öne alınmasıydı. Bizim ülkemizin gerçeği şudur; bu parasal politikaları mutlaka kamu maliyesi politikaları ile desteklemek ve üretimle bütünleştirmek gerekir. Biz bunu IMF'ye anlatırız.’’
Vergide oranlar inecek, gelirler katlanacak
AKP Genel Başkan Yardımcısı Ali Coşkun, vergi düzenindeki bozukluğun devletin borç yönetimini de olumsuz etkilediğini düşünüyor. Coşkun bu yüzden kayıtdışı ekonomi ile mücadeleye yöneleceklerini ve vergi gelirlerini artıracaklarını söyledi. Coşkun şöyle konuştu: ‘‘Son yıllarda kazançtan alınan vergiler çöktü, dolaylı vergilerle açık kapamaya çalışıldı. Sürekli zam ve vergi oranları artırıldı. Ancak vergi gelirlerini artırmak için bu yol çok yanlıştı. Biz vergi gelirlerini artırmak için vergi nisbetlerini ülke genelinde düşüreceğiz ve vergi adedini azaltacağız. Hesaplarımıza göre bunu yapınca vergi gelirleri 3 yıl içinde reel olarak 2 katına çıkacak. Bugün tahakkuk eden vergi zaten tahsil edilemiyor. Tahsil edilemeyen vergi 9.5 katrilyon lirayı aşmış. Bu toplanamayan vergi bütçe açığının yarısından fazla. Neden toplanamıyor bunda sistematik bir sorun olmalı. Kayıtdışı ekonomi kayıt altındaki kadar büyüklüğe ulaşmış durumda. Eğer borç sarmalındaki Türkiye, yüksek faiz ve kur sarmalından çıkamıyorsa bizce bunun en önemli nedeni kamu maliyesinin güçsüzlüğüdür. Onun güçlenmesi için de ilk önce vergi gelirlerinin artması şart. Bu temel sorunu çözecek reformu biz yapacağız.’’ |