25/08/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
25.08.2002
Yalçın BAYER
Tayyip'in arkadaşı Duran'ın öyküsü
  
ybayer@hurriyet.com.tr
 

‘TAYYİP Erdoğan'ın çocuklarını Mustafa Duran mı okutuyor’ başlıklı dünkü yazımız bizi gerilere, Şişli Belediyesi'ne götürdü. Recep Tayyip Erdoğan'ın çocuklarını 'ilerde şirketinde çalıştırmak üzere' okutan Ramsey Giyim'in sahibi Remzi Gür kadar yakın olan başka yakın bir arkadaşına...

Yıl 1996...

Belediye Başkanı ANAP'lı Gülay Atığ (Orhan Aslıtürk'le henüz evlenmedi) sürekli rant kapılarını açmak istiyor.

Belediyenin Kasımpaşa'ya inen Piyalepaşa Bulvarı'nda 3.5 dönümlük bir arsası vardı.

Arsa, Encümen kararıyla 17.10.1996 tarihinde, belediyenin şirketi olan ŞİPA'ya (Şimdiki adı Kentyol AŞ) 11 milyar liraya satılıyor. ŞİPA da bir hafta sonra bu arsayı Mustafa Duran adlı bir işadamına satıyor.

Tapuda emlak değeri 13 milyar gösteriliyor.

Öyküsü uzun...

CHP'li İlçe Başkanı Dursun Çaltı satışta yolsuzluk yapıldığını belirterek Şişli Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Ancak o dönemde savcılık nedense takipsizlik kararı verdi.

ATIĞ İÇİN TUTUKLAMA ÇIKTI

Bu arada DYP-RP iktidarından sonra Mesut Yılmaz hükümete ortak oldu. ANAP'lı muhalifleri, Gülay Atığ'ın uygulamalarının peşine düştüler; savcıyı görevden aldırdılar. Yeni gelen Savcı Muhittin Ayata, ihaleye fesat karıştırmaktan ötürü, Atığ, Belediye Encümen üyeleri ve ŞİPA'nın yöneticileri hakkında soruşturma açtı.

Bu arada Atığ, Orhan Aslıtürk'le evlendikten sonra yurtdışına kaçtı. Mahkeme, bir süre sonra da aynı konuda Atığ hakkında tutuklama kararı çıkardı.

Seçimlerden sonra ismi çok yıpranan ŞİPA'nın adı Kentyol'a dönüştürüldü.

Bu arada hem Şişli Belediyesi hem de Kentyol, Mustafa Duran'a karşı tapu iptal ve tescil davası açtı. Davayı belediye kazandı ve arsayı geri aldı.

Ne yazık ki 13 milyara satılan arsanın bilirkişi raporuna göre satış değeri 443 milyar olması gerekiyordu. Değerde açık bir oransızlık vardı.

Kayda geçen 13 milyarın üzerinde açıktan verilen bir para mı vardı; kimin cebine girmişti bu?

Olayın düğüm noktası buradaydı ve 'ihale'de oyunlar oynanmıştı.

Şişli Belediyesi'ne yakın zamanda Ordu'dan avukatı aracılığıyla bir ihtarname gönderen Mustafa Duran, 124 milyar zarara uğradığını öne sürüyor bugün.... ‘‘Ben ticaret adamıyım, bu nedenle oluşan munzam zararlarımı talep etme hakkımı saklı tutuyorum’’ diyor.

Peki Duyar kimdir?

Köln Hali'nde tavukçuluk ve yumurtacılık yapmaktadır. Recep Tayyip Erdoğan'ın yakın arkadaşıdır. İddiaya göre, Duran'ın Erdoğan'la ortaklığı vardır.

ERDOĞAN'IN ALTINA MERCEDES ÇEKTİ

En önemlisi de 1994 yerel seçimlerinden önce Tayyip Erdoğan'ın altına Mercedes'i çeken adamdır. ('Tayyip'e Mercedes' haberi seçimlerden önce Hürriyet'te yayımlanmıştı.)

3.5 dönümlük bir arsa ana cadde üzerinde Memorial Hastanesi'nin biraz yukarısında... İlginç bir durum oldu; burası yeşil alan olarak imar planına işlenmiş, ancak şimdi yapılanma hakkı verilecekti... Ama bir bakıldı İSKİ buradan isale hattı geçireceğini bildirdi.

Gülay Atığ'ın günahını almayalım, bu arsayla o zamanki Belediye Meclisi üyesi, Atığ'ın yardımcısı Av. Cemil Can Bıçakcı çok uğraşmıştı.

Şişli Belediyesi kıymetli arsasına sahip çıkar mı; al sana bir İSKİ kazığı.

ADAY YAPIYOR

Olayı bağlayalım; çocuklarından birisini okutup okutmadığını bilmiyoruz ama Erdoğan'ın Mustafa Duran'ı milletvekili adayı olarak gösterirse hiç şaşmamak gerekiyor.

Peki nasıl bir işbirliği sonucu, neyin karşılığı bu adaylık?

Turpun büyüğü


SP'yi izleyen RP kökenli bir okurumuz şu uyarıda bulundu: ‘‘AKP'liler Erbakan'ın sözünü hiç üzerine almasınlar. 'Çoluk çocuk' dediği Bayar, Cem, Derviş'tir; yeni partilerin başına geçenlerdir. Erbakan, Erdoğan'ı muhatap almıyor ki. Siz hocayı ilerde görün... Vurduğu zaman şimşek çaktıracaktır. Demirel'in bir lafı vardır; turpun büyüğü heybede...’’

