27/08/2002 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Türkiye
Piyasanet
Yeni-ekonomi
Dünya
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Ekonomi Son Güncelleme 22:48
27.08.2002
Türker:Seçim ekonomisi kullanılmayacak
 

Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı MasumTürker, seçim ekonomisi politikasını hiç kullanmayacaklarını belirterek, ihmal edilen konuları ortaya çıkarmaya çalıştıklarını söyledi.

Bakan Türker, bugün, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Mehmet Yıldırım ile beraberindeki heyeti Hazine Müsteşarlığı'nda kabul ederek bir süre görüştü.
   
Görüşmenin ardından basına bir açıklama yapan Türker, İTO Başkanı Mehmet Yıldırım ile Yönetim Kurulu üyelerine kendisini ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti. Görüşmede, İTO heyetinin  şikayet ettikleri konuların, Türkiye'de birçok kesim tarafından da dile getirildiğini hatırlattı. Bu konuların bir kısmının Türkiye için gerekli, bir kısmının da hızlı yaşanan süreçte ihmal edilmiş konular olduğunu vurgulayan Türker, şunları kaydetti:
   
''Herşeyden önce KOBİ'lerin desteklenmesi için, biz elimizden geleni yapacağız. Bunları yaparken bizim birinci hedefimiz, uygulanmakta olan ekonomik programın çerçevesinde kalmak ve bütçe disiplini içinde hareket etmek. Bu nedenle düşük faizli kredi bulabilmek için, (bu sübvansiyon ya da bir destek değil) para piyasalarından düşük faizli kredi olgusuna gayret göstermek gerekebilecek.

Biz, İTO heyetinin, bu konudaki taleplerini önemle değerlendirip yerine getirmeye çalışacağız.''

ÜRETİMDE VERGİ YÜKÜNÜN AZALMASI ENGELLENDİ
 
Türker, geçtiğimiz günlerde çeşitli koşullar dolayısiyle, küçük kalmış olan işletmelerin ölçülerini değiştirlerini ifade ederek,  ölçünün yukarı çekilmesinin KOBİ'lerin, 2-3 yıllık enflasyonun yarattığı etkilerden korunmasını sağlayacağını belirtti. 

Türker, konuşmasında Mali Milat ile ilgili olarak da şunları kaydetti: ''Mali Milat, bu ülke için gereklidir. Ama gereklilik çerçevesinde, Sayın Mehmet Yıldırım'ın talep ettiği; geçmişle hesaplaşmayı sona erdiren, beyaz sayfa açan koşullarda oluşturulması gerekir. Bugün, Mali Milat dondurulmuş olmasaydı, 2003 yılından itibaren vergi oranının ilk tarifesi yüzde 5'e düşecekti, en son tarife yüzde 35 olacaktı. Maalesef, iş alemi bunun tersini istedi. 
   
(Mali Milat kalktı) derken, vergi oranlarının düşmesini, dolayısıyla, üretimin, vergi yükünün azaltılmasını da engellemiştir. Ben yine burada söylüyorum; önümüzdeki yıl içinde Mali Milat uygulandığı zaman, vergi oranları yüzde 20'den, yüzde 15'e düşecektir.''

Türker, eski Maliye Bakanı Zekeriya Temizel'in yaptığı vergi reformunun yararlarının devreye gireceğini belirterek, aynı reformu geçen sene Almanya'nın uygulamaya başladığını da anımsattı.
    
KOBİ'LER DESTEKLENECEK
 
Bakan Türker, Mali Milat'ın, eski ile hesaplaşma anlamında devreye girmemesi için, geçmişte, nereden geldiğinin sorulmayacağı düzenlemelerin de yapılması gerektiğini ifade ederek, ''Bu konuda Maliye Bakanlığı'nın gereken hassasiyeti göstereceğine inanıyorum'' dedi. 

Gerekirse bu konuda elbirliği yasal düzenleme yapma yoluna gidebileceklerine dikkat çeken Bakan Türker, ''Biz önümüzdeki günlerde KOBİ'lerin desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü, reel sektörü desteklenmeyen bir ülkede büyüme sanal olur.

Sanal büyüme yalnız faiz olgusu içinde olur, bir süre sonra faiz transfer olgusundan başka bir şeye yaramaz. Oysa üreten kesimlerin istihdamına ihtiyacımız var'' ifadesini kullandı.
   
Türker, konuşmasını noktalarken, ''Biz üstümüze düşeni yapacağız''dedi ve şöyle devam etti: 

''Seçim ekonomisi olgusunu hiç kullanmadan, -bunun altını çiziyorum, çünkü kimi çevreler yaptıklarımızı yanlış değerlendiriyor- gerekenler yapılacaktır. Alınan bütçe ve uygulanmakta olan program incelenirse, ihmal edilen olguları ortaya çıkarıyoruz. Sanırım, KOBİ'ler ve tarım sektörüne önem verdiğimiz zaman, bugün tartıştığımız birçok konu ortadan kalkacaktır.''

MALİ MİLAT

Türker, ''Mali Milat Yasa Tasarısı'na Plan Bütçe Komisyonu'nda da karşı çıkmıştınız. Bu konuda önerileriniz neler?'' şeklindeki bir soru üzerine, Mali Milat'ın kaldırılmasını kendisinin karşı olduğunu belirtirken, Mali Milat'ın kanunda mevcut olan, 1994'den beri uygulanmakta olan Nereden Buldun Yasası'nın uygulanmasında, vergi yükümlüsünü koruyan bir kavram olduğunu kaydetti.

Türker, Mali Milat'ın 1998 yılında Türkiye'nin Rusya krizini yaşamasını engellediğini ifade ederken, Mali Milat'ın gerektirdiği beyaz sayfa açma olgusunu iyi düzenlemek gerektiğini söyledi. 

