Bölgenin eksikliklerini gidererek müşterinin beklentisini en iyi şekilde karşılamaya çalıştıklarını ve bu doğrultuda Temmuz 2001'den itibaren İstanbul Valiliği ile başlattıkları Laleli'de özel bölge uygulamasının neticesini almaya başladıklarını vurgulayan Karahan, özel bölge uygulaması kapsamında, Laleli ile ilgili tüm idari birimlerin görev alanlarının yeniden tanımlandığını, müşteriye güvenli alışveriş imkanı sunmak için emniyet hizmetlerinin artırıldığını, sokaktaki seyyar satıcıların kaldırıldığını ve temizlik hizmetlerinin sıklaştırıldığını anlattı.
Karahan, açıklamalarını şöyle sürdürdü: ''Özellikle katma değeri düşük olan Uzakdoğu ürünleriyle rekabet etmekten çıkıp, katma değeri yüksek, kaliteyi daha ön planda tutan ürünlere yönelmemiz ve daha iyi hizmet sunmamız neticesinde yeni bir müşteri potansiyeli oluşturduk. Rusya ve hitap ettiğimiz diğer ülkelerolsun, oralardaki olumsuz 'Türk malı' imajını tersine döndürdük.
Artık, biz, bu pazarlarda Avrupa markalarıyla yarışmaya başladık. Kalite, hizmet, malın çabuk teslimi, siparişlerin çok hızlı üretilmesi açısından, Laleli dünyada rekabet edebilir bir noktaya ulaştı. Rusya'dan daha büyük çaplı müşteriler gelmeye başladı.''
"ARAP PAZARLARINI YENİDEN KAZANDIK"
Pazar çeşitliliğine de gittiklerini, özellikle ABD'deki 11 Eylül olayının ardından Ortadoğu ve Arap ülke pazarlarını yeniden kazanmaya başladıklarını belirten Karahan, İran, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerden gelenlerin artış gösterdiğini kaydetti.
LASİAD Başkanı Karahan, ''Ortadoğu ve Arap ülkelerinin payında yüzde 20'lik bir artış oluşmaya başladı. Bütün bunlar, ülkemizin yaşadığı ekonomik sıkıntılar içinde sevindirici gelişmeler'' diye konuştu.
''EKONOMİK SIKINTIYA MERHEM OLMAK İSTİYORUZ''
Laleli'de yılın ilk altı ayında ticaretin yüzde 30 arttığını bildiren Karahan, geçen yıl 3 milyar 40 milyon dolarlık döviz girdisi sağlarken, bu yıl sonunda 4.5 milyar dolarlık döviz geliri hedeflediklerini söyledi.
Üretim maliyetlerinde rakip ülkelerdeki gibi koşulların sağlanması ve Laleli'nin eksikliklerini gidermesi durumunda bölgedeki ticaretin daha da artacağını vurgulayan Karahan, ''İyi bir noktaya geldik. Ama, henüz istediğimiz noktaya, 1996 yılındaki 8 milyar 842 milyon dolarlık seviyeye ulaşamadık'' dedi.
Karahan, Laleli'deki canlanmadan esnafın da memnun olduğunu ifade ederken, ticaretin yoğun olarak yapıldığı yerlerde kiralık boş dükkan bulunmadığını, dükkanların yüzde 100 dolu olduğunu belirtti.
Karahan, ''Türkiye yaşadığı kriz içinde küçülme gösterirken, bütün sektörler durmuşken, biz Laleli'yi bir şantiye haline dönüştürdük. Tüm firmalarımızı yeniden dekore ediyoruz, binalarımıza yeniden cephe giydirme yapıyoruz, sokaklarımızı düzenliyoruz. Laleli'yi daha modern hale getiriyoruz'' dedi.
Laleli bölgesini Avrupa Birliği ülkelerine açmayı ve İstanbul'a gelen turistlerin alışveriş yapacakları modern bir moda merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini belirten Karahan, önümüzdeki ay ''Laleli moda günleri'' adı altında ilk kez bir etkinlik düzenleyeceklerini açıkladı.
Türkiye'nin yaşadığı ekonomik kriz nedeniyle kaynak ihtiyacına işaret eden Karahan, ''Üretim ve ihracattan başka bir yol yok. En kolay ihracatın gerçekleştirileceği bölge ise Laleli. Elinde böyle bir potansiyeli olan ülke bunu çok iyi değerlendirmeli. Biz, yaşanan ekonomik sıkıntıya merhem olmak istiyoruz'' dedi.