Ona ‘‘Erkan Mumcu, AKP'ye geçer mi?’’ diye sorduk. ‘‘Pazartesi geçecek’’ dedi:

‘Taraf olmazsan bertaraf olursun, diye bir söz vardır... Erkan Mumcu, pazartesi günü Mesut Yılmaz'ın kollarından Tayyip'in kollarına uçuyor. Aynı Köksal Toptan gibi... Daha önce yazdığınız gibi Erbakan tarikatları sevmez. Recep Tayyip, tarikatların sözünü dinliyor; bu iki transferi yaptırdılar. Nurcular başta olmak üzere öteki tarikatların bu partideki hareketlerini dikkatle izleyin.’’

Erdoğan'ın 'asli' adamları kızgın mı

Göreceksiniz küsecekler kendisine... Erdoğan giderse alternatifi Abdullah Gül ve Abdüllatif Şener'di... Alternatifler artık çoğalıyor; Erdoğan partideki dengeleri değiştiriyor; merkeze yanaşmak adına.

Tarabya’dan 45 aday çıktı


TARABYA Mahallesi'nin 1961'den beri muhtarı olan Rafet Üstün konuşuyor:

‘‘Mahallemde, yeni kaydettiğim Kemal Derviş'ten sonra İsmail Cem de oturuyor. Derviş oy kullanacak. Eğer eşinin hüviyetlerini ve öteki evrakını salı günü 17.00'ye kadar tamamlarsa seçmen olarak onu da yazarım. Anladığım kadarıyla evli gözüküyorlar. Derviş'e mi, Cem'e mi oy vereceğimi daha kararlaştırmadım; hangisi bademi bol lokum getirirse ona vereceğim. Benim mahallemde 45 tane aday adayı çıktı; çoğu popüler. İsimlerini sorsanız söylemem, ayıp olur.

Ama asıl siz şu Tarabya Meydanı'nın hali ne olacak diye yazın, üç aydır bir mimar kız yüzünden bitirilemiyor.’’

Vefa ve reva


12 Eylül'de kapatılan CHP'nin, 9 Eylül 1992'de kayyum olarak açılışını gerçekleştiren eski milletvekili ve Bakan Erol Tuncer'i seçimler konusunda bir şey sormak üzere aradık.

İstediğimizi öğrendikten sonra ‘‘Sayın Tuncer aday mısınız?’’ diye sorduk.

‘‘Başvuruyu hiç düşünmediğim gibi onların arayacakları da hiç aklımdan geçmedi. Ama parlamentoya girmek çok önemli bir iştir. Birikimimi parlamentoya gayet tabii taşımak isterim. Ama geçmişte yaşadıklarımdan sonra bir daha partiye aday olmak için yazılı başvuruda bulunmam.’’

Neden?

Kala kala bir onurum kaldı. Ülkeye bir biçimde hizmet imkánını ben her zaman bulurum.

Bunları yazabilir miyim?

Yazarsanız ağrıma gider. Ben yazdırdım sanırlar.

Hayır... Bu konuşmayı saklayamazdık. Çünkü siyaset insanların uğraşısıdır; birbirlerine neler yaptıkları bilinmelidir. Vefa ve revanın ne olduğu unutulmamalıdır.

Yalçın BAYER
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Seçmece partiler var...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Ne güzel abimizdin sen Hamza abi
 
    Ali Atıf BİR
  İtiraf ediyorum öğrencimdi
 
    Ayşe ARMAN
  Kader utansın ben Londra'da siz e-posta'larla burada...
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Mızıkçı generali neden yazmadılar
 
    Bekir COŞKUN
  Çalıntı memleket
 
    Doğan HIZLAN
  Bu ödül ‘bon pour l’orient' değildir
 
    Doğan ULUÇ
  Türklere düşmanlık gına getirdi
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Hoşçakalın
 
    Ferai TINÇ
  Kürtler ve Türkler birbirine güvenmeli
 
    Gila BENMAYOR
  Leni’nin altıncı hayatı
 
    Yurtsan ATAKAN
  Bilişim devletin muhabbet tellálı
 
    Murat BARDAKÇI
  Adlon’da, Vahideddin’in yaveri olarak kalmıştı
 
    Pakize SUDA
  Seks yazıları
 
    Sedat ERGİN
  Baykal’dan Cumhurbaşkanı ve YTP’ye kritik mesajlar
 
    Tahir Perek
  ‘Nereden Buldun’ ertelenecek mi?
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Piresiz çarşaf bilmem nesiz hela olursa turizm endüstrisi de olur
 
    Uğur CEBECİ
  F28 kuleden atılacak
 
    Mehmet YAŞİN
  Konya: Bozkırın çocuğu
 
    Özdemir İNCE
  Osmanlı modeli
 
    Oğuz ARAL
  Ölmeden duramayan bir millet
 
    Korkut GÖZE
  Gül ve diken
 
    Vedat OKYAR
  Yine beğendim
 
    İbrahim Bilik
  Puroyu buzdolabından çıkardıktan sonra ısınmasını bekleyin
 
    Sevgi'nin Diviti
  Kimler geldi, kimler geçti?
 
    Serdar TURGUT
  Konuşmayan bir o kalmıştı
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com