''Ticaretle uğraşanların ben beyanımı yapıyım ama geçmişimize yönelik olmasın istiyorlar'' diyen Türker, Parlamentoda DSP olarak savundukları noktanın bu olduğunu söyledi. 

Türker, yasa ile vergi oranlarının indirilmesi olgusunun durdurulmak istenmesinden kaynaklandığını belirtirken, yılbaşında vergi oranlarının yüzde 5 düşecekken Mali Milat'ın kaldırılması adı altında bu vergi düşüşünün dondurulduğunu anlattı. Türker, şöyle devam etti:

''3 yıldır dondurulmuş durumdadır, oysa biz tartışıyoruz. Yabancı sermayenin gelmesi için, gerekli altyapının oluşması için, vergi yükümlülüklerinin diğer ülkelerle eşdeğer hale getirilmesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle bunu uygulamamız gerektiğini düşünüyoruz ve bu düşüncemizi hem DSP olarak, hem de şimdi 57. hükümetin bakanı olarak görüşlerimi muhafaza ediyorum.'' 

''Düzenlemede repo, mevduat beyannamesi gibi hususlarda var'' şeklindeki hatırlatma üzerine de Türker, Türkiye'de kayıt dışı ekonominin var olduğunu, vergi mükelleflerinin sayısının az olduğunu belirtirken, şöyle konuştu:

''Siz vergi mükellefi olmayın bunu hep erteliyoruz, bunun hesabını iyi yapmak lazım. Yani bir kesim istiyor diye değil. Türkiye'de bundan sonra, vergi mükellefiyetini yalnız üretenler üzerine mi bırakacağız, yoksa üretilen ve yaratılan KDV'den pay alan herkes eşit sorumluluk mu yükümlenecek? Bu da çok önemli bir tartışmadır ve devlet yönetimi ile ilgilidir... 
 
Geçtiğimiz dönem asgari hayat standardı getirildi ve buna biz yine muhalefet etmiştik. Asgari hayat standardı da küçük esnaftan kazanmadığı halde vergi istemektir, bu tür olgulara artık son verilmesi gerekir.

Ülkemizde kazanan herkes vergi ne ödeyecekse, herkesin hesap vermesi söz konusuysa, o zaman biz karşımıza sadece sanayiciyi, tüccarı, esnafı değil, buradaki eşitliği sağlamak gerekir,bu eşitliği sağlarken, gerekli ortamı, gerekli iklimi sağlıklı kılmak gerek.''
    
KAMU ÇALIŞANLARININ ÜCRETLERİ
 
Kamu çalışanlarının ücretleri ile ilgili bir başka soru üzerine de Türker, kamu çalışanları ile ilk defa toplu görüşmelerin yapıldığını anlatırken, konunun bütçe ile Maliye Bakanlığı ile ilgili olduğunu söyledi. 

Şu anda gündemde olan konunun, 2003 yılında kamu çalışanlarının ücretlerini belirlemek olduğunu ve bunu Türkiye'nin ilk defa yaşadığını belirten Türker, 57. hükümetin kamu çalışanlarına sendikalaşma hakkı verdiğini ve bu yıl başlamak üzere toplu görüşme hakkını kullandıklarını söyledi. 

Türker, ''Bugün bize danışacaklar, bu konuda değerlendirme yapmaya çalışıyoruz. Bütçenin imkan verdiği oranda kamu çalışanlarının haklarıda verilmeye çalışılacaktır. Ama bu verilirken, 3.5 yıldır, toplumun her kesiminin kamu çalışanları dahil sıkıntısını çektiği programı aksatmamalıyız, çünkü bu aksaklık ülkenin yüklendiği borcun, maliyetini, faizini arttıran bir olgudur, bu konuda hepimiz ciddi bir duruş içinde olmalıyız ve bunun bu şekilde olmadığını söylemek noktasındayız'' diye konuştu.
   
631 SAYILI KARARNAME
 
''2002 yılında ek ödenek gerekecek mi?'' şeklindeki soru üzerine de Türker, 2002 yılı ile ilgili ek ödeme olmadığını ve bu konuda KHK çıkarıldığını söyledi. Türker, bu kararnamede eşit işe eşit ücret anlayışı içinde olunduğunu ifade ederken, kararnamenin üniversitelere giren araştırma görevlilerinin haklarını düzeltmek noktasından gündeme geldiğini ve ona göre oluştuğunu anlatırken, ''Bu ayrışmayı farklılaştırmayı giderecek bir çalışmaydı, yoksa bütçede olmayan programa aykırı bir borçlanma ile bir konuyu oluşturmaya çalıştığınız zaman, 3.5 yıldır çektiğimiz herşeyi bir gecede sona erdiririz'' dedi. 

Türker, ''631 sayılı KHK ek finansman ihtiyacı doğurur mu?'' şeklindeki soru üzerine de ''Şu anda uygulanacak kısmı finansman içinde olur. Mevcut planlanmış finansman içinde ve Maliye Bakanlığı buna hassasiyet gösteriyor. Bizde zaten onun dışında bir ödeme yapmamız mümkün değil, hazine olarak'' yanıtını verdi.
    
İTO BAŞKANI YILDIRIM
 
İTO Başkanı Mehmet Yıldırım da KOBİ'lere uygun faizle kredi beklentilerinin bulunduğunu ve mali milat konusundaki güvensizliğin düzeltilerek, bir güvene kavuşturulmasının gerektiğini söyledi. 

Yıldırım, hükümetle diyalog içinde olmalarının gerektiğini de kaydederken, ''Daha önce diyalog noksanımız vardı. İnşallah bu diyalog noksanlığımızı gidereceğiz'' dedi. 

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com