ABD Başkanı George Bush'un katılmayacağının açıklanmasıyla bağlayıcılığı ve ciddiyeti üzerine kuşku düşen zirve, şimdi de, çevreciler tarafından, gündemin saptırıldığı ve kasıtlı biçimde halkın temsilcilerinin katılımını güçleştirecek biçimde organize edildiği gerekçeleriyle eleştiriliyor.
Zirveye katılan çevreci örgütlerden Hindistan merkezli ''Önce Gıda'' grubunun temsilcisi Anudruha Muttal, büyük şirketlerin ve bunları destekleyen zengin ülkelerin zirve gündemini saptırdığını iddia etti.
Muttal, ''Zirve, hayati çevre sorunlarının değil, ABD ile Avrupa Birliği'nin istediği şekilde uluslararası ticaretin liberalleştirilmesiyle ilgili konuların tartışıldığı bir zemin haline getirilmek isteniyor'' dedi. Çevreciler, zirvenin organizasyonunu da eleştiriyor.
Tanınmış çevreci eylemci Vandana Shiva, iş dünyasının ve hükümetlerin temsilcilerine ağırlık verilirken çevreci örgüt ve grupların zirveye katılımına güçlükler çıkarıldığından yakınarak, ''Zirvenin gündemiyle asıl ilgili insanlar zirvenin işleyişinden uzak tutuluyor'' ifadesini kullanıyor. Zirvenin düzenleyicileri ise katılımın beklenenden çok daha fazla olduğundan söz ederek, zirve toplantılara katılıma sınırlama getirilmesi gereğini savunuyor.
Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi'ne iş dünyasının ve dev uluslararası şirketlerin büyük ilgisi dikkat çekiyor. ş dünyasının pek çok devi, çıkabilecek kararları etkilemek amacıyla Johannessburg zirvesinde güçlü kadrolarla temsil edilirken, çevreci sivil toplum kuruluşlarının eleştirilerini haksızlık olarak niteliyor.
200 şirketi temsil eden ''Sürdürebilir Kalkınma İçin İşveren Eylemi (BASD)'' adlı lobi grubunun liderleri zirve gündemini kendilerinin belirledikleri iddialarını reddediyor.
BASD sözcüleri kendi lobi faaliyetlerinin çevreci ve yeşillerin yaptığı lobi faaliyetlerinden farklı bir zorlayıcılığının olmadığını savunarak, zirvede herkesin kendi görüşleri çerçevesinde muhataplarınıikna etmeye çalışma hakkı bulunduğunu ifade ediyor.