25/08/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
25.08.2002
Ferai TINÇ
Kürtler ve Türkler birbirine güvenmeli
  
ftinc@hurriyet.com.tr
 

TAM altı yıl önce 31 Ağustos'ta Saddam'ın tankları, Kürtleri püskürte püskürte Erbil'e ilerlerken, ne Amerikalıların ne de İngilizlerin kılı kıpırdamıştı.

Körfez Savaşı'ndan sonra, Saddam'ın ABD gözetimindeki güvenli bölgeye karşı giriştiği en büyük harekattı bu.

Tarih tekerrür etmiş, bölge insanı yine ölüme, yıkıma, kendi kaderine terk edilmişti.

Şimdi aynı oyun demek istemiyorum, aynı durum yeniden yaşanıyor.

Kürtlere yeni umutlar veriliyor, dengelerle oynanıyor, gerilim yaratılıyor.

Durduk yerde Türkiye ile Kuzey Irak'taki Kürtlerin arası açılıyor. Türkiye'nin tam da insan hakları ve demokrasi kavrayışının sınırlarını genişlettiği bir sırada, Kürt kimliğinin, hakları üzerine düşünülmeye başlandığı bir dönemde, 'Kürt düşmanlığı' pompalanıyor, 'Türkiye düşmanlığı' yapılıyor.

Suudi Arabistan ve Mısır'ın gerginliğini, ABD'ye destek verdiği bilinen Katar, Kuveyt ve Ürdün'ün iki arada bir derede kalışlarını, Kuzey Irak ile sınırına asker yığmaya başladığı ileri sürülen İran'ın tedirginliğini hesaba katınca, Washington'da tartışmalar yapılırken bu bölge dinamiklerinin dikkate alınmadığı anlaşılıyor.

İşin başında sergilenen bu sorumsuzluk, işin sonunun düşünülmediğini de gösteriyor.

* * *

IRAK'a müdahale kararının, ne kadar ciddi ve dikenli sorunları canlandırdığının en güzel örneği Kerkük tartışması.

Türkiye'de zaman zaman Kerkük, Musul meseleleri tartışılır. Hatta geçen yıl MHP'li Devlet Bakanı Abdülhalim Çay'ın yaptığı gibi, bu konunun çözümsüz kaldığını söyleyen siyasiler de çıkar. Ama bu açıklamalara Ankara 'resmi görüşü yansıtmadığı'nı söyleyerek mesafe koyardı.

Şimdi ise, Savunma Bakanı Çakmakoğlu'nun, Kerkük ve Musul'un Türkiye'nin ilgi alanı dahilinde olduğu açıklaması karşısında Ankara sessiz kaldı. Barzani yönetiminden gelen sert çıkışlar da bu sessizliğin sonucu.

Esasında bugüne kadar Kuzey Irak'taki özerk yönetimlerden böyle açıklamalar gelmezdi. 'Kerkük'ün, Kürdistan'ın başkenti olduğu' açıklamaları arada sırada yapılır, bas bas bağırılmazdı. Bunun netameli bir konu olduğu bilinci ile ölçülü hareket ederdi herkes.

Oysa, bugün Barzani'ye yakın çevreler, 'Siz yeni mi fark ediyorsunuz. Biz Saddam ile 1970 yılında özerklik anlaşmasını ve federasyonu konuşurken Kerkük'ü de gündemimize dahil etmiştik. Bu yeni bir şey değil' diyorlar.

* * *

SADDAM sonrası Irak'ın modeli Washington'da hazırlanınca, hayatın gerçekleri modeli etkileyemiyor. Arşivlerdeki eski defterler çıkartılıyor, herkes modelini kendi hesabına uygun biçmek istiyor.

Federal bir çözümü öne sürüp, bundan da iki devletli federal bir yapıyı tarif eden 'co- federasyon' diye söz edilmesi, Irak'ın toprak bütünlüğü konusundaki hassasiyetini defalarca dile getirmiş olan Ankara'da huzursuzluk yaratıyor.

'Washington'daki muhalefet toplantısında Amerikalı yetkililerden Irak ve Türkiye'den gelebilecek bir saldırıya karşı destek sözü alındığı' (Kurdistan Observer, Dr. Muhammed M.A. Ahmed) iddialarını doğrularcasına gerginlik tırmandıran açıklamalar ortalığı bulandırıyor.

Oysa,Türkiye de, Kuzey Irak'taki yönetimler de, hepimizin ihtiyacı olan barış ve istikrar ortamı için bulanık suda balık avlamaya kalkanların heveslerini kursaklarında bırakmakla yükümlüler.

Bunun yolu diyalogdan ve karşılıklı güvenden geçer. Başkalarının verdikleri ya da vermediklerini söyledikleri sözleri önemsemekten değil.


Ferai TINÇ
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Seçmece partiler var...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Ne güzel abimizdin sen Hamza abi
 
    Ali Atıf BİR
  İtiraf ediyorum öğrencimdi
 
    Ayşe ARMAN
  Kader utansın ben Londra'da siz e-posta'larla burada...
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Mızıkçı generali neden yazmadılar
 
    Bekir COŞKUN
  Çalıntı memleket
 
    Doğan HIZLAN
  Bu ödül ‘bon pour l’orient' değildir
 
    Doğan ULUÇ
  Türklere düşmanlık gına getirdi
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Hoşçakalın
 
    Gila BENMAYOR
  Leni’nin altıncı hayatı
 
    Yurtsan ATAKAN
  Bilişim devletin muhabbet tellálı
 
    Murat BARDAKÇI
  Adlon’da, Vahideddin’in yaveri olarak kalmıştı
 
    Pakize SUDA
  Seks yazıları
 
    Sedat ERGİN
  Baykal’dan Cumhurbaşkanı ve YTP’ye kritik mesajlar
 
    Tahir Perek
  ‘Nereden Buldun’ ertelenecek mi?
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Piresiz çarşaf bilmem nesiz hela olursa turizm endüstrisi de olur
 
    Uğur CEBECİ
  F28 kuleden atılacak
 
    Yalçın BAYER
  Tayyip'in arkadaşı Duran'ın öyküsü
 
    Mehmet YAŞİN
  Konya: Bozkırın çocuğu
 
    Özdemir İNCE
  Osmanlı modeli
 
    Oğuz ARAL
  Ölmeden duramayan bir millet
 
    Korkut GÖZE
  Gül ve diken
 
    Vedat OKYAR
  Yine beğendim
 
    İbrahim Bilik
  Puroyu buzdolabından çıkardıktan sonra ısınmasını bekleyin
 
    Sevgi'nin Diviti
  Kimler geldi, kimler geçti?
 
    Serdar TURGUT
  Konuşmayan bir o kalmıştı
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com